CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Suriye sloganı

Eklenme Tarihi 29 Haziran 2012
Dünyanın bildiği çok anlamlı bir söz vardır: "Türk gibi başla, İngiliz gibi bitir."
Bu ne demektir? ''Türkler, bir hedefe inanınca, hırslı, ateşli ve istekle işe başlar. Hedefe ulaşmak için bu yeterli değildir. Bundan sonrası, disiplinden kopmadan, bir İngiliz gibi soğukkanlı şekilde yoluna devam etmelisin, bir strateji çerçevesinde davranmalısın'' demektir.
Suriye'nin hasmane şekilde Türk keşif uçağını düşürdüğü anda, bir çok yerli ve yabancı mahfil, hemen Türk savaş uçaklarının Suriye'ye operasyon yapacağını bekledi. Uçak düşürme olayının gerçekleştiği andan başlayarak Suriye'nin Türkiye bakımından artık "açık ve yakın tehdit unsuru" haline geldiğinin altını çizen Türkiye,diplomaside çok meşhur İngiliz soğukkanlılığı ile yoluna devam ediyor. Suriye'nin yaptığı elbette yanına kar kalmayacak. Bütün dünya biliyor ki Türkiye bu olaya bir yanıt verecek.
Evet, soğukkanlılıkla verecek. "Türkiye yerini, zamanını ve yöntemini kendisi tayin ederek, bu haksızlığa karşı haklarını kullanacaktır."
İkincisi ise Suriye'de yaşanan iç çatışma. Rejim muhalifleri ile Türkiye'nin ilişkisi.
Başbakan Erdoğan'ın,"Suriye halkı, bu eli kanlı diktatörden kurtuluncaya kadar Türkiye onlara her türlü desteği verecektir..." cümlesine çok, ama çok dikkat edilmeli. Bu cümledeki "her türlü" ifadesinin altını çizmek gerekiyor.
Bugüne kadar Türkiye Suriye'deki olaylara insani açıdan yaklaşıyor, sınıra gelen sığınmacılara kapıyı açıyor, onlara barınma imkanı sağlıyordu.Bu aşamadan sonra Esad rejimi yıkılıncaya kadar Türkiye,Suriye halkına demokrasi ve özgürlüğe kavuşmaları için her türlü desteği verecektir.

ÖZDEN SANBERK'İN SURİYE ANALİZİ
Uluslararası krizleri yakından takip eden,kapalı toplantılara Türkiye adına bir çok katılmış bir diplomat, Dışişleri Bakanlığı eski müsteşarı, büyükelçi, USAK (Uluslar arası stratejik Araştırmalar Kurumu) Başkanı Özden Sanberk'ten, Suriye olayını değerlendirmesini rica ettim...
İşte değerlendirmeleri... ''Suriye, dünyanın şu anda karşılaştığı en kritik olay haline geldi. İki blok Suriye üzerinden büyük mücadele içine girdi.
Dengeler değişiyor, farklı ittifaklar oluşuyor. Bir tarafta Amerika ve Nato. Diğer tarafta Rusya. Amerika'nın Asya'ya yönelmesi, ÇİN'İ Rusya ile ile işbirliğine götürdü. Amerika-
Türkiye aynı blokta.
Rusya-Çin-İran-Suriye farklı dengede yerini aldı. Rusya, İran'ı ve dolayısıyla Suriye'yi koruma ve kollama görevini aldı. Rusya bu bağlamda denizlere inme tarihi stratejisine göre davranıyor.
Türkiye, dünya çapındaki krizi gördü ve soğukkanlı davranıyor.
Türkiye ile Rusya bir çok konuda beraber olmasına karşın, Suriye konusunda ters düşmüş durumda. Çok sıkıntılı bir durum bu. Çok hassas bir döneme girdik. Ortadoğu'ya yeniden şekil verilirken, Amerika ve Rusya'nın farklı konuma girmesi, başka tehlikeli gelişmelere gebe. Dünya yeniden iki bloklu dünyaya doğru seyrediyor.''

YENİ YAKLAŞIMLAR VE TÜRKİYE
Büyükelçi Özden Sanberk'in başkanı olduğu Usak tarafından hazırlanan bir rapora dikkatle bakalım:
''Esed bir iç savaş çıkarsa ya da müdahale olursa diye kendi yandaşlarına, özellikle de dağlık bölgelerde yaşayan Nusayriler'e silah dağıtıyor. Silah dağıtımının yapıldığı Nusayri köyleri Suriyeli muhalifler tarafından biliniyor. Bu gelişmeler, muhtemel bir müdahale sonrasında oluşacak bir bölünme için altyapı hazırlığı olarak değerlendirilebilir.
PKK ve PKK sempatizanı farklı gruplar, Suriye'nin özellikle Kuzey Doğu bölgesinde genelde ise Türkiye-Suriye sınırında etkinliklerini çok büyük bir hızla arttırıyor. Oluşan güç boşluğundan yararlanan bu radikal gruplar, Esed rejiminin de desteği ile çoğunluğu rejim aleyhtarı olan Kürt grupları sindirmeye çalışıyor. Kürt bölgesindeki bu durumun, olası bir müdahale sonrası ayrı bir yapılanma hevesinde olanlara verimli bir ortam hazırladığı gözden kaçmamalı. Bunu başaramasalar bile bu durum en azından, kendileri açısından, Türkiye'ye yönelik saldırıları planlayabilecekleri güvenli bir bölge anlamına geliyor."

ULUSLARARASI AKTÖRLER
"
ABD'nin Suriye'de değişimi söylemsel düzeyde ve diplomatik olarak desteklediği görülüyor. Ancak Amerikan yönetiminin bu tavrına rağmen bunun için müdahalede bulunma veya bedel ödeme gibi bir yaklaşımı şimdilik bulunmuyor.
Ancak bu durum ABD'nin istediği zaman müdahale etmeyeceği anlamına gelmez. Suriye'deki muhalefetin bir kanadının, Fransız himayesinde Esed sonrası rejim planları çerçevesinde örgütlendiği biliniyor. İngilizler, Ruslarla görüşmelerin sıklaştırılması ve Rusya'nın pozisyonunu değiştirmeye zorlanmasını diplomatik açıdan destekleyen bir politika izliyor. Suriye, Rusya ve Batılı ülkeler arasında kendisi dışındaki anlaşmazlık konularında da masada duran bir 'pazarlık' unsuru olarak karşımıza çıkıyor.
Rusya'nın Ortadoğu politikasını belirleyen unsurlar, ideolojik değil pragmatik bir anlayış çerçevesinde hareket etmek ve Rusya ekonomisini güçlendirmek amacıyla bölgeye ekonomi penceresinden bakmak olarak sıralanabilir.
İran kendisini sınırların dışında kurduğu bir savunma hattı ile koruyor.
Eğer Suriye'deki rejim devrilirse bu, İran'ın Arap bölgesindeki nüfuzunun dramatik bir şekilde Filistin'den başlayıp, Lübnan, Irak, Körfez bölgelerinden geçerek ve İran'ın kendi toprakları içerisinde son bularak gerilemesine neden olabilecektir. İran, Şiiliği kendi Pers siyasal amaçlarının gerçekleştirilmesine perde yapıyor. Bir diğer ifade ile dini alet ederek kendi siyasal nüfuz alanını genişletmeye çalışıyor.'