CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Deniz Baykal'ı kim tasfiye etti?

Eklenme Tarihi 07 Aralık 2010
Deniz Baykal, 10 Mayıs 2010 tarihinde istifa etti. Aradan altı ay geçti, Baykal'ı kimin tasfiye ettiği net olarak ortaya çıkmadı. Okuyucularımız sıklıkla soruyor, "Wikileaks belgelerinden Baykal'ın tasfiyesi bilgileri çıkar mı?" diye. Çıkma ihtimali konuşuluyor. MİT eski Daire Başkanı Prof. Dr.Mahir Kaynak son açıklamalarında "Anti-Amerikancılar Baykal'ı bertaraf etti" görüşünü yinelerken, "Baykal solcu olmakla, solcu görünmekle beraber Avrupa ile ilişkileri son derece kötüydü. Ve Amerikan politikalarına karşı da olumluydu. Onu da o kanat bertaraf etti" yorumunda bulundu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun arkasında ağırlıklı olarak Almanya'nın yer aldığı gözlenirken, Kaynak'ın yorumu bu açıdan anlamlı görünüyor.

Dünyada yeni denge ve Türkiye
Önümüzdeki on beş yıl içinde yeni dünya düzeni 3 önemli gelişme ile yeni bir şekil alacağa benziyor. Bunlar, "Çin'in yükselişi, Avrupa Birliği'nin dağılışı ve Afrika kıtasının yeniden keşfi" olarak görülüyor.
Çin'in yükselişinden dünyanın iki gücü, Amerika ve Rusya'nın çok rahatsız olduğunu görüyoruz.
Rusya , "Benim zengin doğal kaynaklarım var ve Çin ile sınırdaşım, gelişmesi bizi sıkıntıya sokar" diyor. Amerika, Avrasya enerji kaynaklarını kontrol etmek istiyor. İki ülkenin de hedefi orta Asya. Bu iki güç, 'Öyleyse ikimiz Çin'i çerçevelemeliyiz' diyerek gelecek planı yapıyorlar.
Avrupa Birliği dağılmakta, giderek parçalanıyor. Avrupa ekonomik krizden fena halde zarar görüyor.
Kuzey Birliği'ne doğru birinci parçalanma, Almanya-Fransa patronluğuna İngiltere'nin karşı koyması ile ikinci parçalanma işaretleri derinlerden geliyor.
Afrika'nın yeniden keşfi.
Amerika, Rusya ve Çin gözünü Afrika'ya dikmiş. Önümüzdeki dönemde sorun gıda maddesi sorunu olacaktır. Çünkü şu anda Afrika üzerinde büyük bir çekişme var. Toprakları sınırlı ve nüfusları fazla olan ülkeler Afrika'dan yer satın almaya başlıyorlar. İşgal değil yer satın almaya. Çin ve Hindistan orada yer satın alıyor. İşte, bu üç gelişmenin ortasında bir Türkiye gerçeği var. Bu gerçek, Türkiye'nin yeni vizyonunu oluşturuyor.
Amerika ve Rusya, Çin ve Avrupa'ya karşı Türkiye'yi yanlarında tutmak istiyor. Çin, Türkiye'ye elini uzatıyor, Afrika kapısını açmak istiyor.
Böyle bir gelecek Türkiye'yi beklerken, elbette sınırlarımız içinde kalmayacak, çevremize bakacak, önce bölgesel güç durumuna gelecektik. Sonra küresel oyuncu olmak için çalışacağız. Siyasi istikrar, ekonomik istikrarı getirdi. "Komşularla sıfır sorun" politikası devreye girdi. Balkanlar'da, Kafkasya'da ve Ortadoğu'da Türkiye tarihi genlerini kullanmaya başladı. Türkiye artık bağımsız dış politika izleme yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Wikileaks belgelerinin neyi hedeflediğini bu noktadan da düşünmek gerek.
Türkiye, dünya ölçeğinde bir mücadelenin için girdi. Bu mücadele ülkemizin önünü ve ufkunu açmaktadır.

KURALLARI GÜÇLÜ OLAN KOYAR

"Türkiye, Rusya, Çin, Brezilya ve Hindistan"geleceğin gerçek yeni güçleri olarak yeni düzenin aktörleri olarak gösteriliyor.
Bilindiği gibi, kuralları güçlü olan koyar, diğerleri ona uyar.
Türkiye'de bu yeni düzende etkili bir aktör olarak oyuna dahil olma ve kural koyucular içinde yerini alma mücadelesi vermektedir. "Gölge CIA" olarak bilinen Strafor'un sahibi, ünlü stratejisit George Friedman, 'önümüzdeki 100 Yıl: 21'inci Yüzyıl İçin Öngörüler' adlı yeni kitabında , "Gelecek yüzyılın süper güçleri içinde Türkiye olacaktır. Türkiye'nin dünyadaki siyasi etkisi 2050 yılında Osmanlı Osmanlı haritasını andırır bir görüntüye girecektir" yorumunda bulunması dikkatlerden kaçmadı.

STRAFOR'ÜN GÖZÜ
"Gölge CIA"
olarak bilinen Strafor'un gözünden "Türkiye'nin geleceği" tahmini, Türkiye'nin nereye doğru yürüdüğünü şöyle göstermekte: "Türkiye gücünü Müslümanları desteklemek üzere genişletecek.
Arnavutlar'ı ve Boşnaklar'ı desteklerken Balkanlara girecek. Etkisini Ortadoğu'da güneye doğru uzatacak ve Orta Asya koridorunda zaten yakın bağlarının bulunduğu için yeni birlikler oluşturacak, Türkiye, en sonunda Kuzey Afrika'daki olayları etkileyen bir deniz gücüne yoğunlaşacak."
Friedman ve başında bulunduğu Strafor'un, Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon'a da danışmanlık yapmasını dikkatle değerlendirmeliyiz.