Acılı ağabeyin: "Buradaki vatan evladı daha 32 yaşında.
Vatanına, sevdiklerine doyamadı.
Bunun katili kim?
Bunun sebebi kim?
Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonuna kadar savaş diyor" şeklindeki sözlerini, maksatlarına uygun şekilde kullandı 'bir kısım medya'.
Maksatları, bir Yarbay'ın, terör örgütünün saldırısında şehit olan kardeşinin cenazesinde sarf ettiği sözler üzerinden, mantık dışı sonuçlar üretebilmek.
Yüzbaşı'nın şehit olduğu türden PKK saldırılarını değil, bu saldırılara cevap sadedinde güvenlik güçlerinin yaptıkları müdafaayı yanlış bulan sakat bir anlayıştan bahsediyoruz. Bu sakat anlayış sahipleri, Şehit Yüzbaşı'nın karakoluna roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldıran PKK teröristlerini masum, kendilerini korumak için kahramanca çatışan Yüzbaşı ve silah arkadaşlarını kabahatli göstermeye çalışıyor.
Önceleri de pek barışa dili varmayan ve şimdi savaş diyenleri, hepimiz biliyoruz oysa...
Tablo şu: Terör örgütü PKK, konjonktürü uygun gördüğü ve başka türlü hesaplarına ulaşabilmek amacıyla, son zamanlarda terör faaliyetlerini artırmış durumda. Bu durumda devletin güvenlik güçlerinin yapması gereken şey, söz konusu saldırıları görmezden gelmek değil, bu saldırılara mümkün olduğu kadar mani olmaktır. Yapılmakta olan ve birilerinin şikayetlerine sebep olan da bu.
Devlet ve hükümet yetkilileri, 'Barış Süreci'nin arkasında olduklarını tekrarlamakla beraber, 'Kamu Güvenliği'nden taviz vermenin söz konusu olmadığının altını çiziyorlar. Çatışmaların nasıl sona ereceği ve barış ortamının nasıl geri geleceği de belli: Terör örgütünün öncelikle terör faaliyetlerine son vermesi ve ardından da silahlı unsurlarının ülkeyi terk etmesi.
Terör olaylarının mesajı
Çatışmaların durması ve hayatın tekrar normale dönebilmesinin temel şartı bu. Ancak, dış mihrakların emrindeki terör örgütünün saldırıları ile verdiği mesajın gereği yapılana kadar durmayacağı da açık. Bölünmeye razı olmamız, Suriye'nin kuzeyinde bir koridor kurulmasına göz yummamız gibisinden ayrıntıları olan mesajın özü ise şu: Türkiye'nin eskiden olduğu gibi kendisine emredilenleri yapan bir ülke haline gelmesi. 'PKK ne yaparsa yapsın, güvenlik güçleri müdahil olmasın.
Böylelikle iş mutlu sona ulaşır(!)' şeklinde izah edilebilecek görüşü dillendirip duran bu kesimin derdi de terör örgütü ve onu yönlendiren dış mihraklarla aynı: Türkiye, dik durmaktan vazgeçip, sistemin uysal bir üyesi haline gelsin. Bir ilkokul çocuğunun bile basit mantıkla içinde çıkabileceği konuyu akılları sıra içinden çıkılmaz bir hale getirmeye ve böylelikle insanımızın kafasını karıştırmaya çalışıyorlar aslında. Emredileni yapmaya hazır bir Türkiye'de, kendilerine birtakım makam ve mansıplar hediye edileceğini ve böylelikle ferah-fahur yaşayabileceklerini hayal ediyorlar belli ki... Türkiye'nin 'uysal koyun' olmadığı gerçeğini ise unutuyorlar tabii...