İstanbul Levent'teki İsrail Başkonsolosluğu'na 7 Nisan 2026'da düzenlenen DEAŞ bağlantılı terör saldırısında, saldırganları etkisiz hale getiren polis memurunun savcılık ifadesi, çatışmanın boyutunu ve emniyet güçlerinin gösterdiği olağanüstü kahramanlığı gözler önüne serdi.
Film sahnelerini aratmayan çatışmada, polisin mermisi bitmesine rağmen çatışmayı nasıl sürdürdüğü ve yaralı arkadaşlarına yaptığı kritik müdahale detaylarıyla ortaya çıktı.
ARAÇTAN İNER İNMEZ İLK SALDIRGANI VURDU
İfadeye göre olay, bir kadın polis memurunun "Saldırı var!" diye bağırmasıyla başladı.
Araçtan hemen aşağı inen polis memuru, şüphelinin 100 metre gerideki çevik kuvvet aracına uzun namlulu silahla ateş ettiğini gördü. Şüpheliyle arasında yaklaşık 10 metre mesafe kalan memur, iner inmez ateş açarak ilk teröristi yere düşürdü.
Peş peşe şarjör değiştirdiğini belirten polis memuru, o anları şu sözlerle aktardı:
"Tabancamdaki şarjörü ve yedek şarjörü şüphelileri vurmak için kullandım. Mermilerim bitince tekrar aracın orta kapısından girdim, şarjör aldım. Bu şarjördeki mermiler de bitince araca döndüm. Bize saldırıyı haber veren kadın meslektaşımın tabancasını da alarak aşağı indim. Bu silahtaki mermiler de bitince meslektaşlarımdan şarjör istedim."
SİLAHI TUTUKLUK YAPINCA MP5 İLE DEVAM ETTİ
Başka bir personelden aldığı şarjörün kendi silahıyla uyuşmaması üzerine silahı tutukluk yapan polis memuru, pes etmeyerek bağırıp silah istedi. Bir meslektaşının araçtan inip yoğun ateş altında yaklaşık 50 metre koşarak kendisine ulaştırdığı MP5 otomatik silahla çatışmaya devam eden memur, otoparktaki servis aracının önünde ateş etmeye devam eden teröristi vurarak yere serdi.