Bu lafı boşuna söylemez. Tuhaflıklardan birisi de, Selahattin Demirtaş'ın İmralı'ya gidememesi. Demirtaş, en son 21 Temmuz 2013 günü İmralı'ya gitmişti. O günden sonra 20'yi geçen heyetin İmralı görüşmeleri sürmesine karşın, Demirtaş gidemiyor? Neden acaba? Öcalan istese, Demirtaş'ın heyete başkanlık yapması söz konusu olurdu... 28 Şubat'ta, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ve HDP heyeti, tarihi bir açıklamayı ortaklaşa yaptıktan sonra, Demirtaş'ın üzgün-süzgün bir yüzle ortaya çıkması tartışmaları yoğunlaştırdı. Böyle bir atmosferi kırmak üzere, Demirtaş , "İmralı'ya gidip, tartışmalara son vermek" gibi bir sürpriz hamle yapabilirdi. Yapamadı/ yapmadı....
Böyle bir hamleyi Demirtaş yapamazken, (5 Mart 2015 günü) Diyarbakır Bağımsız Milletvekili Leyla Zana ve HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in, Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı'ya gitmeleri, Demirtaş üzerindeki gölgeleri arttırdı.
Demirtaş kimin projesi?
HDP Genel Başkanı Demirtaş, Ekim 2014 başında, Amerika'ya gitti, geldi, bayramın 3. günü bir açıklama yaparak, halkı sokağa davet etti. Kobani eylemleri yapıldı, 50 vatandaşımız hayatını kaybetti. Arka planında ne yatıyordu?
Bu eylemler çözüm sürecini sabote etme eylemleriydi. Çözüm süreci MİLLİ PROJESİ'Nİ sulandırmak isteyen, buna dahil olmak isteyen çevreler ve ülkelerin hamleleri göze batıyordu.
Demirtaş'ta ne yazık ki, adeta bu işleri organize eder durumdaydı. Göze batan 2 örnek: İSTİNYE BALIKÇISI: 18 Ocak'ta, Demirtaş, HÜRRİYET FETHULL AH GÜLEN MEDYA KARMASI gazetecilerle yemek yedi.
Buradaki gazetecilerin siyasi eğilimleri ve derinlikleri vardı. "Sedat Ergin, Aslı Aydıntaşbaş, Kadir Gürsel, Fatih Çekirge, Ahmet Hakan, Mehmet Altan, Nuray Mert, Nazlı Ilıcak, Oral Çalışlar..."
Bir bayan gazeteci, Demirtaş'a , 'Kandil olmasa hükümet sizi yutmuştu!
Öcalan sallanıyor! Kandille aranızı bozmayın!' diyordu. Demirtaş bu sözü kafasıyla onaylıyordu. AVRUPA BİRLİĞİ BÜYÜKEL ÇİLE RİNİN DEMİRTAŞ İLGİSİ: Yıllardır, PKK'yı koruyup kollayan, silah-mayın veren Avrupa devletlerinin Büyükelçileri Demirtaş'ı pek seviyorlar. Acaba neden? 28 ŞUBAT DOLMABAHÇE RAHATSIZL IĞI: Demirtaş'ın Dolmabahçe çağrısına yönelik ilk demecinde olumsuz duruşunu hemen ortaya koyması, barışa susamış halkımızı şaşırttı. Aslında, şaşırmamak gerekirdi. Çünkü Demirtaş'ın yüklendiği misyon, AK Parti düşmanlığını varlık nedenleri olarak gören iç ve dış yıkıcıkaramsar- statükocu çevreleri memnun etmeye yönelikti.
Nereye koşturuluyor?
Demirtaş, bir taraftan, marjinal soltatlı su sosyalistleri-Nişantaşı-Cihangir hattının sıcak ilgisine, diğer yandan küresel odakların göz yaşartan desteğine güveniyor. Öcalan, hükümete güveniyorgörüşüyor- çözüm arıyor ama Demirtaş güvenmiyor. Ne kafa! Ne plan! Gerçek şu ki, Demirtaş, Öcalan'dan giderek uzaklaşıyor ve Öcalan karşıtı cephenin idolü haline dönüşüyor. Demirtaş, Öcalan karşıtı cepheyle yan yana düşerek, KÜRESEL PROJELERE hizmet ettikçe, çözüm sürecine inanmış milyonların gözünden düşüyor...
YARIN: DEMİRTAŞ'IN YERİNE LEYLA ZANA MI?