Bu açıklamaları, Davos Forumu '2006 Genç Küresel Lider' unvanına sahip, Uluslararası İlişkiler stratejisti, Çanakkale Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner, Türk ordusunun geleceğine yönelik sorularıma cevap verirken yaptı. İşte Prof. Dr. Laçiner'in, TAKVİM'e, yaptığı analizler:
* 20. yüzyıldan itibaren ülkelerin güçleri ekonomileri ile ölçülür olmuştur. Günümüzde büyük devlet ve büyük millet olmanın ölçüsü, güçlü bir ekonomiye, bilgiye ve entelektüel birikime ve güçlü bir orduya sahip olmaktan geçiyor.
Türkiye askerlik sistemi konusunda bir zihniyet devrimi gerçekleştirmeli. Güçlü bir ordunun donatım ve finansmanı güçlü bir ekonomi ve ileri teknoloji ürünü teçhizat ile mümkün olabilir. Ülkemize yapılacak en önemli katkı, yani ödenecek en önemli vatan borcu ülkenin bilgi ve teknoloji düzeyinin gelişmesine çalışmak ve ekonomik yapıya değer katmaktır.
* Yaklaşık 550 bin mevcudu olan bir ordumuz var. Mecburî askerlik sistemi ile işleyen bu ordunun teknoloji kullanma düzeyi düşük.
Güçlü ordu, teknolojisi gelişkin, hareket kabiliyeti yüksek, sayıca az, vurucu gücü yüksek, iyi eğitimli uzman bir ordudur.
Günümüzde vurucu gücü yüksek, Alman ordusunun toplam personel sayısı 247.000, İtalya'nın 195.000, İngiltere'nin 173.000.
* Çözüm, profesyonel askerlik. Profesyonel ordu. Profesyonel ordudan kasıt daha vurucu bir birliktir. Yaklaşık iki asırdır uygulanan 'mecburî askerlik sistemi' bütün dünyada ömrünü tamamlamış durumda.
* Geleceğin ordusu, uzaktan kumandalı keşif- saldırı araçları, uzaktan kumandalı askeri yük taşıyıcılar, keşif ve saldırı amaçlı İHA'lar, casus uydular, uçaklara takılan eş zamanlı görüntü aktarımı yapan hedefleyici ve keşif podları, radar görünürlüğü düşük uçaklar, gemiler, zırhlı araçlar, uzun menzilli taktik güdümlü bombalar ve füzelerle donatılmış olacak.
* Zorunlu askerlikte ordunun yarıdan fazlası mesleği askerlik olmayanlardan oluşunca etkili bir savunma yapılamamaktadır.
* Türkiye özeline bakıldığında zorunlu askerliğin gerekli olduğunu savunanların daha çok terörü gerekçe gösterdiğini görüyoruz. Oysa ki terör, savaşlardan çok daha karmaşık bir sorundur ve bu acemiler ile yapılamaz.
* Terörle mücadelede verdiğimiz kayıpların büyük kısmı ne yazık ki bu nedenle, yani yeterli hazırlıkların olmaması nedeniyle yaşanmaktadır.
* Acemiliklerinde çok az talim yapabilmiş askerler, bazen hiç bilmedikleri silahla tehlikeli bölgelere sevk edilmekte, vur-kaç saldırıların olduğu yerde askerlik yapmak zorunda kalmaktadırlar.
* Türkiye sokaklarında Cudi, Gabar ve hatta Kandil Dağı gibi yerleri avucunun içi gibi bilen taksi şoförleri, işçiler vs. dolaşıyor.
Terörle mücadele, profesyonel birlikler ve işi sadece teröre odaklanmış uzmanlarla yapılmalı.