Batı'nın emrindeki Kandil'in şahinleri ağızlarından köpükler çıkararak, "Çözüm süreci bitti" nutukları atmaya başlamış, onlardan geri kalmayan HDP Başkanı Selahattin Demirtaş, sıkıntı verecek açıklamalar yapıyordu. "Türkiye IŞİD'in Kobani'yi almasını istiyor, IŞİD'e destek veriyor" yalan manşetleri atan Batı medyasının tezgâhına ne yazık ki odun atılıyordu. Etrafta, "Çözüm süreci gerçekten bitiyor mu?" havası yaratılmıştı. IŞİD'i Kürtler'in üzerine süren Derin Batı da elini ovuşturmaya başlamıştı. Zaten, İŞİD'in Kürtler'in üzerine yönlendiren Derin Batı'nın amacı da Türk-Kürt kardeşliğini zaafa uğratmak, Irak Kürt yönetimi ile Türkiye'nin beraberliğini dinamitlemekti.
Erbil-Kerkük-Musul'dan Ceyhan'a akan Kürt petrolü, Derin Batı'nın (İngiliz-Amerikan) dev petrol şirketlerini çok rahatsız ediyordu. Bu petrole Türkiye'nin elinin dokunması onların uykusunu kaçırıyordu. İç ve dış hain çevrelerden körüklenen algı operasyonu devam ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan-Başbakan Davutoğlu, kararlı duruş-çıkışlarla, yıkıcı-yakıcı mahfiller, beklemedikleri tokatları birbiri ardına yedi. Türkiye, 170 bin Kobanili Kürt kardeşimize kapılarını açınca, bir an bocaladılar.
Kararlı duruş
Başbakan Ahmet Davutoğlu önceki gün HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'la bir araya geldi. Görüşmede, "Kobani'nin IŞİD'in eline geçmesini istemiyoruz, bunu önleyecek hazırlıklar içindeyiz" sözleri damga vurdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan-Başbakan Davutoğlu'nun mimarisinde yürüyen çözüm sürecindeki kararlı duruşu simgeleyen bir başka hamleyle, planlı yaratılan negatif hava pozitife çevrildi. Demirtaş ve HDP'yi de çok şaşırttığı belirtilen bu hamle, Çözüm Süreci Kurulu'nun oluşmasını sağlayacak, "Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair" kanunun Resmi Gazete'de yayımlanması oldu. ÇÖZÜM SÜRECİ KURULU ne ifade ediyor?
Devlet politikası haline gelen çözüm sürecini daha güçlü bir şekilde sürdürmek için ilgili tüm kurumları koordine edecek, nihai çözümün sağlanması için gerek duyulan yeni yöntemleri devreye sokacak ve toplumun desteğini artırmaya yönelik gerekli çalışmaları yapacak.
2013'ü unutma
2013 yılı Nevruz Bayramı'nda Diyarbakır meydanında okunan Öcalan mesajı ne diyordu? Batılı emperyalist müdahaleler, Türkü, Kürdü, Arabî toplulukları sanal sınırlara, suni problemlere gark etmeye çalışmıştır.
Saygıdeğer Türkiye halkı, Kürtler'le bin yıla yakın İslam bayrağı altındaki ortak yaşamları, kardeşlik ve dayanışma hukukuna dayanmaktadır. Zaman çatışmanın, birbirlerini horlamanın değil, ittifakın, birlikteliğin ve helalleşmenin zamanıdır. Türk ve Kürt halkları kökleri üzerinden yeniden doğmak ve ayağa kalkmak istiyorlar.
Bir zulüm cenderesinden ortaklaşa çıkış yapmak için hepimizin Ortadoğu'nun temel iki stratejik gücü olarak hareket etmeliyiz. Ortadoğu ve Orta Asya halkları artık uyanıyor. Kendine ve aslına dönüyor. Bugün artık yeni bir Türkiye'ye, yeni bir Ortadoğu'ya uyanıyoruz.
SONUÇ: Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz.
Ayrıştırmak isteyenlere karşı inat birleşeceğiz.
BÜYÜK TÜRKİYE KURULACAK.
KAÇIŞ YOK.