CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Anlamlı Kıbrıs isyanı

Eklenme Tarihi 11 Eylül 2012
Prof.Dr.Ekmeleddin İhsanoğlu, 24 yıl boyunca İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) ile İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi'nin genel direktörlüğünün yürüttü. 2005'ten bu yana İKÖ başkanlığını sürdürüyor.
Örgütün ilk Türk genel sekreteri olma özelliklerini taşıyor. İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Prof.Dr.Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Kıbrıs Türk halkının yaşadığı haksızlıklara isyan eden çıkışı ile İngilizlerin meşhur gazetesi Sunday Times'in 'Kıbrıs Rumları-İsrail' ilişkisinin yeni boyutlarını gösteren haberi ayni saatlerde haber kanallarına düştü.
İhsanoğlu'nun, KKKTC'ye uygulanan uluslararası baskılara isyan edişi, kapalı kapılar ardında oynanan oyunları deşifre etmektedir:
Rum kesiminin müzakerelere yanaşmayarak dünya kamuoyunu yanılttığını kaydeden İhsanoğlu, "Kıbrıs Türk halkı sürekli mağdur oluyor. Kıbrıs Türklerine uygulanan haksız ve zalim ambargolar sürüyor.
Bir milletin, bir halkın tarihi, coğrafyası, insan hakları elinden alınmak isteniyor. Kıbrıs Türkleri hak ettikleri uluslararası düzene, kabule, Rum Kesimi'nin tek yönlü propagandasıyla, ambargolar nedeniyle kavuşamıyorlar. Evet bu haksızlığa karşı bir isyan ediyorum'' diyor.
İhsanoğlu'nun isyan ettiği saatlerde, İngilizlerin meşhur gazetesi Sunday Times,Kıbrıs Rumları-İsrail'in yeni bir planını açıklıyordu.

LEVİATHAN BÖLGESİ
Bu plana göre, İsrail ve Güney Kıbrıs'ın, Doğu Akdeniz'deki doğalgazı, güvenlik gerekçesiyle Güney Kıbrıs'a taşımak ve burada sıvılaştırdıktan sonra tankerlerle ihraç etmek için denizaltı boru hattı inşa etmeyi planlıyor. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun geçen şubat ayında Güney Kıbrıs'ı bu nedenle ziyaret ettiği vurgulanıyor.
Sunday Times, İsrail'e ait Leviathan parselinin İsrail ve Lübnan karasuları arasında ihtilaflı bir bölgede bulunduğuna dikkat çekiyor. İhsanoğlu, isyanında çok haklı. Rumların Kıbrıs'ta neden çözüm istemedikleri, petrol ve gazı KKTC ile paylaşmamak için, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nde takoz olmalarının arka planı apaçık ortaya çıkıyor.
Bir çok yazımızda vurguladık.
Suriye sadece Suriyelilerin işi değildir. Ucu Doğu Akdeniz'deki petrol rezervlerine kadar uzanan bir konudur. Petrol ve gaz rezervlerine sahip olma savaşının cephesidir. Lübnan'ın, Filistin'in haklarını gasbetme mücadelesidir. Doğu Akdeniz'deki petrol ve gazı merkeze alırsak, Ortadoğu'da oynanan oyunları, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs üzerinde kurgulanan ekonomik çıkarları daha iyi anlamak mümkündür.
Doğu Akdeniz'de kıyısı bulunan ülkelerin bölgeye ve bölgedeki enerji kaynaklarına hakimiyeti meselesi küresel güçlerin dünya ekonomisini kontrol planları ile yakından ilişkilidir AVRUPA İHYA OLUR Levithan bölgesi, İsrail'in kuzey kıyısının 135 kilometre açıklarındadır. Kıbrıs Rumlarının ekonomik alanı olarak petrol arama izinleri vermesiyle, Avrupa'nın 100 yıllık ihtiyacını karşılamaya yetecek petrol ve gaz potansiyeli ortaya çıkarılmıştır.
Bulunan doğal gaz rezervi tam da Filistin-Gazze sınırları - açıklarında tespit edildi. Yani bu rezervin önemli bir kısmı Gazze karasuları dahilinde. Tespit edilen rezervin bır kısmının lübnan'da olduğu biliniyor.
Bu bölgede İsrail ve Kıbrıs Rumlarının önderliğinde yoğun bir hakimiyet kapışması yaşanıyor. Tabiidir ki arkalarında Amerika, Avrupa, Rusya stratejik hamleler yapmaktadır.
Bir diğer husus enerji boru hattı meselesidir. Enerji boru hatları yeni ipek yolu gibidir. Güvenilir enerji boru hatlarının tesisi büyük önem arzetmektedir. İşte Doğu Akdeniz havzası da bu tasarlanan boru hattı ağının bir parçasıdır.
Mavi Marmara gemimize yapılan İsrail saldırısı bu enerji güç savaşlarının tam ortasına düşmüştür.
KKTC bu savaşların sonucu olarak ambargolara sahne olmaktadır. İsrail, Esad'ın gitmemesi için tampon görev yapmaktadır. Gazze işgali bu nedenle sürdürülmektedir.
Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Yemen, tüm bu hareketlenmelerin olduğu ülkeler enerji hattının etrafında bulunan ülkelerdir. Enerji yollarını yeni ipek yolu olarak kabul edersek bu güç mücadelesinin sebebi hakkında bir fikir sahibi oluruz.


SONUÇ:
Kıbrıs sadece bir ada değildir.
Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, bu gerçeği görerek, Müslüman ülkelerin duygularını çok yakından izleyerek çok haklı Kıbrıs Türk Cumhuriyeti çıkışını yapmıştır.
KKTC için isyan eden cümleleri, Ortadoğu'da ve Kıbrıs'ta küresel güçlerin oynadığı oyunların arka planını göstermeye yöneliktir.