Batı'da Türkiye paniği ne anlama geliyor?
Türkiye'nin son yıllardaki atılımın en temel dinamiklerinden birisi, aktif dış politika olmaktadır. Bu aktif dış politika uluslararası itibarı arttırıyor. Türkiye, İslam dünyasına liderlik yapıyor. Özellikle, Ortadoğu'da son derece olumlu yeni bir rol oynuyor. Bir "arabulucu, uzlaştırıcı, barıştırıcı" olmaya çalışıyor.
Erdoğan'ın, Suriye, Irak, İran, Pakistan gezileri ve Kuzey Irak ziyaretleri ya da açılımları. Ermenistan-
Azerbaycan-Rusya temasları, bunlara, İsrail'le gerilen ilişkiler de eklenince bazılarının "endişeye" kapılmasını iyi anlamak gerekiyor.
Ortada bir eksen kayması yok. Yeni eksenler var. Türkiye eksen koyuyor.
Türkiye, ABD'nin Irak'tan çekilme takvimi yaklaşırken, stratejik hamleler yapıyor.
İran
Son günlerde yabancı basında Türkiye'nin yönü konusunda çıkan yorum yazılarında "İran" başı çekiyor. Başbakan Erdoğan'ın, Filistin meselesi nedeniyle İsrail'e sert eleştiriler yöneltmesi ve yine İsrail'in elinde olduğu varsayılan atom bombalarını ima ederek, İran'ın atom bombasına sahip olmasına karşı çıkarken, İsrail'in de unutulmaması gerektiğini söylemesi dikkatleri çekmişti. Model bir demokratik Müslüman devlet ve doğuyla batı arasında köprü olan Türkiye ile İran arasındaki bu yakınlaşma çok yönlü bir ilişkiler zemini yaratıyor. İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad'ın 5-9 Kasım'da İstanbul'da yapılacak toplantının programlarına katılacak olması da özellikle AB'nin Fransa ve Almanya'sında heyecanlı karşılanabilir.
Ama, Türkiye-İran sıcak ilişkileri, sadece Ortadoğu değil, Kafkasya denkleminde de yeni açılımları içeriyor.
Bu açılımlar Batı içinde yeni imkânlar getirecektir.
İsrail
Türkiye Ortadoğu'da yeni eksen koyarken, İsrail ile ilişkilerin yeni pozisyon alması kaçınılmaz. İsrail, Suriye'nin topraklarını işgal altında tutuyor. İran'ı da vurmak istiyor.
Böyle bir durumda, Türkiye ile İsrail'in ulusal çıkarları çatışıyor.
İsrail'in saldırgan tavrından vazgeçmesini, Türkiye'nin koyduğu yeni eksen etkileyebilir. Çünkü Bugünkü konjonktürde Türkiye'nin artık eskisi kadar İsrail'e ihtiyacı yok. İsrail'in Türkiye'ye ihtiyacı var.
Amerika
Ancak bunlara bakarak, "Batı ile ilişkiler askıya alındı" değerlendirmesi son derece yanlış. Esas sıkıntı, iki büyük AB üyesi ülkenin liderleri Merkel ve Sarkozy'nin üyeliğimize karşı oluşlarını açıkça ifade etmelerinden kaynaklanıyor. NATO ve diğer pek çok batı kuruluşunun aktif üyesi Türkiye, Avrupa Birliği'ne katılabilmek stratejisi güdüyor.
Dolayısıyla Batı'dan kopması söz konusu değil; ama hem batısına, hem Doğu'suna bakıyor.
Batı ile ilişkilerde esas olan, patron Amerika ile kurulan ilişkiler ağıdır.
Batının patronu Amerika ile Türkiye ilişkileri sıcak, samimi, "stratejik ortaklık" etrafında planları örtüşüyor. Erdoğan 7 Aralık'ta Washington'a gidiyor. Erdoğan-
Obama gündeminde, "Irak, Suriye, Irak, İran, İsrail, Pakistan, Afganistan, Gürcüstan, Ermenistan, Azerbaycan, Kıbrıs" olacak. Bu konular yeni eksenlere işaret ediyor.
Türkiye'nin "eksen kayması" yok. Yeni eksenler var.
Başbakan Erdoğan, eksen koymak, bazı eksenlere katılmak ve önderlik etmek istiyor