CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Yinon stratejisi ve Türkiye-İran-Mısır hattı

Eklenme Tarihi 21 Ağustos 2012
Ortadoğu, Kuzey Afrika'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan İran'a, İran'dan Pakistan'a doğru uzanan bir alanı kapsamaktadır. Bu bölge dünya petrol rezervlerinin yüzde 80'ine yakın kesimi kapsamaktadır.
Bu stratejik hesapla, Ortadoğu bölgesindeki liderler ve devletler dünya emperyalist sisteminin dün olduğu gibi gelecekte de direkt hedefleri olarak görülmektedir.
Bu alandaki derin mücadeleleri anlamak için, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, 'Stratejik derinlik' kitabındaki üç kilit ülke, Türkiye-İran-Mısır hattındaki küresel mücadelelerin çerçevesine bakmalıyız.

SİYASİ FAY HATLARI
Doğu-Batı Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Ömer Özkaya
uluslararası düzeyde tanınan bir Ortadoğu uzmanı.
Yaptığı analizler yabancı medyada ilgi ile takip edilmekte. Günümüz küresel güç savaşının en sert şekilde yaşandığı, Türkiye-İran-Mısır hattının fay hatlarını enine boyuna stratejist Ömer Özkaya ile masaya yatırdık.
Yaşanan olayların derinliğini bu analiz yazıda bulacaksınız:
Türkiye-İran-Mısır hattı, Rusya hattı hariç, Batı'dan Doğu'ya, Doğu'dan Batı'ya, giden enerji ve ticari tüm yolların merkezindedir.
Bu hattan geçiş bulamayanlar, ya Rusya'ya mahkumdur ya da Atlantik Okyanusu'nu dolaşmak zorunda kalacaklardır.
Rusya Devlet Başkanı Putin, Başbakan Erdoğan'la bir görüşmesinde "Türkiye'nin jeopolitik durumu, Rusya'nın enerji ve savunma sanayindeki teknolojik imkanları, İran ve Türk Cumhuriyetleri'nin petrol ve doğal gaz kaynakları ABD'yi durduracak cepheyi oluşturmamızı sağlayabilir" diyerek Türkiye-Rusya-İran ittifakının yeni bir dünya kurabileceğini ifade etti. Bu hatta şimdi "Yeni Mısır" da eklemlenebilir.
82 milyon yurttaşıyla Mısır, en büyük Arap devleti. Dahası, Arap dünyasının tarihi kültürel lideri olmasının yanında, stratejik açıdan en önemlilerinden biri. Bu nedenle de İsrail'den sonra en fazla Amerikan dış yardımı verilerek, suni besleme yoluyla yıllarca kontrol altında tutuldu.
Ancak şimdi ortada yeni bir Türkiye ve yeni bir Mısır var.
Mısır ve Türkiye, Suriye ve Lübnan'la işbirliği içinde, İsrail'i zayıflatarak, çevreleyerek ve hatta gerileterek, stratejilerini şekillendirebilir.
İsrail'i en çok korkutan ise, "Yeni Mısır"ın "Yeni Türkiye"yle işbirliği içinde, İsrail'i bölge imparatorluğu haline getirmeyi amaçlayan "Oded Yinon Stratejisi"ni mahvetmesi...
Oded Yinon Stratejisi, İsrail'in etrafındaki büyük devletlerin ırk ve mezheplere göre ufalanmasını öngörüyor. 1982 yılında (Issue No, 14-Winter, 5742, February 1982) İsrail Dışişleri Mensupları'nca yayınlanan Kivunim (Yol) adlı yayında yayınlanan bu stratejiye göre, Irak üçe, Suriye ise dörde bölünecek. Bu yayından 20 yıl sonra, yazıldığı gibi, Irak fiilen üçe bölündü. Şimdi sıra Suriye'de mi?
Bu, en çok Türkiye'ye bağlı.

PARANIN SAVAŞI

Stratejik masalar devamlı vurguluyor: "Asya-Pasifik bölgesi, dünyanın geleceğini belirleyecek kilit bir rol oynayacak."
Güney Asya'da ABD ve NATO'nun hedefi; Çin'e güvenli bir enerji yolunun oluşmasını engellemek ve enerji kaynaklarının akışını ve geçecekleri bölgeleri kontrol etmektir.
Sudan petrolü Çin'e akıyor ve Hartum'un Pekin'le ticari ilişkileri var. İşte bu yüzden Çin, Sudan'ın iç sorunlarının BM'de uluslararasılaştırılması yönündeki ABD, İngiliz ve Fransız çabalarına karşı çıkıyor. İran petrollerinin yüzde 20'si Çin'e akıyor ve Suriye, İran'ın kilidi durumunda.
Pekin Yönetimi, Suriye'den sonra sıranın İran'a geleceğini gayet iyi biliyor.
Afrika ve Orta Doğu'ya, Avrupa ve Çin'i sokmak istemeyen ABD ve Rusya ikilisi ise Türkiye'nin müttefik olmasını çözüm için tek yol olarak görüyor.

SONUÇ: Dünyanın merkezi, Batı'dan Asya ve Çin'e kayıyor.
Son gelişmelerle Çin'in petrol maliyeti adeta patlama yaptı. Enerji temin edilen sahalar ve bunların ulaşım yolları üzerindeki yeni riskler, Çin'i alarma geçirdi. Şimdi Afrika ve Orta Doğu'nun siyasi açıdan kontrolüne karşı Çin, enerji ihtiyacının temini için ya yeni kaynaklar bulacak ya da, ABD'yle askeri çatışmayı göze alacaktır.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu'na göre, Türkiye ve Çin, "Asya'nın Batı ve Doğu kenarlarında yıldızı parlayan iki güç." Bizim açımızdan geleceğin kilit sorusu şudur: ABD ve Çin arasında rekabet sürer giderken Türkiye kendisini bu iki ülke arasında nasıl konumlandıracak?