CANLI YAYIN
Ekrem Kızıltaş
EKREM KIZILTAŞ

Ya silah bırakacak, ya da yok olacaklar...

Eklenme Tarihi 09 Eylül 2015
Dağlıca'nın ardından dün Iğdır'daki saldırı da gösteriyor ki; terör şiddetini yükseltme eğiliminde. Devletin mücadele konusundaki kararlılığını artıran bu gelişmelerin; teröre 'terör' ve terör örgütüne de bir türlü 'terör örgütü' diyemeyenlerin mahallesindeki yansımalarını hep beraber ve ibretle izliyoruz.
TBMM'de 80 milletvekili ile temsil edilen bir siyasi partinin eş genel başkanı, teröre karşı mücadele eden asker ve polisler için: "Tayyip Erdoğan'ın sarayının ordusu ve polisi de... Yenildiler, yine yenilecekler" dediğinde bile dut yemiş bülbül gibi sustu bu mahallenin mensupları. Terör, mutlaka ve mutlaka bitmesi, bitirilmesi gereken bir şey ve bu konuda bir problem yok. Ancak terörün nasıl bitirilebileceği hususunu tartışmalı hale getirmeye çalışanlar var. Oysa konu ile alakalı olarak bilinenlerin özeti, terörün bitmesi için örgüt mensuplarının eylemsizlik durumuna dönmesi, silahları gömmesi ya da silahlı unsurlarını yurt dışına çıkarması gerek. Yol bu, başka yol yok...
Terörün bitmesi açısından bundan başka yollar da var mıdır?.. Olabilir; mesela, imkansız gibi gözükse de terör örgütünün bütün unsurlarıyla beraber yok edilmesi de, bir çaredir. Ancak bu ve başkaları, terör meselesinin çözümü için çare olarak zikredilebilecek farklı yollar da, temel olarak örgütün çatışmayı ve silahı şu veya bu şekilde bırakmasını içermek durumunda.
Herkes tarafından biliniyor olduğu düşünülse de, bazılarının unuttuğu anlaşılan bu gerçeği şöyle özetleyebiliriz: Bir ülkenin güvenlik güçlerinin vazifesi, o ülke insanının rahatsız eden unsurlarla mücadele etmektir. Yani bir terör örgütü var ve bu örgüt eylemler yapıyorsa, güvenlik güçlerinin bu örgütle mücadele etmesi kaçınılmazdır. İşin normali, yukarıda anlatıldığı gibi.
Ancak, ilk bakışta aklı başında imiş gibi gözüken bazı çevreler, terörün bitmesi konusunda yazıp konuşurlarken, terör örgütünün eylemlerini durdurması ya da silahlarını terk etmesi gibi konulara hiç değinmeden; farklı formüller bulmaya çalışıyorlar. Bu kesimin üzerinde çalıştığı formüllerin hemen hepsi, terör örgütünün değil güvenlik güçlerinin silah bırakması esası üzerine bina edilmek isteniyor. Ve tabii, keşfetmeye çalışanlar başta olmak üzere kimse tarafından ilgiye değer bulunmuyor.
Terör örgütü mensupları ve güvenlik güçleri arasındaki çatışmaların durabilmesi için, terör örgütünün saldırılarını durdurması ve sonra da topraklarımızdaki faaliyetlerine son vermesi şeklindeki temel esas dışında bir formül olamayacağını, herkes gibi yeni yollar bulmaya çalıştıklarını zannedenler de biliyor aslında.
Ancak maişetlerini temin edebilmek için yazmak ve konuşmak mecburiyetindeler. Bu mecburiyet sebebiyle, esasa bir türlü gelemiyor; teröre 'terör', terör örgütüne de 'terör örgütü' diyemiyorlar. Balığı kavağa çıkartmaya çalışanlar terörün durması için yeni yol ve yöntemler arıyormuş gibi yapmaya devam edebilirler. Biliyor olsalar da, bir türlü kabul etmeye yanaşmadıkları gerçek ise şu: Terör örgütü ya silahlarını bırakacak ya da yok olacak!..