Taksim Gezi Parkı olaylarının gölgesinde kalan Yeni Türk Petrol Kanunu, 60 YILDIR yürürlükte bulunan 6326 sayılı eski düzenlemeyi yürürlükten kaldırdı.
Hatırlayalım. 1954 yılında petrol kanunun çıkarılmasında o dönemin CHP'si Meclis'te devletçi yaklaşımlarla, rahmetli Menderes hükümetine kök söktürmüştü. Uluslararası ve ulusal menfaatler kavgasının üzerinde yoğunlaştığı bu kanun uzun sıkıntılardan sonra çıkarılabilmişti.
Enerjide bir tabu 2013 yılında yıkıldı.
Dünya ekonomisini ve siyasetini petrol belirlerken, yeni kanunu Erdoğan hükümetinin, yabancıların etkisinde kalmadan, "milli duruş"la çıkarması çok önemli bir gelişme olarak tarih sayfalarına yazılmalıdır.
Talep çok arttı
Son on yıl içerisinde, dünyada doğal gaz ve elektrik talebinin, Çin'den sonra en fazla arttığı ikinci ülke konumunda bulunan Türkiye'nin, önümüzdeki dönemde de ekonomik ve sosyal gelişme hedefleri ile dünyanın en dinamik enerji ekonomisi olmaya devam etmesi bekleniyor.
Ülkemizin hâlihazırda toplam enerji talebinin yaklaşık yüzde 26'sı yerli kaynaklardan karşılanıyor.
Ülkemiz, çok boyutlu enerji stratejisi çerçevesinde,
- kaynak ülke ve güzergâh çeşitliliğine gidilmesini,
- enerji karışımında yenilenebilir enerjinin payını arttırırken, nükleer enerjiden de yararlanılmaya başlanılmasını,
- enerji verimliliğinin arttırılması ve küresel enerji güvenliğine katkıda bulunulmasını amaçlıyor.
2020'lerde önce Akkuyu, sonra Sinop devreye girecek. Türkiye, jeotermal potansiyeli ile dünyada 7. Avrupa'da ise 1. sırada yer alıyor. Buna ilaveten, hidroelektrik kaynakları, rüzgâr ve güneş enerjisinin geliştirilmesine de öncelik veriliyor. 2023 yılına kadar Türkiye'nin toplam enerji talebinin yüzde 30'unun yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanması öngörülüyor.
Transit ülke olarak rolümüz
Rusya, Norveç ve Cezayir'den sonra doğal gazda Avrupa'nın dördüncü ana arteri olma hedefini güden Türkiye, Doğu-
Batı ve Kuzey-Güney eksenlerinde, üretici ve tüketici ülkeler arasında güvenilir bir transit ülke rolünü üstlenme ve dinamik bir enerji terminali konumu edinme yönünde de girişimlerde bulunmaktadır.
Yeni Kanunla ne amaçlanıyor?
Enerji stratejisinin ufku açılırken, İşlemlerde sadeleşme, düşük maliyet, rekabet ortamı yaratma, arama/ üretim faaliyetlerinin teşviki öngörülüyor. Enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılması için son teknolojinin kullanılması amaçlanıyor...
PETROL KANUNU'NA göre: Arama ruhsatı süresi 4 yıldan 8 yıla çıkarıldı.
18 petrol bölgesi Kara ve deniz olmak üzere 2 Petrol bölgesine ayrıldı. Arama ruhsatı süresi karalarda 5 yıldan 9 yıla, karasuları içindeki denizlerde 8 yıldan 14 yıla yükseltildi.
Arayıcı veya işletmeci, sahadan elde edip depoladığı petrolün 1/8'ini DEVLET HİSSESİ olarak ödeyecek.Devlet hissesinin hesaplanmasında ham petrol piyasa fiyatı esas alınır.
Türkiye Pazarı rekabete açıldı.
SONUÇ:
Bu kanun, bir efsaneye de son verecek.
'Türkiye'de petrol var, ama yabancılar bize çıkarttırmıyor' bir memleket efsanesi olarak yıllardır dillerden düşmez. Ama bu tersinden doğrudur.
Belki Türkiye'de petrol, doğalgaz vardır, ama biz bunları verimli, ekonomik olarak çıkartacak sermaye, yatırım gücü ve bunun sonucundaki teknolojiye sahip olmadığımız için ticarileştiremedik.
Yeni kanun memleket çıkarları da gözetilerek, Türkiye enerji kaynaklarının ekonomiye kazandırılması için dünyada var olan son teknoloji ve sermayenin kullanmayı amaçlıyor.
Bu anlamda, Türkiye'nin bölgede enerji habı ve geçiş merkezi olma hedefiyle örtüşen çok önemli bir adımdır.