2023'ün Cihan-şumul devletine gidişte etkili dili ve duruşuyla bayrağı dalgalandıran Ergün Diler ve inanmış kadrosunun ÜLKEMİZİN BAĞIMSIZLIĞI VE MİLLİ İRADENİN EGEMENLİĞİ YOLUNDA HİÇBİR SAVAŞTAN geri kalmayacağından emin olmalısınız.
Yarınlar, zafere inananların olacaktır.
Leyla Zana'nın liderliği
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Dolmabahçe'den tarihi açıklama yapıldığı sırada Antalya'daydı. Üzgün ve süzgün bir yüzle kameralar karşısına çıktı.
Konuşması hem ruhu hem de 'üslubu' itibariyle olumsuzluk içeriyordu.
Süreç bakımından 'yapıcı' görünmüyordu. Ondan sonraki konuşmaları da hükümete 'bozuk atan', BDP namına bir rol almaktan uzaktı. Bu tablo içinde, Kürt siyasi hareketini yakından takip eden platformlarda 'Öcalan Demirtaş'ın üzerini çizdi mi? Çizer mi?' konusu tartışılırken, aniden Diyarbakır'dan bağımsız milletvekili Leyla Zana, 5 Mart'ta İmralı'ya gitti. Öcalan'la görüştükten sonra, iki dikkat çekici harekette bulundu.
Birincisi; siyasi yasağı 2014 Aralık'ta sona ermişti. Ziyaret sonrasında HDP'ye üye oldu. 7 Haziran'da HDP'den milletvekili seçilme kararını verdi.
İkincisi; Kandil ve Erbil'e giderek 21 Mart Nevruz öncesi kanallardaki tıkanıklığı gidermeye karar verdi.
Kürt siyasi hareketinin simge isimlerinden biri olan Leyla Zana, Haziran 2012'de verdiği röportajda "Bu işi Erdoğan çözer" demişti. Çözüm Süreci'ne başından beri destek verdi.
Erdoğan'ın taşın altına elini koymasını destekledi. Aynı yolda yürüyor. 23 Aralık 2014'te Kandil ve Erbil'e gidişi ile sıkışmış olan Hükümet-HDP görüşmelerinin önünü açanların başında Leyla Zana vardı. İmralı'da PKK lideri Öcalan'la görüşen Zana, Öcalan'ın mesajını iletmek için ilk kez Kandil Dağı'na çıkmıştı. Sonra Öcalan'ın Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani'ye yazdığı bir mektubu Erbil'e götürmüştü.
Seçim sonrası senaryo
Siyasi kulislerde HDP'nin barajı aşıp aşamayacağı kadar, Selahattin Demirtaş'ın geleceği de konuşuluyor. Hatırlanırsa BDP'nin kapatılıp HDP'ye dönüşme kararı alındığında, Demirtaş kenara çekilmiş, hatta küsmüştü. Hatip Dicle, siyasi hareketin yeni lideri olarak konuşuluyordu. O dönemde, Öcalan Demirtaş'ın ismini çizmemiş, HDP Eşbaşkanı olmasını sağlamıştı.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Demirtaş şaşırtıcı bir başarı gösterince, başta Hürriyet olmak üzere malum merkez medya-Gülen medyası tarafından, Öcalan'ı gölgeleyen lider konumuna sokulmuştu. Öcalan bu gelişmelerden rahatsız oluyordu, ancak, HDP'nin seçime parti olarak girmesi kararlaştırıldıktan sonra, farklı gelişmeler oldu. Öcalan, son olarak Dolmabahçe'de yapılan hükümet-HDP ortak açıklamasıyla, çözüm süreciyle önemli bir eşiğin aşılmasını sağladı. Bu noktadan sonra, HDP'nin barajı aşması en önemli konuydu. Bunu da Demirtaş'la deneyecekti. Öcalan'ın seçimlere az kalmışken Demirtaş'ı görevden aldırması gerçekçi görünmüyordu. Demirtaş'ın kaderini seçim performansı belirleyecek.
SONUÇ: HDP'nin barajı aşıp Meclis'e girmesi halinde Türkiye siyasetinin önünde yepyeni bir yol açılacak. Yeni Süreç'te BDP'ye çok önemli bir rol düşecek. Bu rolü de, BDP'nin başında, ŞAHİN İSİM olarak Selahattin Demirtaş'ın yürütmesi yerine, çözüm sürecine inanmış Leyla Zana'nın götürmesi gündeme girecek.