CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Trump tavır

Eklenme Tarihi 20 Eylül 2026

ABD Başkanı Donald Trump, Danimarka'ya gösterdiği güç hamleleriyle varılan tarihi bir anlaşma sonucu GRÖNLAND'A çöktü.

Ve dünyanın en stratejik küresel deniz ticaret yolu ve güvenlik alanında, adadaki askeri varlık ve güvenlik üzerinde ABD'nin "kalıcı kontrolünü" süresiz olarak garanti altına aldı.

Trump'ın Grönland stratejik hamlesi, aynı süreçte açıklanan ABD'nin Polonya'da kalıcı olarak kurulması planlanan askeri üs (popüler adıyla Fort Trump) girişimiyle birleştiğinde, küresel dengelerin ve "Yeni Dünya Düzeni"nin merkezini, Arktik ile Doğu Avrupa eksenine kaydırıyor.

Yeni Dünya Düzeni inşa edilirken küresel güç bloklarının ABD, Çin ve Rusya hamleleri; kaynak savaşları ve küresel hegemonya mücadeleleri hızlandı.

Dünya artık iki veya tek kutuplu değil;

ABD-Avrupa (Batı), Rusya-Çin (Avrasya/Doğu) ve Türkiye, Brezilya, Hindistan, Suudi Arabistan gibi bölgesel güç aktörlerinin bulunduğu çok kutuplu yeni bir düzene doğru evriliyor. Yeni dünya düzeni inşa edilirken jeostratejik toprak hamlelerinin ve güce dayalı ikili paktların dünyası karşımıza çıkıyor. Yaşadığımız süreçte ABD Venezuela ve Grönland'a çökerken, Rusya Ukrayna'nın üçte birini işgal ediyor, Çin Tayvan'a gözünü dikmiş durumda.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, inşa edilmekte olan yeni dünya düzenini (2015-2035), küresel değişimin kodlarını doğru okuyarak proaktif, akıllı ve çok katmanlı bir hazırlık yürütüyor.

Başkan Erdoğan-Türkiye, statükoya teslim olmak yerine kurumsal reformların bayraktarlığını yaparak yeni kurulacak uluslararası masada şimdiden güçlü bir entelektüel ve diplomatik meşruiyet alanı inşa etmiş durumda.

Türkiye, NATO üyeliğini sürdürürken aynı zamanda BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) gibi çok kutuplu dünyanın yeni merkezleriyle ilişkilerini kurumsallaştırmakta. Doğu ile Batı arasında sıkışmak yerine, her iki dünyayla da konuşabilen otonom bir güç merkezi inşa ediliyor.

SONUÇ: Başkan Erdoğan'ın ilan ettiği "Türkiye Yüzyılı", sadece iç politikaya yönelik bir vaat değil, yeni dünya düzenine yönelik bütünsel bir stratejik manifestodur.

Türkiye; askeri gücü, savunma sanayisi, otonom dış politikası, lojistik üstünlüğü ve mazlumlara umut olan diplomatik duruşuyla YENİ DÜNYA DÜZENİNE son derece "akıllı ve hazırlıklı" giriyor...