Haşimi'ye karşı yapılan rezalete karşı çıkan Türkiye'yi de köşeye sıkıştırmak ve Irak'ın Şii başbakanı Maliki karşısında zor durumda "5. Kol Faaliyeti" özelliği taşıdığı vurgulandı. "5. Kol Faaliyeti" nedir? Fiilî müdahale ile ele geçirilemeyen bir kitleyi ya da devleti propaganda, casusluk, sabotaj ya da terör yoluyla manevî etkiye maruz bırakmak suretiyle müdahaleye uygun hale getirmek için yapılan her türlü manevî yıkıcı çalışmadır. İnterpol kararını, Uluslararası stratejist, MİT eski Daire Başkanı Prof. Mahir Kaynak'tan analiz etmesini rica ettim:
Irak üzerinde uluslararası oyunlar oynanıyor. Bu kararın siyasi amacı açıkça gözlenmekte. Avrupa, Türkiye'yi, Haşimi'yi teslim etmeye zorlamak istiyor. Türkiye, verir mi?
Asla. Verirse, zaten Irak'ta idam kararı çıkar. Bence, Verilmez...
Vermeyince, Irak hükümeti ve Başbakan'ı Maliki'yle Türkiye'yi karşı karşıya getirmek arzusu ve bunun sonuçları planlanmış görünüyor.
Şimdi, Türkiye Irak'ın Sünni lideri Haşimi'ye daha çok sahip çıkar. Kuzey Irak Kürt Yönetimi lideri Barzani ile de Türkiye yakın ilişki içinde. Irak'ın üç kesiminden ikisi Türkiye'ye yakın olur. Bu gelecekte entegrasyona kadar gider.
Sonuçta, kaybeden Avrupa. kazanan Türkiye olur." Şimdi sormanın tam zamanı.
İnterpol'ün merkezi neresi? Teşkilatın merkezi Fransa'nın Lyon kentindedir.
Bu Interpol, burnunun dibinde zevki sefa içinde yaşayan, Türkiye mahkemelerince hakkında Kırmızı Bülten çıkarılması istenen Cem Uzan'ı nedense bir türlü görmemiş, bulamamıştır. Fransa hükümeti, Uzan'ı koruma altına almıştır.
Hollanda'da olduğu sanılan Ergenekon sanığı Bedrettin Dalan'ı nedense bir türlü bulamamaktadır. Dursun Karataş ve Sabancı Suikastına katılan Fehriye Erdal, İnterpol'ün gözü önünde Belçika'da yaşamış, Fransa'da hayat sürmüş, bir türlü iadesi yapılmamıştı.
Fehriye Erdal, (Dev-Yol) DHKP-C militanıydı. Temizlik işçisi olarak çalışmakta olduğu Sabancı Holding'in yönetim binasına, 1996 yılının Ocak ayında Özdemir Sabancı'nın katillerini sokmakla suçlanıyordu.
Sakıp Sabancı'yı öldürmek için binaya girmiş olan militanlar İsmail Akkol ve Mustafa Duyar, Özdemir Sabancı'yı , Toyotasa Genel Müdürü Haluk Görgün'ü ve sekreter Nilgün Hasefe'yi öldürmüştü.
Türkiye'den kaçan Fehriye Erdal önce Yunanistan daha sonrada Belçika'ya gitmiş. Burada tesadüf eseri sahte pasaportla yakalanmış ve 1 yıl cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılmıştı. Daha sonra kayıplara karışmış.
Eylül 2007'de Belçika'da sonuçlanan mahkeme kararı ile Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı yargılanması kararı verilmesine karşın, İnterpol nedense kendisini bulmamıştı.