Büyük resmi görmek detaylardan kopup gerçek olayı görmek, getiriyi ve götürüyü analiz edebilmektir. Bu hayatın her yerinde karşı karşıya olduğumuz bir durumdur, elimizdekine odaklanıp gerçek amacı unutmamak, bir projenin bir bölgesine yoğunlaşıp uzun vadede hataya dönüşen bir karar vermemek için küçük fotoğrafları birbirini yapıştıracağız. Hatta genel olarak gizli servislerin ve devletlerin suni gündem yapması da bizim büyük resmi görmemizi engellemek içindir. Bunlar sayesinde odağın kayması ve gerçekte, büyük çapta olan olayın fark edilmemesi sağlanmak istenebilir. Büyük resim Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkan yapılmasıdır. Küçük resimler, bu olayın kaderini belirleyen günlerdeki temaslar ve özellikle 7 ve 17 Mayıs arasında yaşananların şifrelerinin çözümüdür. 7 Mayıs Cuma
Deniz Baykal evine kapandı. Gazetelerde haber yok. Kulisler son derece hareketli. Neyin ne olduğu araştırılıyor, yorumlanıyor. Derin yapı hiç vakit kaybetmeden harekete geçiyor. Kılıçdaroğlu cumartesi gecesi İstanbul'da kaldı. Bu gece ve ertesi gün de, genel başkan adaylığına giden kritik görüşmeler olduğu öne sürülüyor. Sav desteği ile İstanbul temasları. Gürsel Tekin İstanbul'da. Neden İstanbul? Ankara'da gizli görüşmeleri dar alan nedeniyle yapmak kolay değil. İstanbul'da küresel güçler, büyük sermaye, güç odakları istihbarat kuruluşları etkin. İsrail'in dünya ekonomik gücü İstanbul'da derin kollara sahip. ABD ve AB derin bağlantıları İstanbul'da. Derin yapı CHP'yi İstanbul'daki odaklarla dizayn edebilir. Büyük sermaye, basın desteği, uluslar arası destek olmadan bir lider tutmaz. Özellikle Güneydoğu siyasetinin Ortadoğu ile çok yakın bağlantılı olduğu biliniyor. Yeni CHP ile Kürtler'in barıştırılması hem iç hem dış siyaset açısından da çok anlamlı. Baykal'la bunun yapılması mümkün değildi. Dizaynın CHP-muhafazakâr kesim beraberliğinin sağlanması da yeni liderle olabilirdi. Ilımlı sol ve alanı daraltılacak laiklik iklimini yeni CHP lideri üzerinden sağlama imkânı değerlendirildi.
'Adayımız sensin'
17 Mayıs pazartesi tarihli Milliyet gazetesi birinci sayfasında ilginç bir haber var. "Sav'ın adayı Kılıçdaroğlu mu? Kılıçdaroğlu'nun Sav ile 14 Mayıs Cuma günü yaptığı görüşmede, Sav'ın "Adayımız sensin" dediği, Kılıçdaroğlu'nun da "Olur ama çarşaf liste şartıyla" yanıtını verdiği öne sürüldü. Ancak, Kılıçdaroğlu Milliyet'e, "Bu iddia doğru değil. Sayın Sav ile görüşmem tamamen parti görevimden kaynaklanmıştır" açıklamasını yaptı.
Kulislerdeki notlar:
1) Güneydoğu politikası açısından, Kemal Kılıçdaroğlu ile Önder Sav'ı derin yapı bir araya getirdi. Sav-
Kılıçdaroğlu-Gürsel Tekin (Alevi-Kürt-Çerkez) birliği sağlandı.
MİT'te Çerkez güç odakları var.
2) Büyük sermaye, küresel bağlantıları devreye girdi.
3) Doğan Medya ve Zafer Mutlu'nun ismine dikkat çekiliyor.
2) CHP iç odakları açısından, Kemal Kılıçdaroğlu'na Önder Sav destek verdi. Bu sürpriz desteğin ardındaki sırrın Kılıçdaroğlu ile Sav arasında yapılan önemli bir pazarlık olduğu iddia edildi. Sav, genel başkanlık koltuğu karşılığında Kılıçdaroğlu'ndan 'ikinci adamlık' sözü aldı. Parti örgütüne ilişkin yetkiler de Sav'ın elinde olacak. Bir diğer anlaşma da Sav'ın yetkilerini tırpanlayan tüzük değişikliğinin askıya alınması.
CHP Genel Sekreteri Önder Sav, 53 yıllık dostu, yol arkadaşı Baykal'ı ani manevralarla partiden tasfiye etti. Bu gelişme, bir yandan "Sol partilerde 2. adam birinci adamdan önemlidir" tezini doğruladı.
Baykal, 2008'de Sav'ın itirazlarına rağmen parti tüzüğünü değiştirmiş ve CHP'deki 'ikinci adam' yetkilerini kâğıt üzerinde ciddi şekilde tırpanlamıştı. Hafta sonu yapılacak kurultayla birlikte hayata geçmesi beklenen tüzük, Önder Sav'ı 'ikinci adam' koltuğundan indirip 13 genel başkan yardımcısından biri haline getirecekti. Genel Sekreter, böylece parti örgütü üzerindeki gücünü yitirecekti.