25 Aralık 1991'de SSCB Devlet Başkanı Gorbaçov'un istifa etmesinin ardından cumhuriyetlerin bağımsızlığını kazanmalarıyla Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği dağılmıştı.
Yerini Bağımsız Devletler Topluluğu'na bıraktı. Bu tarihten itibaren Avrupa ve Asya'nın siyasi haritası değişti.
Putin, 2000 yılında yapılan seçimlerde devlet başkanı seçildi. Rusya ekonomisi hızla büyüdü. Rusya yeniden kafasını kaldırırken, yeniden küresel güç olma hedefini ortaya koyarken, PUTİN bu konuşmayı yapmıştı.
OSMANLI'NIN YIKILMASI DA 20'İNCİ YÜZYILIN BİR JEOPOLİTİK FELALEKETİDİR: İngiliz ve Fransızların, Osmanlı imparatorluğunu yıkmasından sonra, Balkanlar ve Ortadoğu parçalandı.
Osmanlı'yı bu bölgeden sürmek ve kendi egemenliklerini bölgeye yaymak isteyen İngiltere ve Fransa, petrolün de fark edilmesiyle Ortadoğu'yu paylaştılar. 20. yüzyılda bölgeye üçüncü bir güç daha girdi: Siyonizm. Filistin'de bir Yahudi devleti kurdular.
Osmanlı sonrasında oluşan "otorite boşluğu" hiçbir zaman doldurulamadı.
Fransa ve İngiltere, Ortadoğu'ya istikrar değil, çatışma getirdiler. Geçtiğimiz 20. yüzyılda dünyanın en kanlı, en karmaşalı ve en huzursuz yerlerine döndürüldü.
Özellikle etnik ve dinî farklılıklara dayanan çatışmalar, yakın coğrafyamızı kan ve gözyaşı ile suladı. Ortadoğu'da Müslümanlar üzerinde büyük oyunlar oynandı. Maalesef Müslümanlar halen birbirini kırdırılıyor. Küresel güçler avuçlarını ovuşturarak perde gerisinden Müslüman kanı akması için ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyor.
İslam âlemi param parça, her köşesi kan ve gözyaşları ile sulanıyor. Bir yandan Müslüman, Müslüman'ı ne acıdır ki İslam adına öldürürken, diğer yandan emperyalist devletler dümenine bakıyor.
İsrail, Müslüman kanına susamış, her tezgâhın arkasında yerini alıyor. 100 yıldır olanları okuyor, görüyor, yaşıyoruz.
Şimdi 21'inci yüzyıla girdik. Bir 100 yıl daha bu düzen devam edecek mi? Hayır etmeyecek. ARTIK YENİ TÜRKİYE VAR.
2002'den beri, Türkiyemiz dışında gerçekten ses veren ne bir ülke ne de bir lider vardı. Şimdi 100 yıl sonra kafasını kaldıran bir Türkiye ve dünyaya konuşan bir liderimiz var.
Birinci Dünya Savaşı'yla kurulan düzen yıkılıyor. Yeni bir dünya kuruluyor.
Türkiye'miz bu dünyada 2023-2053-2071 stratejisi ile yola çıkmış bulunuyor.
Aziz milletimiz büyük olmaya, 100 yıl önce hapsedildiği sınırları aşmaya kararlı. Bugün 77 milyon, yarınlarda 100 milyonlar, Türkiye İmparatorluğu'nun nasıl kurulabileceğini düşünüyor. Akıllı adımlar atarak, 21'inci yüzyıla şekil veren bir ülkenin çocukları olmanın heyecanı yaşanıyor. 21. yüzyılın parametrelerine bağlı stratejimizi lime lime işlenerek yürünüyor.
İLK HEDEFİMİZ 2023: Türkiye 21'inci yüzyılın süper güçlerinden biri olmanın tarihi virajını bu yıl gerçekleştirecek. Dünyanın ilk 10 ekonomi arasına girilecek. Asya, Afrika, Balkanlar ve Kafkaslarda en büyük bölgesel güç haline gelinecek. 2023'te cumhuriyetimiz demokrasiyle ve zengin bir Türkiye ile taçlandırılacak.
İKİNCİ HEDEFİMİZ 2053: Türkiye küresel bir güç haline gelecek. Türkiye'nin etkisini hissettirdiği coğrafya neredeyse Osmanlı İmparatorluğu'nun topraklarına erişir bir coğrafya üzerinde siyasi ve ekonomik hinterland'ını kuracak. Etrafımızdaki coğrafya ile güçlü, güvenilir bir Türkiye oluşacak.
ÜÇÜNCÜ HEDEFİMİZ 2071: Cihanşümul bir devlet olunacak.
SONUÇ: Tarih yazmayı bilen, 16 devlet kurarak dünya egemenliğinde söz sahibi olmayı başarmış Aziz Milletimiz yarından başlayarak 21'inci yüzyılın Türkiye İmparatorluğu'na götürecek yürüyüşü inşallah hızlandıracaktır. ZAFER İNANANLARINDIR...