Düşmanın uyumadığını Kastamonu'daki hain saldırıda yine gördük. Başbakan Erdoğan'ın konvoyuna saldırmanın arka planında birçok hain planın bulunduğu biliniyor. Ne yapılırsa yapılsın, Türkiye'nin uzun yürüyüşü hiçbir şekilde engellenemeyecek.
Kastamonu ve Amanos dağlarına PKK'yı gönderen kim ve neden gönderiliyor? Bu soruya verilen yanıtlar, Türkiye düşmanlarının hain planlarını açıkça ortaya çıkarmaktadır. Hain saldırıya, sadece Kastamonu olarak bakılmamalı. Hain planları yapanların hem iç siyasete hem dış siyasete yönelik hedeflerinin bulunduğunu unutmamalıyız.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)eski daire Başkanı Prof. Dr. Mahir Kaynak, okurlarımızı çeşitli olayların analizini yaparak devamlı bilgilendiriyor. Kastamonu saldırısının arka planında ne yattığını da yine net ifadelerle,TAKVİM okurlarına anlattı. Görünen ve görünmeyen olayların bağlantılarını,hain planları yapanları,hedeflerini açıkladı. "Kastamonu saldırısını PKK'yı marka olarak kullanan yabancı gizli servis tetikçileri yaptı. Karayılan Batı istihbarat servislerinin kontrolündedir" diyen Prof. Dr. Mahir Kaynak, detayları verdi:
Karadeniz dağlarında yapılan saldırı Kürtler'in işine gelmez. Bu operasyonu planlayan yabancı gizli servislerin iç hesapları var.Ayrıca Milliyetçi damarların harekete geçirilmesi planlandı. Başbakan Erdoğan'ın konvoyu seçilerek büyük ses getirmek, seçimde akacak oyların yönünü değiştirmeyi planladılar. PKK markası ile güneydoğu'da dağılması muhtemel oyları, korku salarak bağımsız adaylara yönlendirmeyi planladılar.
Bir süre önce amanos dağlarında PKK markalı saldırılar oldu. Amanos Suriye ile bağlantılı.PKK'nın Suriye kökenli militanlarının da arkasında yabancı servisler var. Önce amanos'ta dolaştılar, şimdi Karadeniz'de ortaya çıktılar. Planları, PKK markası üzerinden, Ortadoğu'da Kürt kartını kullanmaktır. Suriye olaylarının altında, ırak bağlantılı Kürt planları vardır. Bunların Kürt kardeşlerimiz ile ilgisi yok, yabancı servislerin planlarında kullanması olayı vardır.
Seçimler sonrası, istikrarlı bir Türkiye'den, arkasında büyük halk desteği almış bir Erdoğan'ın, Ortadoğu'da aktif rol oynamasının önünü kesmeyi planlayan küresel güçler-yabancı servisler var'yorumunu yapan Prof. Dr.Mahir Kaynak, "Kastamonu saldırısının sonuçlarını buraya kadar uzanmış olarak değerlendirmekte yarar var, iç planın dışa uzanan kolları hep düşünülmelidir'' dedi.
GÜÇLÜ TÜRKİYE PANİĞİ
Prof. Dr. Mahir Kaynak, üç gün önce yazdığı bir yazıda, önemli bir uyarıda bulunduğunu aktardı, bu yazıya dikkat çekti: Türkiye'nin çevre şartları iç politikayı etkiler ve bu etki devrim sayılacak büyüklükte olabilir. Güneydoğu'da uluslararası politikaların körüklediği eylemlerle karşılaşabiliriz.
Suriye'deki gelişmeler hem Akdeniz hem de Basra Körfezi üzerindeki mücadelenin ara noktasıdır. Akdeniz'deki güç mücadelesi sona erince çatışma bölgemize kayacaktır. ABD güçleri Irak'ı terk edince bir iç savaş ihtimali yüksek görünüyor. İran ve onun arkasındaki güçlerle ABD ve müttefiklerinin rekabeti bölgede ciddi sorunlar yaratabilir. Bu durumda biz taraflardan birini seçmek zorunda kalabiliriz. Eğer askeri güç kullanmak gerekirse, iç çatışmanın ve bölgesel savaşın tahrik edilmesi büyük güçlerin askeri müdahalesinden daha büyük bir ihtimaldir...
Bu arada Bağımsız olarak seçime giren BDP milletvekili Aysel Tuğluk'un çok tehlikeli bir çıkışı oldu. Tuğluk "Çünkü felaketimiz eşikte duruyor. kötü şeyler olacak ifadesini bir his olarak dillendirmek durumundayım. Kürt meselesiyle ilgili olan herkes bilebilir ki, ağır ağır değil, hızlı hızlı sıfır noktasına doğru gidiyoruz. Bu statüsüzlük durumu daha fazla devam edemez.
Mısır gibi olur, Suriye gibi mi bilinmez. Ancak bir statü kazanılacak ve ne pahasına olursa olsun savunulacaktır" diye konuştu.
İÇ OLAYI DIŞA ÇEVİRMEK
Bu sözlerin, ateşe körükle gitme olduğunu herkes görüyor. Bu sözlerin neyi hedeflediğini bir stratejist "Bir iç olayın nasıl dış olay haline getirileceğinin işaretidir bu. Olayların dış boyutunu anlatıyor.Aman dikkat,milli birlik ve beraberlik muhakkak korunmalı" diyerek yorumladı.