Bu gelişmelerle çakışan iki hassas haber daha var. İngilizler ve Yahudi işadamları KKTC'de olanları adım adım takip ediyor.
Nitekim KKTC'de Geçitkale Havaalanı'nı kargo taşımacılığı yapmak üzere alan Asil Nadir, el altından satmaya çalışıyor. Bazı özel havayolları şirketleri devrede. Karpaz'da yeni Erenköy bölgesinde 5 kilometrelik sahil şeridini, Asil Nadir ve iş ortağı Sıdıka Atalay'ın büyük hissedarı olduğu "Loyal and Royal" adlı şirket kiralamıştı. Bir marina, otel ve tatil köyü inşa edilmesi için planlanan "PORT BARBAROS" adlı bir proje el altından devrediliyor.
İngiltere uyumaz!
İlginçtir. Port Barbaros ile İngiltere merkezli büyük Yahudi şirketleri çok yakından ilgileniyor.
Bu gelişmeler ne manaya geliyor? "Kıbrıs ve İngiltere" deyince saatlerce düşünmek lazım. "Abdülhamid'in kurtlarla dansı"nda görüldüğü gibi, İngiltere uyumaz ve aklından Kıbrıs çıkmaz. Şimdi tekrar düşünelim. İngiltere, Asil Nadir'e Londra'nın yollarını neden açtı acaba? Muhafazakâr Parti ve Margaret Thatcher, 1987'deki seçimi kazanmıştı. Nadir, İngiliz Muhafazakâr Parti'nin en büyük sponsorlarından biri durumunda bulunuyordu.
Thatcher, 1990'da liderlikten çekildi. Asil Nadir de ondan sonra perişan oldu. Muhafazakâr Başbakan Cameron iktidar olunca, Nadir'in şansı yine güldü ve İngiltere yolu açıldı. İngiltere, 1993'te KKTC'ye kaçan Asil Nadir'i 17 yıl aradan sonra tekrar korumaya aldı. Demek ki, İngiltere'nin Kıbrıs için yeni hazırlıkları devreye giriyordu.
İngiltere'de zarar eden Polly Peck şirketinin hisselerini satın alan Asil Nadir, 80'li yıllarda Londra Borsası'nın yıldızlarından biri haline geldi. 1985'te dünyanın en zenginleri arasında 11. Sırada gösterildi. Kıbrıslı Türk işadamı Asil Nadir, ticari faaliyetlerini dünya çapında geliştirirken, KKTC'de de çok büyük yatırımlar yaptı. Narenciye, patates üretimi ve ihracatı sonra turizm izledi. Jasmine Court, Palm Beach ve Merit Crystal Cove gibi Kuzey Kıbrıs'ın ilk 5 yıldızlı otelleri devreye girdi.
Nobleair'i kurdu. Filosuyla İngiltere-Türkiye ve Kuzey Kıbrıs arasında yolcu taşıdı...
Merhum Turgut Özal,1987 seçimlerini kazandıktan sonra, Kıbrıs davası ile daha yakından ilgilenmeye başladı. Bu vesileyle, Nadir'in Türkiye yatırımlarının önü açıldı.
Özal'ın tavsiyesi ile 1988 yılında Günaydın gazetesini satın aldı ve Türk basın dünyasına girdi. Antalya'nın ilk beş yıldızlı oteli Sheraton Voyager, elektronik devi Vestel, Niksar suyu büyük yatırımların bir kısmıdır... Temelini Asil Nadir'in attığı ve üretime geçirdiği Vestel, dünya devi Sansui ve Del Monte gibi firmalar da son dönemde Asil Nadir'in yönetimine geçti.
Demirel uyarmıştı
1990 yılında Nadir'in paravan şirketleri aracılığı ile Polly Peck hisselerini yapay olarak yükselttiği haberi Londra gündemine bomba gibi düştü. Derin İngiltere, Asil Nadir'in 1990 seçimlerinde Rauf Denktaş'ın karşısına Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkmasını istedi. Nadir'in Türkiye yatırımları ve merhum Turgut Özal'la yakınlığı nedeniyle çekingenlik göstermesi üzerine derin İngiltere'nin düğmeye bastığı düşünülüyor.
Bir anekdot. Süleyman Demirel, 1980'li yıllarda Asil Nadir'i şu sözlerle uyarmıştı: "Dikkat et sonun Koskotas'a benzemesin." Asil Nadir de tıpkı Yunanistanlı banker Koskotas gibi iktisat eğitimliydi. Yunan asıllı Amerikalı olan Koskotas, Papandreu'nun PASOK iktidarının desteğiyle Girit Bankası'nı satın almış ve kısa sürede Yunanistan'ın en tanınmış işadamları arasına girmişti. Ardından gazeteleri, futbol takımlarını satın almıştı.
Bir gün Girit Bankası'nın parasının bu işler için kullanıldığı anlaşıldı ve Koskotas bu siyasi ve mali skandal sonucu hapsi boyladı.
Süleyman Demirel, Asil Nadir'i uyarırken sadece doğacak mali skandalları kastetmiyordu.
Mehmet Ali Talat'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanı olmasında, Asil Nadir en büyük destekçisi oldu. O şimdi, Londra'da.
KKTC'de Geçitkale Havaalanını ve Karpaz'da yeni Erenköy bölgesinde 5 kilometrelik sahil şeridinde planlanan "PORT BARBAROS" u bakalım kim alacak?