Türkiye, bölgesel çatışmaları körükleyen, insan hayatını hiçe sayan bir küresel strateji ile karşı karşıya."
Başbakan'ın son zamanlarda tırmandırılan PKK terörünün arka planında neler olduğunu detaylı şekilde incelediğini gösteren sözleri şöyle: Her uluslararası meselede barıştan, dayanışmadan, uzlaşmadan, toplumlar arası yakınlaşmadan yana inisiyatif kullanmaktan asla geri durmayacağız. Menfaatleri öyle gerektirdiği için bölgesel çatışmaları körükleyen, dünya kaynaklarını sömüren, insan hayatını hiçe sayan bütün küresel stratejilerin kararlılıkla karşısında duracağız."
Peki, Türkiye, bu küresel stratejiye karşı ne yapıyor?
Türkiye'nin, Kandil'e başlatılan operasyonlar ile PKK'nın beyin takımına ve çeşitli bağlantılarına son darbeyi vurmak üzere hazırlanan bir ENTEGRE STRATEJİ'yi uygulamaya soktuğu belirtiliyor.
Teröre karşı hazırlanan yeni 'ENTEGRE STRATEJİ'nin,terör belasına son darbeyi vurmak üzere olayın bütün boyutlarını göz önüne alan, hiç bir boşluk bırakmayan, başta Kandil'in artık rahat yaşanılır yerler olmayacak şekilde devamlı bombalanacağı, alan hâkimiyetinden sınır ötesi operasyonlara kadar bir strateji olduğu vurgulanıyor.
Entegre strateji içinde, hem komşular hem de Avrupa ülkeleri ile daha etkili temas ve çalışma yapılacağı ve özellikle Kuzey Irak'ta Barzani yönetiminin daha fazla adım atmasının sağlanacağı ifade ediliyor.
Yeni bir dönem
Net tavır, net sonuç getiriyor.
Başbakan Erdoğan'nın, ulusa sesleniş proğramında "PKK ile mücadelede yeni bir dönem yaşıyoruz. Hava harekâtları sürdürülecek" dediği anlarda, Kuzey Irak Yönetimi'nden KDP Başkan Yardımcısı Neçirvan Barzani, Türkiye ve İran ile olan sınır bölgelerine Sınır Savunma Güçleri'ni yerleştireceklerini söylemesi de çok anlamlı bulundu.
Bu durum, bölgesel Kürt Yönetimi'nin PKK/PJAK'a karşı pozisyonunda ciddi bir değişikliğe karşılık geliyor. PKK'nın sınır bölgelerini kendisinin koruduğunu, diğer bir ifadeyle o bölgelerin PKK'dan sorulduğunu ileri sürdüğü hatırlandığında sınıra güç konuşlandırılması PKK ile çatışma potansiyeli içeriyor.
Türkiye'nin Kuzey Irak'ta PKK'ya karşı gerçekleştirdiği operasyonlarla ilgili yapılan analizlere göre, PKK'ya karşı mücadelede son zamanlarda Ankara'yı destekleyen ABD'nin pozisyonunun dikkatle takip edilmesi gereğinden bahsediliyor.
Türkiye ile Iraklı Kürtler arasındaki ilişkilerin iyi olması ABD'nin Irak'ta istikrarı sağlama çabaları açısından hayati önem taşıdığı belirtilirken, Türkiye'nin Kandil'e hava bombardımanlarının devamı ve gerekirse kara harekâtlarının çok dikkatle şekilde yapılması üzerinde duruluyor.
PKK'ya 'derin' darbe
Kandil operasyonun çok iyi sonuçlar verdiği vurgulandı.
İyi haber alan kaynaklar, "TSK'nin son dönemde yaptığı hava harekâtı başarılı bir harekâttır. PKK'nın bilinmeyen sığınakları vurulmuştur ve ciddi bir darbe yemiştir. PKK'nın lojistik imkânları ve diğer iletişim kanalları büyük ölçüde darbe yemiştir" dediler.
Konuyu yakından takip eden bir güvenlik ve istihbarat uzmanı, PKK'nın para kaynaklarının kurutulmasının mücadelede çok önemli bir başarıyı yakalama manasında olacağını vurguladı ve "PKK'nın Avrupa'ya yayılan uyuşturucu trafiğindeki etkisi muhakkak kırılmalıdır" dedi.
Türkiye'nin, PKK'ın faaliyetlerine yönelik Fransa İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarına nota göndermesinin dikkati çektiğini ifade eden bir kaynak, "Paris'te önemli bir dava var. PKK'nın Avrupa'daki elebaşılarından Ali Rıza Altun, örgütün "kasası" olarak bilinen Nedim Seven gıyabında yargılanıyor. Bu davada 2 Kasım'da karar verilecek.Türkiye'nin net tavır koymasıyla iyi bir sonuç alınması mümkün olacaktır''dedi.
Sonuç: PKK terör örgütü adım adım son darbeye doğru götürülürken, daha mutlu ve huzurlu yarınlar için tüm vatandaşlarımızın Mübarek Ramazan ve 30 Ağustos Zafer bayramlarının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.