Olayları yakından takip eden bir gazeteci olarak, masum amaçlarla başlatılan fakat bazı dış ve iç odaklar tarafından yönü değiştirilen olayları yorumlarken, 'Büyük Fotoğraf'ı ortaya koymaya çalıştım:
Olaylar, Taksim Gezi Parkı'nda 3-5 ağacın kesilmesine duyulan tepkiden ibaret değildi.
Mesele ne parkta kesilecek ağaç sorunu, ne de inşa edilecek Topçu Kışlası dar çerçevesi içinden okunamazdı. Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konumu ve bu konuma göre uzun vadeli stratejiler hazırlayan, 'GİZLİ LOBİ'lerin sahneye çıkmasıydı. Dünyayı perde gerisinden idare eden odakların ve onların içteki işbirlikçileri, zemberekli bir saat gibi kurulan oyunu tekrar sahneye koymuştur. Bu oyunun kısaca ismi şudur:
KAOSLA TÜRKİYE'Yİ YÖNETİLEMEZ HALE GETİRME.
Sahneye konan oyunun birinci perdesi Taksim üzerinden kurgulandı.
Masum şekilde başlayan olaylar, ustaca başka yöne çevrildi. Sokakları yangın yerine çevrildi. Fay hatlarını tetiklemek, toplumda yeni ittifakların oluşmasını sağlamak amaçlandı. Şimdi İkinci perde oynanacak. İktidara oy verenlerle muhalif çevrelerin çatışmasını sağlamak, mezhep kışkırtıcılığı yaparak bazı illerde kaos yaratmak. Üçünce perde de,Türkiye'yi yönetilemez hale getirilerek, 2014 Mart ayı seçim sathı (meydanları) huzursuz edilecek, özellikle İstanbul ve Ankara gibi iç siyaset için çok stratejik iki ilin yönetimi AK Parti'den alınmaya çalışılacak. Dördüncü perde, cumhurbaşkanlığı seçimleri. Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olmasını engellemek ve AK Parti'yi içten yıkmaya çalışmak...
Büyük resmin arka planı
Sahneye konan oyunu, Doğu-Batı Araştırmaları enstitüsü Başkanı, uluslararası stratejist Ömer Özkaya, TAKVİM okurları için yorumladı: Resmi ideoloji, İstanbul'da, Osmanlı'yı hatırlatacak ne kadar eser varsa, "gerici geçmişi" hatırlatmaması için, bu eserlerin tahrip edilmesine göz yummuştur. Bugün cami, kilise ve havraların dışında, İstanbul'un tarihi bir özelliği kalmamış bulunmaktadır. Türkİslam kültüründen izler taşıyan ve mülkü bu toprakların insanlarına ait olan bazı semtler, güya korumak maksadıyla, SİT alanı ilan edilerek, perişan edilmiştir. İstanbul'un ciğerlerinin korunması elzem olmakla beraber, 80 yılda şehrin tarihi dokusunun tahrip edilmesini ve camilerin uzun yıllar ahır olarak kullanılmış olmasını görmeyenlerin Gezi Parkı'nı ileri sürerek çıkardıkları hadiseler, çevreciliğin çok ötesindedir. Bu çerçeveden iç ve dış odaklara bakalım.
İÇ DİNAMİKLER: Oyunu sahneye koyanlar, AK Parti'yi bir "bölen" aramakta.
Büyük bütçelere sahip İstanbul, Ankara belediye başkan adayları üzerinden partide huzursuzluk hedeflenmekte. 2014 yılında AK Parti'nin, Erdoğan'ın Türkiye'nin geleceğinde yer alıp almayacağının kararı verilecek. Buna yönelik senaryolar gündeme sokuluyor.
DIŞ DİNAMİKLER: Derin Avrupa, baş aktördür. Ortadoğu'da yeni mevziler kazanmaya çalışan Rusya unutulmamalıdır.
ABD'nin Obama yönetimini baskıda tutan silah-kimya- petrol baronları ve onlarla yakın temasta bulunan Neo-Con'cu ekip birlikte hareket ederek Türkiye'nin iç dinamikleriyle oynamakta. Bu, Kürt meselesinden, enerji stratejisine kadar uzanmaktadır.
Sonuç:
Senaryoyu yazanlar, çökertilen vesayet sistemine dönüşü ancak AK Parti iktidarının seçimlerde yara almasına bağladı.
Kaos yaratarak yeni ittifaklar oluşturmaya çalışıyorlar. Demokrasiye gidişin önünü kesmek isteyenler için ilk hayati durak, yerel seçimler ve Büyük Kale, 'İSTANBUL'daki seçimden genele yayılan olası bir yenilgiden sonuç almak. Statüko masun insanlarımızı yönlendirme çabası içinde. Statüko yıkılan putlarının yerine yenisini koyarak, AK Parti'yi cumhurbaşkanlığı seçiminde zorlamayı, düşünüyor. İşin özeti, statükonun arkasında olan iç ve dış odaklar ne yaparsa yapsın, kırılan putların yerine yenisini gelmeyecek.