Birçok insan farkında değil belki ama AK Parti iktidarının en başarılı olduğu konulardan birisi de, Türkiye açısından çok önemli olan büyük projelerin hemen tamamını Yap-İşlet-Devret usulü ile gerçekleştirmesi.
Hemen belirtelim; on milyarlarca dolarlık büyük projelerin yap-işlet- devret usulü ile gerçekleştirilebiliyor olmasının temel sebebi, ülkemizin istikrarlı bir durumda olması. Ülkemize bu istikrarı kazandıran iktidarın, dışarıdan ve içeriden bu kadar saldırıya uğruyor olmasının temel sebeplerinden de birisi de ülkeyi istikrarlı hale getirmesi...
Hatırlayın, Gezi Olayları sırasında önce ağaç ve yeşillik denilse de, sonra esas hedefin Yeni Havalimanı, 3. Köprü ve diğer büyük projeleri engellemek olduğu ortaya çıkmıştı.
17-25 Aralık'ta hedef alınan işadamlarının önemli bir bölümü de, bu büyük projeleri gerçekleştirecek konsorsiyumun üyeleri arasındaydı.
Yani Üst Akıl, Türkiye'yi uçuracak projeleri engellemeye çalışıyordu ve gerisi sadece bahaneydi... 3. Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Avrasya Tüneli, Dilovası-Topçular Köprüsü, Gebze-İzmir Otoyolu... Bunlar, tabir caizse zaten kalkışa geçmiş Türkiye'yi hakikaten uçuracak büyük projeler. Ve hepsinin ortak özelliği de (Yap-İşlet-Devret) usulü ile yapılıyor olmaları...
Projelerin mali portreleri dudak uçuklatıcı. Türkiye'yi bölgenin en önemli transit ülkesi haline getirecek 3. Havalimanı 22 milyar Euro mesela. İstanbul trafiğini ciddi şekilde rahatlatması beklenen Yavuz Sultan Selim Köprüsü 6 milyar dolar. Boğaz'ın altından tekerlerli araçların da geçebilmesi için yapılan Avrasya Tüneli 1.5 milyar dolar. İstanbul İzmir arasındaki yolu 8 saatten 3.5 (üç buçuk) saate düşürecek, 1.3 milyar dolarlık Dilovası-Topçular Köprüsü'nün de içinde bulunduğu Gebze-İzmir Otoyolu'nun toplam proje bedeli ise 6 milyar dolar... Dışarıdan ve içeriden şirketlerin oluşturduğu konsorsiyumlar, bulacakları kredilerle bu projeleri yapacak, bir süre işletecek ve sonra devlete devredecekler...
İtibarın varsa, iş kolay... Yap-İşlet-Devret, Yeni Türkiye'nin şaşırtıcı gerçeklerinden birisi. Çünkü bu türden büyük yatırımların doğrudan devletin borçlanması ile yapılmasına alışmıştık. Şimdi ülkenin istikrardan doğan itibarı sayesinde, bu işi birtakım şirketler üstleniyor. Eski Türkiye kalıntılarının canını en çok sıkan konulardan birisi de, bu büyük projelerin yap-işlet-devret usulü ile yapılabiliyor olması galiba...
Dışarıdakilerin, bu tür projeler sebebiyle büyük miktarlarda borçlandıracakları Türkiye'ye emir verme şansını kaybettikleri için canları sıkılıyor...
İçeridekilerin can sıkıntısının sebebi de, devlet tarafından yapılacak ihalelerle, çok karlı bir şekilde iş alabilme imkanını kaybetmiş olmaları.
Oysa mesele basit.
Ülkenin bu projelerin bir an evvel gerçekleştirilmesine ihtiyacı var.
Yani yapılmaları gerek ve yapılıyorlar.
7 Haziran seçimlerini bir de bu açıdan değerlendirmekte fayda var. AK Parti, bu projeleri gerçekleştirmek için uğraşıyor; muhalefet de bunları engellemek isteyenlerle iş tutuyor çünkü.