CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Erdoğan, Aydın Menderes'le ne görüştü?

Eklenme Tarihi 16 Kasım 2009
Türkiye'de siyaset zordur. Büyük düşünmek, çok çalışmak, her konuyu dikkatli takip etmek gerekir. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bu zorluğu anlamlı cümlelerle Afyonkarahisar'da anlattı: "İktidar olmak insanı yorar, insanı üzer, insanı sıkıntıya sokar, geceleri uykun kaçar. Bakın Tayyip Bey bile ne halden ne hale geldi. O civanım delikanlının şimdi gözlerinin altı morardı, düşünüyor. İktidar sorumluk ister, yorulmak ister, bazen ağlamak ister. Çoğu zaman çalışmak ister. Öyle yan gelip yatayım, denizden çıkmayayım, eğleneyim, öğlene kadar istirahat edeyim, mükellef bir kahvaltı yapayım, ondan sonra her gün yatayım, uyuyayım, gezeyim, tozayım. Öğleden sonra şöyle bir meclise gideyim veya genel merkezde oturayım, gazetelere bir bakayım, kahvemi içerken gazetede bir şey yakalarsam bir demeç patlatayım. Oldu sana siyaset. O devir geçti. Dolayısıyla iktidar olabilmek için bazı meselelerde yıpranmayı göze almak gerekir."
Başbakan Erdoğan'ın liderlik şifreleri, "samimiyet, çalışkanlık, vefalılık, iyi yöneticilik, kararlılık, cesaret, halk adamlığı, teşkilatçılık, mütevazılık, programlılık, vizyon sahibi olma, zamanı iyi kullanma" şeklinde sıralanır.
Erdoğan, kurduğu partiyi ilk genel seçimde tek başına iktidara getiren bir siyaset ustasıdır. 4 seçim kazanmış bir Başbakan'dır. 2011 genel seçimi ve 2012 yılı cumhurbaşkanlığı gibi, kritik seçimlere giderken, iç siyasi dinamikleri dikkatle takip ettiğini gösteren bir hareket yaptı, geçen hafta rahmetli Adnan Menderes'in oğlu Aydın Menderes'le baş başa görüştü.
Bu ziyaretin şifreleri, bu görüşmenin tarihi kodları var.
Ne konuştu? Neden konuştu? "Demirel-Cindoruk-Mesut Yılmaz" bir siyasal mühendislik hamlesi yaptılar. Bu siyasi manevraların bir anlamı var ve bazı sonuçları olacak.
Aydın Menderes bu manevranın kodlarını çözecek bir siyasetçidir.

Tarihi kodlar

1969 seçimlerini tek başına kazanan Süleyman Demirel, Adalet Partisi'nde rahmetli Celal Bayar ve Mutlu Menderes-Yüksel Menderes ile Sadettin Bilgiç'in temsil ettiği milliyetçimuhafazakâr kanadı tasfiye etmeye kalktı. Sonuç, Demirel hem Başbakanlığı hem de AP'nin tek başına iktidar fonksiyonunu kırdı.
Rahmetli Celal Bayar ve Menderes'in çocukları Mutlu ve Aydın menderes, Süleyman Demirel'e karşı Demokratik Parti'yi kurdular. Demirel ile Aydın Menderes (eski demokratlar) arasındaki siyasi kırılma, 1969'dan beri, 40 yıldır devam eder.

Siyasal mühendislik

DP'de olup bitenlere bakmak, Hüsamettin Cindoruk'un 76 yaşında yollara düşmesinin altında ne yattığını görmek gerekiyor. DP'deki siyasal mühendisliğin hedefi belli. 2011 genel seçimleri, 2012 Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Bunun için, "Demirel- Cindoruk-Mesut Yılmaz" hamlesi, gelecek seçimde eğer DP yüzde onluk ülke barajını aşabilirse, bu AK Parti'nin mevcut oy dağılımı ve seçim sistemi içerisinde tek başına iktidarını zorlamayı hedefliyor.
Tayyip Erdoğan gibi cesur, atak, süratle karar veren bir siyaset ustasını, "koalisyon ortaklığına" zorlayacak ortamı yaratmak istiyor.
Mesut Yılmaz'ın cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanmasını sağlayacak zemin için çalışıyor.
Aydın Menderes'in şu sözlerini bu açıdan okumakta yarar var: "Demirel ve onun emanetçisi Cindoruk, siyasi hayatları boyunca DP'yi ve Menderes ismini oy kaynağı olarak görüp bunu kullanmışlar.
DP adına herhangi bir söz söyleme imkânına, böyle bir temsil özelliğine de sahip değillerdir. DP-Anavatan birleşmesi, esasında, Demokratik Türkiye Partisi-Anavatan birleşmesidir.
28 Şubat'taki Demirel-Cindoruk ve Mesut Yılmaz ittifakının devamıdır.

Özal ile ilgisi yoktur
Demirel ve Cindoruk'un nasıl DP'ye, rahmetli Adnan Menderes'e bir yakınlıkları yoksa Mesut Yılmaz'ın da rahmetli Özal ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Rahmetli Özal'ın vefatından önce yeni bir parti kurmak istemesinde ne kadar haklı ve ne kadar ileri görüşlü olduğu da Allah gani gani rahmet eylesin bu şekilde ortaya çıkmıştır.
Bu birleşenler, hayırda birleşmemişlerdir ve böyle bir birleşmeden hiçbir siyasi sonuçta çıkmayacaktır."

AK Parti merkez

AK Parti 2002 seçimlerinde, "Artık merkez benim" iddiasının da sahibi oldu. Üstelik sağ-sol ayrımı yapmadan geniş platformlu bir zihniyet, Erdoğan tarafından sık sık dile getirildi.
Bu "çoğul kimlik" sahiplenmesi, AK Parti'ye siyasette geniş bir manevra alanları yarattı.
Demokrasinin derin kodlarını ve tüm aktörlerini takip ederek, 2011 genel, 2012 cumhurbaşkanlığı seçimlerine gitmek gerekiyor.