1995 seçimlerinden yüzde 20 ile çıkan Çiller, iki ayrı hükümetin kurulmasını aynı taktikle sağlarken, Başbakan yardımcısı olma, önemli bakanlıkları alma şansı bulmuştu.
Tansu Çiller, 1995'te ANAP'la bu kozu kullanarak anlaştı, Anayol'u kurdurdu.
1996 yılında bu modelle Necmettin Erbakan'ı zorladı, Refahyol hükümetinin kurulması gerçekleşti. Çiller'e bu taktiği kocası Özer Çiller, Yalım Erez, Mehmet Ağar vermişti.
7 Haziran seçimlerinde yüzde 25 oy kalıp yerinde çakılan CHP'nin genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nda Çiller ruhu canlanınca, hükümete girmek için, dönüşümlü Başbakanlık modelini önermeyi düşünüyor. Çiller taktiğini, Hüsamettin Özkan ve Erdoğan Toprak'ın verdiği söyleniyor.
Refah Partisi ile DYP (Doğru Yol Partisi) ortak bir koalisyon kurmak üzere aralarında anlaştılar. Anlaşmada "dönüşümlü başbakanlık" en çok dikkati çeken konuydu. Aslında RP hükümetin birinci partisi olduğu halde ve milletvekili sayısı DYP'nin milletvekillerinden 30 adet fazla olduğu halde böyle "dönüşümlü başbakanlık" formülünü kabul etmekle ciddi bir taviz vermiş oldu. Bakanlıkların dağılımında, en önemli beş bakanlık olan Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma, Milli Eğitim ve Sanayi bakanlıkları DYP'ye verilmişti.
Adalet, İskân, Maliye, Çalışma, Enerji, Kültür, Çevre ve Tarım bakanlıkları RP'ye; Sağlık, Ulaştırma, Turizm ve Orman bakanlıkları da DYP'ye veriliyordu.
O günlerden bu günlere gelelim. CHP aynen DYP gibi, aynı lafları ediyor, aynı bakanlıkları istiyor. Sanki zaman durmuş. CHP birinci parti olmadı. Oy artışı sağlayamadı. Bırakın yüzde 30'u, 2011 seçimlerinin altına indi, ama bulundukları noktadan, bir BAŞBAKANLIK veya BAŞBAKAN YARDIMCILIĞI çıkarmak için, her yolu deneyecekler. Peki, CHP Kılıçdaroğlu, yüzde 25 oyla, BAŞBAKANLIK'TA veya Başbakan Yardımcılığı'nda neden çok ısrarlı davranıyor? Bu işin sırrı da, Tansu Çiller'in siyasi hayatından örnekleniyor: 1995 seçimleri Tansu Çiller, Mesut Yılmaz'la dönüşümlü Başbakanlık'ta anlaşmıştı. Çiller Yılmaz'la ORTAK OLUNCA kendisine çeşitli avantajlar sağladı.
Ve iki ay sonra yapılan kongrede RAKİPLERİNİ DİSKALİFİYE ETTİ. Aynı sıkıntıyı şimdi, Kılıçdaroğlu yaşıyor. CHP'nin olağan kurultayı, Kasım veya Aralık'ta yapılacak. Kılıçdaroğlu yeni hükümette Başbakan yardımcısı olarak Tansu modeliyle, kongreyi aşmayı planlıyor. AZINLIK HÜKÜMETİ NOTLARI: Ankara kulislerinden önemli bir not vermek istiyorum. Kemal Kılıçdaroğlu evinde çok dikkati bir inceleme yapıyormuş. DSP lideri Bülent Ecevit'in Ocak 1999'da hükümet kurarken izlediği taktikleri ve detayları inceliyormuş. O GÜNLERDEN KALAN NOTLARINI ELDEN GEÇİRİYORMUŞ. Ecevit, Ocak 1999'da, ANAP ve DYP'nin desteklediği BİR AZINLIK HÜKÜMETİ KURMUŞTU. Azınlık Hükümeti, DSP için dönüm noktası olmuş, fırsatı iyi değerlendiren Ecevit, yüzde 22,19 oranında oyla, 136 milletvekili çıkarararak DSP'yi birinci parti konumuna yükseltmişti. Sonrası da malum, daha sonra kurulan DSP-MHP-ANAP hükümeti daha süresi dolmadan, hükümeti bırakmak, seçime gitmek zorunda kalmışlardı. Kılıçdaroğlu'nun bu konuyu detaylı analiz ederek, bir sürpriz yapmaya hazırlandığı söyleniyor. Yani, YENİ BİR AZINLIK HÜKÜMETİ KURMAK.
YA SEÇİM OLURSA...
Seçim sonrası ciddi firmaların yaptığı son anket şöyle: 'Seçim Sonucunun böyle olacağını bilseydiniz hangi partiye oy verirdiniz?' sorusunun cevabına göre AK Parti'nin oranı yüzde 45'e çıkıyor. CHP'de bu oran değişmiyor. MHP yüzde 2, HDP ise yüzde 3 düşüyor.
DİMYAT'A PİRİNCE GİDERKEN, KILIÇDAROĞLU EVDEKİ BULGURDAN OLMASIN!