Derin planın ikinci aşamasına geçildi. Ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun aday olması sağlandı. Bu hikâye, Baykal'ın kasedi yayınlandıktan sonra hız kazanmıştı.Başarısız olanın üstü çizilirdi. Derin yapı Baykal'ı gözden çıkarmıştı. Onun başarısının sınırlı olduğunu, Baykal'ın yüzde 20 bandını aşamadığını görmüş ve yeni arayışlar içine girilmişti.
Derin yapı aradığı ismi, 2009 yılındaki yerel seçimlerden beri düşünüyordu. Yerel seçimde Doğan medyasının Kılıçdaroğlu'nu nasıl sahiplendiğini; nasıl da açıkça destek verdiklerini gördük. Kılıçdaroğlu'nun İstanbul'da ses getirmesi üzerine hazırlıkların yapıldığı anlaşılıyordu.
Yapılan anketler CHP'yi alternatif göstermiyordu. Baykal kendisine verilen son şansı da kullanamamış, Anayasa paketini engelleme görevini başaramamıştı. Baykal kaseti tam da anayasa paketinin tümü üzerindeki oylamalar yapılırken, gece yarısı yayına konuldu. Derin odaklar, CHP'de yönetim değişikliği için çarkı döndürmeye başlatırken, kasetin verdiği fırsatı kaçırmayan Doğan grubundaki bazı yazarlar, 'Baykal istifa' yazılarına başladı. Baykal istifa etti ama hiç kimse onun istifa ettiğine inanmıyordu.
Herkes onun bir şekilde yeniden döneceğine ya da emanetçi tayin edeceğine inanıyordu. Önder Sav, Baykal'dan "Hiçbir koşul altında aday olmayacağım" şeklinde bir açıklama yapması istedi ama Baykal bunu kabul etmedi. Baykal, istifasını açıkladıktan sonra telefon siyasetine başladı. Hala fiilî lider olarak, istifa öncesindeki hayatına aynen devam ediyordu. Değişen sadece mekân oldu. Artık genel merkezde değil de işlerini Angora Evleri'ndeki konutunda görüyordu. Genel başkan vekili de dâhil hala herkes onun ağzına bakıyor ve son sözü ondan bekliyordu. Hadisenin ahlaki boyutunun görülmemesi de dikkatleri çekiyordu. Ne Nesrin Baytok ne de Baykal açıkça "aramızda hiçbir ilişki yok!" diyemiyordu...
Baykal istifa ederek kamuoyunun ilgisini de 'Genel başkanlık sorununa' kaydırdı. Eğer istifa etmeseydi kamuoyunun ilgisi bu ilişkinin ayrıntılarına odaklanacak, ahlakî boyut öne çıkacaktı.
Baykal çok ustaca bir manevrayla kamuoyu ilgisini 'ilişki'den 'onurlu istifa'ya yöneltti ve 'mağdur'u oynamaya başladı. Neredeyse kaset ve içeriği tamamen unutuldu... Bu gelişmelerin bir anında, ahlaki boyuta sadece Başbakan Erdoğan değindi; "Eşlerine ihanet edenleri mağdur olarak göremeyiz" deyince dengeler sarsıldı.
CHP'ye yandaş medyada, Baykal'ın Kılıçdaroğlu'na destek vermesine yönelik yazılar hızlandı. Bu yolu Baykal açmak istemedi. Bu destek çıkmayınca, Aydın Doğa'ın kızından bahsedildi, tutmadı, Kemal Derviş dendi olmadı. Baykal direniyordu, hala Kılıçdaroğlu'nun önünü açmıyordu.
Kemal Kılıçdaroğlu'da çekingenlik yapınca, CHP yandaşı medyanın operasyonu farklı yöne kaydırıldı.
Baykal'a "istifa et" çağrısında bulunan yazarlar bu kez de adaylığını açıklayamayan Kılıçdaroğlu'na sert çıkmaya başladı. Hafta sonunda, derin temaslar yapıldı. Kılıçdaroğlu İstanbul'da temaslarda bulundu. Ve derin yapı planının ikinci aşaması Pazartesi günü başlatıldı. Kılıçdaroğlu zorlandı ve adaylığını açıklaması sağlandı. Hemen, 'Baykal'a rağmen' yorumları arka arkaya internet medyasına ve TV'lere pompalanmaya başladı. Şimdi 'Gandi Kemal'in genel başkan yapılması için tüm imkânların denenmesi günlerini yaşayacağız.
Bu hikâye bitmez...
KENAN DOĞULU VE YALIN, SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ'NDE
Türkpop müziğinin iki ünlü ismi Kenan Doğulu ve Yalın, Süleyman Demirel Üniversitesi'nin (SDÜ) öğrencisi oluyor. SDÜ Rektörü Prof.Dr. Metin Lütfi Baydar, pop müziğin ünlü isimleri Kenan Doğulu ve Yalın'ın Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü'ne kayıt yaptıracağını açıkladı. Pop müzik alanında Türkiye'yi temsil eden ve çıkardıkları albümlerde milyonlarca kişinin gönlünde taht kuran Kenan Doğulu ile Yalın Haziran ayında kayıt yaptırmak için Isparta'ya gidecekler. SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü'nde öğrencilik hayatına başlayacak olan Doğulu ve Yalın'ın Isparta'nın ve üniversitenin tanıtımına da olumlu katkı sağlayacağı görülecektir.