Elde bekleyen kaset bir komplo için değil, bir projeyi gündeme sokmakta kullanılıyor. Deniz Baykal'ı kasetle götürenlerin planının, CHP'yi revize etme, referandum, genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar uzanan uzun vadeli bir proje olduğu anlaşılıyor. Deniz Baykal'ı kasetle götüren siyaset mühendisleri (mevcut durum-müesses nizam) kasetle kimi getirecekler ona bakılmalı.Durum tespiti yapalım.
Kurultay tarihi çok yakın olduğu için yeni bir lider adayının çıkarılması zor görünüyor. Baykal'ın tekrar ve zorla geri getirilmesi de ikinci kaset nedeniyle sıkıntılı görünüyor.
Peki, çözüm ne?
CHP'yi revize etme projesinin birinci aşamasında, "Neden bir medya grubu ısrarla Baykal'ın istifasını istedi?" sorusunun cevabını vererek konuya girelim.
Baykal'a "Güle güle" çekenlere bakınız. Doğan Grubu gazetelerinin manşetleri ve bazı yazarlarının tutumları herkesin dikkatini çekti. Hele hele en keskin muhalefeti yapan ve "Deniz Baykal istifa etmeli" tavrını yansıtan Vatan ile Milliyet Gazeteleri'nin Baykal'ın çok eski arkadaşı olarak bilinen Zafer Mutlu'nun etki alanında olması çok anlamlı.
2007 seçimlerinden sonra Başbakan Erdoğan'ı ve iktidarı etkileme güçlerini kaybettiler. İktidara gücü yetmeyenlerin muhalefete gücü herhalde yeterdi. Kaset devreye sokulunca, güçlerini CHP üzerinde denediler ve Deniz Baykal'ı siyaset dışına doğru yollama hazırlıklarına başladılar. Bir sonuç aldılar, etrafa "hâlâ güçlüyüz" hissini verdiler.
Kasetle yapılan siyaset mühendisliğinin şimdi ikinci aşamasına geldik. Kasetle götürenler, kimi getirecekler? Bu isim hemen mi gelsin?
Olağanüstü kurultay'la mı gelsin? tartışması derin kulislerde sürüyor.
Milliyet'ten Mehmet Tezkan'ın (Baykal istifa ettikten sonra) attığı işaret fişeğine dikkatle bakalım:
Tezkan diyor ki; "Baykal, mücadelesini CHP Genel Başkanı titrini taşımadan da sürdürebilir. Deniz Bey olarak da uyarılarını yapabilir.
Deniz Bey olarak da yüz binlerce kişiye yol gösterebilir. Şunun şurasında 11 gün var. Genel başkanlık yarışı için süre yok. Bu saatten sonra demokratik bir seçim olmaz.
Adaylar kendilerini tanıtamazlar.
Baykal'ı ikna etsinler, dönsün.
CHP'nin vitrinini belirlesin, ama hemen sonbaharda sadece genel başkanın seçileceği olağanüstü kurultay kararı alınsın. Baykal bir kişiyi işaret eder, karşısına rakip çıkmaz. Kavgasız gürültüsüz bir kongre süreci yaşanır. Vitrin yenilenir.'' "Baykal solun Willy Brand'ı olsun'' yazıları da başlatıldı. Willy Brand modeli neydi? Danışmanı ajan çıkınca istifa etmek zorunda kalan Willy Brand, siyaset dışı kaldığı dönemde "akıl adam" kimliğini koruduğu için Sosyalist Enternasyonel toplantısında genel başkanlığa seçilmişti.
Baykal'a, "Böyle yap'' deniyor.
Deniz Baykal, düşürüldüğü durumun partisine büyük zarar vereceğini bilecek kadar da deneyimli bir siyasetçi. Baykal'ı birinci kasetle götürenler, ikinci kaset tehdidiyle Baykal'ın önünü kestiler.
Bu durumda, ne yapar Baykal? İstifa ettiği ve kurultayda aday olmayacağını da açıklayarak (aradan bir süre geçtikten sonra yeniden partisinin başına davet edilmeyi bekleyerek) yeni ismin önünü açmak zorunda kalacaktır.
KILIÇDAROĞLU'NDAN ECEVİT YARATMAK
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde, Kemal Kılıçdaroğlu için, 'Gandi Kılıçdaroğlu' kampanyasını hatırlayalım. Özellikle Doğan medyasının yaptığı CHP propagandası dikkati çekti. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı Kılıçdaroğlu'nu öne çıkardılar. Kemal Kılıçdaroğlu için bir reklam kampanyası yapıldı. Pek ilgisi olmadığı halde "Gandi" yakıştırması yaptılar. Hindistan'ın ulusal kahramanı, antiemperyalist lider Gandi ile Kılıçdaroğlu'nun ismini birleştirip "Gandi Kemal" yazdılar. "Gandi'nin yükselişi" (Hürriyet) "Sandıktan CHP'ye yeni lider çıktı" "CHP'nin başına Kılıçdaroğlu geçmeli."
Bunlar 29 Mart yerel seçimlerinden sonra atılan manşetlerden bazılarıydı.
Kasetle Baykal'ı götürenler ikinci aşamada, yeni ismin pazarlanmasını gündeme sokacaklardır.
Kemal Kılıçdaroğlu'nu CHP'nin başına geçirmek için düğmeye basılabilir. Bir zamanlar aynı operasyon Kemal Derviş için de yapılmıştı. CHP'nin ancak Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olmasıyla büyüyebileceği propagandası açıktan yapılabilir.
Yoğun olarak Milliyet Gazetesi'nde demeçleri çıkan, kamuoyu araştırmacısı Adil Gür'ün işaret fişeğine ne demeli? "Baykal iki yıl gelmesin, beklesin, onursal başkan olsun, iki yıl sonra cumhurbaşkanı adayı olur.'' Gür'ün mesajı kime? Bu mesajdan ne anlıyorsunuz? "Baykal'a gelme, yeni ismin önünü aç, Cumhurbaşkanı ol.'' Baykal'ı kasetle götürenler planlarını adım adım uyguluyor.