Ortadoğu'da "büyük resme" bakınca, gelişmeleri okumak daha kolay olacaktır.
"Büyük resim" Başbakan Erdoğan'ın, Irak, Suriye ve İran gezileri. Bu üç ülke ile sağlanan yeni stratejik zemin. Erdoğan'ın İsral'e yönelik girişimleri. Amerikan ordusunun 2010 yılında Irak'tan çekilmesidir.
"Küçük resim", Başbakan Erdoğan'ın Irak planıdır. Başbakan Erdoğan, önce Irak'ın başkentine gidiyor. Erbil'e yapılacak geziyi daha sonra Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yapmasını sağlıyor.
Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü devamlı vurguluyor. Bu durum, Başbakan Erdoğan'ın "stratejik hassasiyeti" nin sonucudur, "Bağdat rahatsız olmasın" düşüncesinin hassas çizgisidir.
Irak'ın üç önemli kent, Basra- Musul ve Erbil'e Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yaptığı ziyaretler tarihe yazılacak.
Özellikle Erbil bölümü, Ortadoğu politikaları açısından çok anlamlı ve önemli. Türkiye'nin Kuzey Irak teması yeni Ortadoğu dengelerinin çerçevesini oluşturacak.
DÖNÜM NOKTASI
Türkiye'nin, Irak'ın kuzeyi ile ilk resmi ziyareti "tarihi dönüm noktası" olan diplomatik temastır.
Irak'ın kuzeyinde fiili bir durum, bir bölgesel yönetim, federatif yapı bulunuyor. Türkiye, Irak'ın toprak bütünlüğünü koruyup, merkezi hükümetle yakınlaşırken Irak'ın kuzeyi ile de karşılıklı ekonomik ve diplomatik ilişkiler kuruyor.
Bu yolun perde gerisinde ne var?
Türkiye bölgeyi kazanıyor.
Türkiye, Kürtleri ve Bağdat'ı kazanmak istiyor. Ankara bunun her ikisini birlikte yapmak istiyor. Türkiye; Kuzey Irak'ın Bağdat'a sonuna kadar bağlı kalması gerektiğini ve kendisinin bunu destekleyeceğini, buna paralel olarak da Kuzey Irak'ın kalkınması, dışa açılması konularında da "ağabey rolü" oynayacağını söylüyor.
Amerikan ordusu çekiliyor. ABD ile Türkiye, Kuzey Irak'taki PKK varlığını bitirmede anlaştığı için Barzani tavır değiştirdi. Kuzey Irak'ta Barzani siyaseten zor bir durumdaydı. Gelişmeler siyasi olarak da bir güven ve istikrar ortamı yaratacak. Böylece Kuzey Irak'ı kazanacak Türkiye.
Türkiye PKK'nın sonunun Kürtlerin de tavır koymasıyla mümkün olacağını kanıtlıyor. Terörün bitmesinin, Kuzey Irak'ın kendi topraklarında bu faaliyete izin vermemesiyle mümkün olacağı görülüyor. Türkiye, PKK'nın Kürtler için de bir tehdit olduğunu göstererek onları ikna edebilir. Ankara kendilerini işbirliği kapısı olarak gösterirse Barzani gibi diğer Kürt aileler de buna ikna olacaktır.
"Kürt açılımı" bu büyük kurgunun zeminini sağlamlaştırmayı hedefliyor.
KONSOLOSLUKLAR
Basra'da konsolosluk açılmasıyla, Irak Şiileri ve İran faktörü dikkati çeker. İran ve Türkiye, Irak'ta etkili oldukları bölgelerdeki Bağdat yönetimine yardımcı olacaklardır. Türkiye Kürtlerle, İran da Şiilerle yapıcı diyalog zeminleri kurar diye umuluyor. İran'ın bazı konuları Türkiye üzerinden yürüttüğü ileri sürülüyor.
Irak'ın petrol bölgesinin egemen gücü olan Şiilerin, İran gibi bir enerji merkezi ile işbirliğine gitmesi olasılığı bazı yeni planları kapsamaktadır.
Musul'da konsolosluk açılmasının Türkmenlerle çok yakın ilişkisi vardır. Erbil'de konsolosluk açılmasının geniş yankısı olacaktır. PKK'nın ortadan kalkması, Iraklı Kürtlerle ilişkilerin geliştirilmesi ve Kuzey'in istikrarı tabii ki iyi bir gelişme; bu içerideki Kürt sorununun da çözümünü kolaylaştıracaktır.