Atatürk dönemi (1920-1938) İnönü dönemi (1938-1950) Menderes dönemi (1950-1960) İhtilaller dönemi (1960, 1971, 1980, 28 Şubat 1997) Erdoğan dönemi (2002 seçimleri, 2007 cumhurbaşkanlığı seçimi) Anayasada, devletin temel organları şöyle gösterilir:
Yasama (TBMM, partiler) Yürütme (Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu) Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı Yargı (yüksek mahkemeler-Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, Askeri Yargıtay, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) Yükseköğretim kurumları (YÖK ve üniversiteler) Güvenlik kuruluşları (MİT, jandarma, emniyet genel müdürlüğü) Türkiye'de 1946'dan bu yana "yerleşik düzen" diye bir sistem vardı.
2002 seçimleri ve Erdoğan iktidarı, Türkiye'nin kaderini kökten belirleyen dönem oldu.
Çankaya
"Cumhurbaşkanlığı Gül, TBMM Başkanlığı Şahin, Başbakanlık Erdoğan" tarafından temsil edilirken, devlet organları bu üç kilit göreve göre yeniden şekilleniyor. Türkiye'de yarı başkanlık sistemi denilebilecek bir yönetim tarzı var. Cumhurbaşkanının geniş yetkileri bulunuyor.
2007 yılında, Çankaya'ya Gül seçilince dengeler değişti. Çankaya- hükümet ilişkileri yerine oturdu.
Son zamanların dikkati çeken konuları, "Ergenekon davası, AK Parti'yi bitirme belgesi, demokratik açılım, dinleme olayları, siyaset-ordu ilişkileri" derin tartışmalara yol açıyor. Türkiye'nin genel görünümü bir mücadelenin sürdüğünü gösteriyor. Devlet, içinde birçok grupların olduğu ve birbiriyle mücadele ettiği bir yapı gözleniyor.
Genelkurmay
Hükümet ile TSK arasındaki ilişki düzeni anayasal çerçevede öngörüldüğü biçimde yürütülmeye çalışılıyor.
Net biçimde sorun çıkmıyor ama demokrasiye komplo belgesi nedeniyle uyum ve güven tartışmaları eksik olmuyor. 27 Nisan muhtırasının geri tepmesi, 22 Temmuz 2007 seçimlerinin sonuçları, Cumhurbaşkanlığı seçimi, Ergenekon operasyonu gibi gelişmeler, ordunun iktidar konumuna küçümsenmeyecek darbeler vurdu. Ordunun sistem içindeki gücü "sivil siyaset" lehine dengeleniyor.
Yargıda telefon dinleme iddialarıyla ilgili tartışmanın arkasında Ergenekon savcılarını tasfiye planı olduğu belirtiyor. Yargının en üst organlarından biri olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun statükoyu koruma mücadelesi sürüyor.
Adalet Bakanlığı müfettişlerinin incelemesi sonucunda Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu ile Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Osman Kaçmaz'ın da aralarında bulunduğu bazı hakim ve savcıların telefonları mahkeme kararı ile dinlenmişti.
Karar, Yargıtay ve İstanbul Adliyesi başta yargının tamamının dinlendiği yönünde kampanyaya dönüştürüldü.
Kampanyanın HSYK güz kararnamesine dönük olduğu belirtiliyor. Aralık toplantısında, Ergenekon savcıları Zekeriya Öz, Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın'ın görev yerlerinin yine değiştirilmesinin isteneceği konuşuluyor.