CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Kıbrıs'ta yıl sonunda çözümün şifreleri

Eklenme Tarihi 29 Eylül 2010
KKTC ve İngiliz vatandaşı işadamı Asil Nadir'in, "Kıbrıs konusu artık çözülmek üzere. Bir iki ay sonra bakın neler olacak" şeklindeki sözlerini, bir işaret fişeği olarak kabul etmeliyiz.
Hatırlayalım, İngiltere'de Başbakan olmasının ardından David Cameron 27 Temmuz'da Ankara'ya gelmişti. Cameron, "Erdoğan ile çok üretken görüşmeler yaptık, Kıbrıs konusunda yılsonuna kadar ciddi ilerlemeler sağlanacak" demişti.Cameron'un, Avrupa'nın çözümlenmemiş en önemli sorunlardan birisi olan Kıbrıs'ta yıl sonuna kadar ilerleme kaydetmekten bahsetmesi açık bir mesajdır.
Cameron ile yakın arkadaş olan Asil Nadir'in, kısa süre sonra İngiltere'ye gitmesi, serbest kalması, Kıbrıs üzerine açıklamalar yapması yeteri kadar açık değil mi?

DİPLOMATİK HAMLELER
Türkiye'nin, son yıllarda dış politika alanında artan rolüne dikkat etmeliyiz.
Özellikle Türkiye'nin NATO'daki etkinliğinden, İKÖ'deki Genel Sekreterlik rolünden, Kafkasya ve Orta Asya'daki bölgesel örgütlerdeki etkisi ortada. AK Parlamenterler Meclisi'ndeki Başkanlığı, BM Güvenlik Konseyi üyesi seçilmesi uluslararası alandaki konumunu gösterir.
Kıbrıs konusunda daha etkili olmaması da düşünülemez.
KKTC'de Cumhurbaşkanı olan Derviş Eroğlu, 40 yıllık tecrübeye sahip, 8 kere Başbakanlık yapmış bir siyasetçi. Eroğlu yıl sonuna kadar kapsamlı bir çözüm ortaya çıkması için son derece kararlı çalışıyor. Eski Cumhurbaşkanı Talat'ın bıraktığı yerden, geriye hiç dönmeden müzakerelere devam ediyor. 2010 sonunda hala bir çözüme ulaşılmazsa, bütün dünya da çözümü engelleyenin ve süreci öteleyenin kim olduğunu anlamış olacak. Türkiye, İngiltere, Amerika, AB yıl sonuna kadar çözüm için bastırıyor.
Kıbrıs'taki aktörlerin, hem Türk tarafının hem Rum tarafının yeni öğrenecekleri bir şey yok. Herkes her şeyi biliyor. Makul özverilerde bulunarak, makul talepleri bastırarak, bir ortak noktada buluşulması gerektiği ortada.

İKİ JİTEM OLUR MU?

USAK Başkanı Sedat Laçiner'in sözlerini tekrarlamakta çok büyük yarar var: "Bundan sonra itiraflar da, deliller de çorap söküğü gibi gelecektir... Çünkü bu işlere bulaşıp da vefa görmüş kimse yoktur. Kullanıldığını hissedenler intikam almak için ya da kendilerini kurtarmak hevesiyle konuşmaya devam edecekler. Karşımızda yeni bir Türkiye var.
Mahkemeler geçmişten farklı olarak cinayetlerin ve mafyanın aklandığı yerler olmaktan çıkıyor. Kısacası yeni bir Türkiye doğuyor, Türkiye gerçek anlamda bir devlet haline geliyor."
JİTEM'i kendisinin kurduğunu söyleyen emekli Albay Arif Doğan'ın günlerdir, insanın içini ürperten açıklamaları sürüyor.
Albay Doğan, 10 bin adamı olduğunu ve bu kişilerin istedikleri kişiyi hiç kimseden emir veya izin almaksızın öldürme yetkilerinin bulunduğunu açıkladı. Terörle mücadele tam anlamıyla endüstriye dönmüş. Doğan şimdi Ergenekon sanığı, fakat "Ergenekon'la alakam yok" diyor. Doğan'ın "Ergenekon nedir biliyor musunuz? Her tarladan bir tezek, her şehirden bir p...gin bir araya gelip kurduğu bir şeydir. Benim ilgim alakam JİTEM iledir" diyor.
Aylar sonra bu açıklamalara neden başladı? Bunun bir mantığı ve hedefi olmalı. Ergenekon ile Jitem'i birbirinden koparmaya yönelik, bir hedef saptırma olayına tanık oluyoruz.