CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Büyük değişimin şifreleri

Eklenme Tarihi 30 Aralık 2009
Türkiye tarihi bir süreç yaşıyor. Türkiye doğru yolda ilerliyor.
Türkiye'de "milletin üstünlüğü ve hukukun üstünlüğü" emin adımlarla yoluna devam ediyor.
Erdoğan'ın eski Başbakanlardan farklı bir tavır sergilemesi tarih yazacak özellikler gösteriyor.
Hükümetin, hemen hiçbir konuda geri adım atmadığına, tam tersine iddiaların üstüne üstüne gitmiş olduğuna; hükümetin kararlılığından güç alan savcı ve yargıçların da katılımıyla Türkiye'de akla bile getirilemeyecek olayların yaşandığını görüyoruz.
Bu süreçte, darbe girişimleri ve faili meçhul cinayetleri ortaya çıkaracak bir dönüm noktasına tanık oluyoruz.
Başbakan Erdoğan "tarihi bir süreç" yaşıyoruz diyerek Türkiye'de son yıllarda olup bitenlerin fazlasıyla olağanüstü ve sıra dışı olduğunu gösterdi.

Yenilikler

Yenilik ister ekonomik, ister, bilimsel, ister dinsel, isterse sosyal anlamda olsun. İnsanlık tarihinde bütün yenilikler ilk zamanlarda tepkiyle karşılaşmıştır.
Bu her zaman böyle olmuştur ve olmaya da devam edecektir. Çünkü gerek bireysel, gerekse toplumsal alışkanlıkları bir anda değiştirmek, yeni olana uyum sağlamak kolay değildir.
Ama her türlü engellemeye, barikata ve direnişe rağmen değişimin çarkları dönecek, ilerleme sağlanacak ve bu ilerlemelere olan bütün direnç noktaları kırılacaktır.
Yeniliklere, değişiklere karşı çıkan, onları engellemeye çalışan yalnızca bireyler ve toplumlar olmamıştır. Kimi zaman da, en büyük toplumsal kurum olan devlet ve onun etkili ve yetkili mekanizmaları da müthiş direnişlerini gösterecektir. Ülkemizde olan da budur. Ama ne olursa olsun, toplumumuz birçok yeniliğe alıştığı gibi buna da alışacak. Çünkü bilim ve teknolojinin dev adımlarla ilerlemesi, kitle haberleşme araçlarının dünyamızı adeta bir köye dönüştürmesi, tarihi gerçekleri kabul ettirecektir.

Büyük resim

Son dönemde yaşadığımız tablonun tahlilini yapalım. Ergenekon soruşturması tarihi derinliklere sahip. "Islak imza" tartışmaları; Kafes planı, oramirallere suikast iddiaları, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın evinin önünde not kâğıdıyla yakalanan iki rütbelide ele geçen belgeler, bağlı oldukları birimi yargının dikkat alanına soktu.
Sivil savcılar ve hâkimler ilk kez Genelkurmay Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı Seferberlik Tetkik Kurulu'na girdiler.
Emekli üç kuvvet komutanı darbe girişimleriyle ilgili ifade vermek üzere sivil savcılarını önüne çıktılar. Türkiye'de yaşanan süreç 'çoğulcu demokratikleşme' yolunda atılan emin adımlardır. Radikal bir değişim sürecini gösterir. Ancak köklü değişim dediğimiz şey, hiçbir devirde tabii, yumuşak ve maliyetsiz biçimde hayata geçemiyor.

MGK öncesi

Başbakan Erdoğan, "Bu devletin bir tanımı var. Bu tanım içersinde her kurum anayasa ne tanım yapmışsa nereye oturtmuşsa herkes onu yapacaktır. Güvenlik güçlerimiz ve yargımız da tanım ne ise görevini yapacaktır'' sözleriyle, değişim sürecinin ve son yaşanan olayların işaretini verdi.
Özel kuvvetlerde aramalar yapılırken, Erdoğan-Başbuğ (ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner) görüşmeleri oldu. Erdoğan ve Başbuğ, son yaşanan olayların MGK toplantısında bir krize dönüşmemesi için öncesinde demokratik müzakere yöntemini kullandılar.
Erdoğan 'Kişilerin işlediği suçlardan kurumları sorumlu tutulamaz' diyerek Genelkurmay'ın beklediği yönde bir açıklama yaptı. MGK toplantısı, bir kriz çıktığı izlenimini vermeyecek şekilde geçti.
Bütün gelişmeler dünyada yıldızı parlayan Türkiye'nin göstergeleridir. Birbirimizle uğraşarak vakit kaybetmek yerine büyük Türkiye için neler yapabiliriz onu düşünelim.