Dış ve iç olayların yoğunluğu nedeniyle gözden kaçmasın, Yüksek Yargı kurumlarımızdan Yargıtay, Türkiye'mizin yakın geçmişiyle ilgili çok önemli ve derinliği olan 2 karara imza attı. Yargıtay 16'ıncı ceza dairesi, iki kararı da alan yüksek kuruldu.
1) TURGUT ÖZAL ZEHİRLENDİ yolundaki düşünceye katılan bir hükme imza attı. Yani, Aziz Milletin genel düşüncesinin yanında konumlanmış oldu.
2) Eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar hakkında "Susurluk Davası" kapsamında verilmiş 5 yıl hapis cezası zaman aşımından düşürüldü. Yani, devlete ve millete hizmet eden vatan evlatlarının üzerine gölge düşürülmesinin önünde durulacağını işaretledi.
Bu iki karar da devlet sisteminin derinliğinde çok hassas konuların özelliklerini, geleceğe sarkacak pozisyonları içeriyor. Devlet ve millet için hassas kararların adresi Yargıtay 16. Ceza Dairesi; Ergenekon, 12 Eylül, 28 Şubat gibi davaların temyiz incelemesini yaptı, yapıyor, yapacak. 16'ıncı Ceza Dairesi'nin başkanı Eyüp Yeşil, diğer üyeleri hepsi çok tecrübeli hakimlerden oluşuyor. Örneğin kriptolu telefonların dinlenmesiyle, faili meçhul davalarla ilgili dosyalara bakan hakimler...
Kararların anlam - önemini analiz edelim...
ÖZAL ZEHİRLENDİ: Zirve Yayınevi cinayetleri davasının itirafçı sanığı İlker Çınar, Turgut Özal'ın emekli Tuğgeneral Levent Ersöz tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü iddia etmişti.
Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi Ersöz hakkındaki beraat kararı vermiş, bu kararı da Yargıtay 16. Ceza Dairesi onamıştı. ANCAK YARGITAY kararı onarken, çok ama çok önemli, gelecek günlere de şık tutacak mahiyette bir vurgulamayla, yerel mahkemenin kararındaki 'ZEHİRLENMEDİ ' bölümünü çıkartarak düzeltme yaptı. Yargıtay kararı "A) Adli Tıp raporunda ölümün doğal yollarla gerçekleştiğine dair kesin tespit bulunmaması ve B) Hükümdeki 'zehirlenmek suretiyle öldüğünün ispatlanamadığı gibi' kısmının çıkarılarak, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildi." şeklinde tecelli etti. "Özal Zehirlenmedi" düzeltmesi, Aziz Milletimizin genel kabulu olan, ÖZAL ZEHİRLENDİ düşüncesini destekleyen manadadır. ÖZAL ZEHİRLENDİ düşüncesinin, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından da düşünüldüğüne işaret etmektedir. Eğer, ZEHİRLENMEDİ kararı onansaydı, Yargıtay tarafından, yani en yüksek mahkeme tarafından kabul edildiği manasında değerlendirilecek, ÖZAL ZEHİRLENDİ şüphesi tozlu raflara terk edilecekti.
ÖZAL NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ: İlk başta "Acaba öldürüldü mü?" deniyordu.
Gelişmeler bizleri, "Neden öldürüldü?" noktasına getirdi. Aziz milletimizin genel düşüncesi Turgut Özal'ın öldürüldüğü şeklinde. 1990 sonrası Amerika-İngiltere, Irak ve Suriye'yi yeniden parselliyordu.
Kürdistan haritaları hazırlanmıştı.
Rahmetli Özal, Jandarma komutanı Eşref Bitlis'le beraber Kürt meselesi konusunda çok radikal bir adım atmaya hazırlanırken, Kürdistan'ı Türkiye Hinterland'ına almayı düşündüğü için hedef olmuştu. ABD/İngiltere, Türkiye etkisinde ve kontrolünde gerçekleştirilecek Kürdistan'dan rahatsız oldular. Radikal adımı Özal ve Bitlis'e attırmadılar. İkisini de şehit ettiler. (Eşref Bitlis 17 Şubat, Turgut Özal 17 Nisan 1993).
Şehit cumhurbaşkanımız Özal, ölmeden hemen önce, yani 13 ile 15 Nisan 1993'de Bakü'deydi. Özal'ın ölmeden önce gizlice yaptığı petrol, Bakü Ceyhan hattı anlaşmaları ve Karabağ sorunun çözümüne radikal yaklaşımı dikkati çekiyordu. RAHMETLİ TÜRGUT ÖZAL ÖLMEDİ. Yargıtay, Rahmetli Turgut Özal'ın zehirlendiği yolunda düşüncenin önündeki bütün yolları açık tutmaya karar verdi. Bu gök kubbe altında hiçbir şey gizli kalmaz. Rahmetli Turgut Özal'ın nasıl öldürüldüğü de ASLA GİZLİ KALMAYACAKTIR.
SONUÇ: Karanlık DEVLETLER, karanlık ilişkiler hep var. Bugün, haritalarını paçavraya çeviriyoruz, Yeni Türkiye lideri Tayyip Erdoğan onları korkutuyor. Aynı ülkeler, aynı tezgâhlar... Hedef dün Özal'dı. Bugün, Allah korusun, Erdoğan. Çanakkale ruhuyla çok savaşlar kazandık, İstikbal savaşını da kazanırız. Kimsenin kuşkusu olmasın...