CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Fazla konuşulmuyor ama 2012 Türkiye'de 'Çin' yılı

Eklenme Tarihi 01 Şubat 2012
21. yüzyılın "Çin'in yüzyılı" olacağına ilişkin senaryolar ulusal ve uluslararası basında sıklıkla analiz edilmeye başlandı. Çin'in küresel güç olarak önemi arttı; dünyanın gidişatı üzerinde sözü daha çok dinlenir oldu. "Yeni dünya düzeni kurulurken, Ortadoğu'nun haritası çizilirken, bölgesel güç Türkiye ile küresel güç Çin ilişkileri nereye gidiyor?" sorusu üzerinden bazı tanınmış stratejistlerle yaptığım konuşmaları aktarmak istiyorum.
Öncelikle, ilginç olan bir konuya parmak basarak, "2012 yılı, Türkiye'de (Çin yılı), 2013 yılında ise Çin'de (Türkiye yılı) ilan edildi. Fazla konuşulmuyor ama bu iki yılda yapacaklarımız Amerika-Rusya ekseninde çok yankı bulacaktır" yorumunda bulundular.
Türkiye-Çin yılı bağlamında, 2012 programı şöyle gösteriliyor:
Şubat ayında "Mutlu Bahar Bayramı" etkinlikleri, Nisan ayında "Çin Film Festivali" düzenlenecek. 23 Nisan'da ve Mayıs ile Temmuz ayları arasında İstanbul Uluslararası Sanat Festivali'nde "Çin Günü" etkinlikleri yapılacak.
Eylül'de "Çin Modern Sanatlar Sergisi" ve "Dunhuang Duvar Resimleri Sergisi", Ekim'de "Çin ile Türkiye Milli Günü" kutlama etkinlikleri gerçekleştirilecek. Aralık ayında da "Türkiye'de Çin Kültür Yılı" kapanış töreni düzenlenecek.

Prof. Kaynak'ın yorumu

Bu gelişmeyi, MİT eski Daire Başkanı Prof. Dr. Mahir Kaynak şöyle yorumladı: "Önümüzdeki dönemde iki seçenek var. Birincisi ABD ve Rusya'nın karşılıklı konumda olduğu denge, ikincisi Çinİngiltere-
Avrupa merkezli bir denge.
Türkiye, ABD-Rusya dengesinde istinat noktası olup dünya dengesinde önemli bir role sahip olma yolunu seçti. Çok akıllı bir seçimdir bu. Çünkü Dünya ölçeğindeki rekabet devam ediyor, ABD-Rusya, Avrupa ve Çin'e karşı ekonomik operasyonlar uygulanarak güçsüz hale getirmek, dünyadaki petrol ve gaz rezervlerinin kendi kontrolünde olmasını sağlamak istiyor."
Prof. Mahir Hoca'nın sözleri bağlamında, iki soru derin anlam kazanıyor:
1-) Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ertelenen Çin ziyareti gündeme ne zaman alınacak?
2-) Amerika ve Rusya'ya karşı son derece tutarlı dış politika izleyen Türkiye, Çin'e karşı nasıl bir pozisyon olacak?

Ortadoğu hamleleri

Stratejistler, Çin'in, Türkiye'nin yakın coğrafyasına büyük ilgi gösterdiğini vurgulayarak, bazı saptamalarda bulundular. "Geçen hafta, Türk medyasında fazla yer almayan Çin Başbakanı Wen Jiabao'nun Ortadoğu'ya ziyaretleri oldu. Çin; Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn'in yer aldığı Körfez denen bölge ile ilişkilerine çok önem veriyor. Hem enerji, hem ekonomik ve hem de siyasi sahalarda nüfuz ve ağırlık kazanmak için çeşitli hamleler yapıyor. Türkiye'nin çok yakın ilişki içinde olduğu, Suudi Arabistan, BAE ve Katar'ı ziyaret eden Jiabao, bu ülkelerle ikili anlaşmalar imzaladı.
Suudi Arabistan, Çin için birçok yönden çok önemli bir ülke sayılır.
Çin, bu ülkeden önemli miktarda petrol alıyor. Birleşik Arap Emirlikleri'yle de stratejik ortaklık anlaşması imzalandı.
Çin, Katar'da ise bir rafineri kuracak."
Çin'in bölge ile ilgili yeni hamlelerinin Türkiye açısından önemi ortada.

İran'ın durumu
2012 yılı Türkiye'de Çin yılı, 2013 yılı Çin'de Türkiye yılı olduğuna göre, "Çin'in Körfez bölgesindeki ekonomik güç ve ağırlığının artması ne anlamına geliyor?" Yeni Ortadoğu haritası çizilirken, Başbakan Erdoğan'ın tarihi bir boyutla daha karşılaşmakta olduğunu vurgulayan stratejistler, akıllardaki bazı soruları dile getirdiler: "Çin, İran'ı, Hürmüz'ü kapatma konusunda uyardı.
İran'ın petrol satamaz hale gelmesi durumunda diğerlerinin bunu telafi edip etmeyecekleri en çok sorulan soru sayılır.
Başka bir soru da, petrol bağlantılarını geliştiren Çin'in İran ile ilişkilerinin bundan ne kadar etkileneceği hususu üzerinde yoğunlaşıyor.
Çin, bundan sonra İran ile ilişkilerini ne kadar gevşetmeye başlayacak, İran'a karşı yeni bir pozisyon mu takınacak?
Sonuç: Başbakan Erdoğan'ın muhtemel Çin gezisi, küresel boyutta çok ama çok önemli hale gelmiş bulunuyor. Dikkatle takip edeceğiz.