Eski Milli İstihbaharat Teşkilatı (MİT) Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, 12 Eylül referandumundan hemen sonra aniden ortaya çıktı. Bu ortaya çıkışın bir sebebi olmalı. Eymür gibi istihbaratçının ortaya çıktığı günlerde yaşanan olaylara bakarsak bazı ipuçlarına ulaşabiliriz. İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Erbil'de Barzani ile görüştü.Sırada Suriye ve Irak var. MİT müsteşarı Hakan Fidan CIA ile görüştü. MİT mensupları İmralı'da Öcalan ile görüşüyor.
Irak Savunma Bakanı Ankara'da temaslar yapıyor. BDP'liler hareketli, İmralı'ya gidiyor,Kandil'e gidecekler,trafik arttı.
Amerika'lı komutanlar Ankara'da.Ve Hanefi Avcı olayı yaşanıyor.
Bu kadar önemli temaslar yapılırken, dünyanın en büyük istihbarat örgütleri CIA, MI6, Mossad, Rus, Alman ajanları Ankara'da ve İstanbul'da cirit atarken, Mehmet Eymür gibi uluslararası istihbarat bağlantılarını iyi bilen bir ismin ortaya çıkmaması garip olurdu? Göreve geldiği 1983 yılından, 2000 yıllarına kadar, Türkiye'nin en kritik olaylarının yaşandığı bir dönemde kilit görevlerde bulunan Mehmet Eymür'ün elbette bildiği çok şey var. Çok yakın ilişkilerin kara kutusu Eymür'ün konuşmalarına bu bakımdan dikkatle bakmalıyız.
Türkiye'yi sarsan raporu yazdı
Mehmet Eymür'ün babası da MİT'çiydi. Ankara Koleji'nden mezun olduktan sonra MİT'e girdi. 1983'te kurulan MİT Kaçakçılık Şubesi'nin başına müdür olarak atandı. Bu görevdeyken Emniyet Kaçakçılık ve Harekât Dairesi Başkanı Atilla Aytek'le birlikte meşhur 'Babalar Operasyonu'nu gerçekleştirdi. O dönemde aralarında Dündar Kılıç ve Behçet Cantürk'ün de bulunduğu yeraltı dünyasının ünlü isimlerini sorguladı. Hazırladığı ve Necdet Üruğ, Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ı hedef alan ünlü MİT Raporu basına sızınca, Türkiye'de büyük gürültü koptu.
Gelen tepkiler üzerine, 10 Haziran 1988'de emekli olmak zorunda kaldı. Emekli olmadan önce, MİT'te birlikte çalıştığı emekli Yarbay Korkut Eken'le birlikte Antalya'da buz fabrikası kurdu. Daha sonra ortaklık bitti ve iki dostun yolları ayrıldı. DYP lideri Tansu Çiller'in Başbakan olmasından sonra 31 Ocak 1995'de MİT'e geri döndü ve oluşturulan Kontr-Terör merkezinin yöneticiliğine getirildi.
Susurluk olayının patlak vermesinden sonra Tarık Ümit cinayetinden özel timci polisler ve Emniyet Özel Harekât Başkanı İbrahim Şahin'i sorumlu tuttu.
Susurluk olayı soruşturmasında Emniyet İstihbarat Dairesi eski Başkan Vekili Hanefi Avcı tarafından Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ı koruyup, kollamakla suçlandı.
Daha sonra Yeşil'i operasyonel amaçlar için istihdam eden kişinin o olduğu ortaya çıktı.
Mesut Yılmaz, 1997 yılında Başbakan olduktan hemen sonra onu Washington'a gönderdi.
Kısa bir süre önce de merkeze alındı. Daha sonra emekli ayrılarak Washington'a yerleşen Eymür, en son İnternet'te açtığı sitede yaptığı açıklamalarıyla gündeme geldi. Eymür, 2003 yılında Türkiye'ye döndü. Sonra yeniden, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşamını sürdürdü
İlk mesaj MİT'e
Ortadoğu yeniden şekillendirilirken, MİT uzmanı Mehmet Eymür ortaya çıkıyor. Konuşmalara başlıyor. Ve televizyonda, PKK'nın temsilcileriyle yapılan görüşmelerin MİT içinde bölünmeye neden olduğunu söylüyor. Teröre çözüm arayışlarının uluslararası odaklar tarafından sekteye uğratılmak istenebileceğine dikkat çeken Eymür, terör örgütü temsilcileriyle yapılan görüşmelerin gizli servisler yoluyla yapılması gerektiğini kaydediyor. Eymür, teşkilat içinde bu konuda bölünme yaşandığını söylüyor 'görüşmeyi sürdürelim' diyenler ve 'görüşmemek lazım' diyenler olduğunu ifade ederek, "Sabote edelim diyenler de çıkacaktır" diye konuşuyor.
Mehmet Eymür, bu konuşmayla ilk mesajını MİT'e veriyor.