CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Meyve veren ağaç taşlanır

Eklenme Tarihi 05 Mayıs 2011
Siyasal anketlerin çok amacı vardır. Sadece, partilerin alacağı oyu göstermez.
Türkiye'deki siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmelerinde hangi noktada olduğunu, kamuoyunun nasıl tepki verdiğini de anlamımıza yardımcı olur.
Farklı kamuoyu araştırma kuruluşlarınca yapılan son üç aylık anketleri gözden geçirince, milletimizin "Türkiye'nin en temel sorunları nedir" sorusuna sırayla 'Ekonomi', 'terör', 'Güneydoğu sorunu' ve 'işsizlik' yanıtını verdiği görülmektedir.
Anketlerin ortalamasını alınca, hükümetin en başarılı olduğu alanlar, sağlık, eğitim, sosyal yardımlar, ekonomi, dış politika ve demokratikleşme olarak sıralanmaktadır. Güzel ve anlamlı bir atasözümüz var: Meyve veren ağaç taşlanır... Bu sözün manası "Toplumda bir konum edinmiş, bilgili, becerikli ve başarılı kişiler kıskanılır, eleştiri ve saldırılarla karşılaşır. Al elmaya taş atan çok olur demektir'' Siz bir muhalefet parti lideri olsanız, iktidarın en başarılı olduğu konu sağlık ise, elbette bu noktaya göre stratejinizi belirlersiniz, gücünüzü bu noktaya toplarsınız.
Rakibinizi en sert biçimde bu noktadan hırpalamak istersiniz.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da mantıken bu şekilde harekete geçiyor. Akdağ'ı hırpalamak için hamlelerine başlıyor. Van'da bulunan sağlık kurumlarındaki bazı ihalelerde yolsuzluk yapıldığı ihbarı gelince, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Mart 2010'da Van savcılığına başvuru yapmış. Van Valiliği ve Emniyet harekete geçmiş, Sağlık Bakanı müfettiş görevlendirmiş. Şubat 2011'de, Sağlık Bakanı Akdağ, disiplin soruşturmalarında bazı tereddütler oluşması üzerine, bir haksızlık olmaması için konunun ikinci bir müfettiş heyetine inceletilmesi talimatını vermiş, birinci incelemenin yenisi bitinceye kadar durdurulmasını istemiş. İşte, bu noktada CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu "Sağlık Bakanı Akdağ, Van'daki yolsuzluk soruşturmasını durdurdu" diye Sağlık Bakanı'nı suçluyor ve ilk hamlesini yapıyor.
Sağlık Bakanı Akdağ da çıkıyor, "İhbar gelince soruşturmayı başlatan benim, müfettişlere önce de sonrada talimatı veren benim. Mevzuata göre 1. işlemi, 2.'si bitine kadar durdurmuşuz.
Sayın Kılıçdaroğlu, ilkyazının üzerine atlamış, ikinci yazıdan bahsetmiyor"
diyor. Resmi evraklara bakınca, Kılıçdaroğlu'nun gerçeğin bir bölümünü söylediğini, diğer kısmını gizlediğini anlıyorsunuz.
Acele işe şeytan karışır mı?

Bakan Akdağ, "18 Mart 2011'de Van valilik ve savcılığına, yeni araştırmalar uzun zaman alacağı ve bilirkişiler arasında farklılıklar gösterme ihtimali, hukuki süreçte olumsuzluklara neden olacağı için, eski soruşturmaya aynen devam edin" diye talepte bulunuyor.
Van'da savcılığın soruşturması halen sürüyor. Bu durumda CHP lideri acele etmiş olmasın? Peki, şimdi ne olacak? Bir atasözümüzü hatırlatayım; Acele işe şeytan karışır. Yani bir iş yaparken, karar verirken kimi insanlar yapıları gereği, kimileri de iş böyle gerektiriyor diye acele ederler. Hangi nedenle olursa olsun, aceleciliğin kişiyi bir takım beklenmedik zararlara soktuğu, acılara ve sıkıntılara düşürdüğü bilinmeli, unutulmamalıdır. Nedeni çok açık: sağlıklı düşünemez, hızlı hareket ettiğimiz için bazı şeyleri gözden kaçırabiliriz. Bunlarda zarar görmemize neden olabilir''...