CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Afganistan komutanlığı yine Türkiye'de

Eklenme Tarihi 02 Ekim 2010
Türkiye'nin, Afganistan'da NATO'ya bağlı Uluslararası Gücü'nün (ISAF) Kabil Merkez Bölge Komutanlığı görevi 1 yıllığına uzatıldı. Türkiye, üçüncü kez bu komutayı almış oluyor.
BM Güvenlik Konseyi tarafından, 20 Aralık 2001 tarihinde alınan karar ile ISAF kuruldu.
Haziran 2002'de İngiltere'den ISAF komutasını Türkiye devralmıştı. Şubat 2003'e kadar komutayı elinde tutarak önemli başarılara imza atan Türkiye, Afganistan genelinde olumlu bir imaj yaratmış ve Türk askeri bu ülke insanının güvenini kazanmıştır.
Ocak 2004'te Hikmet Çetin, 'NATO Kıdemli Yüksek Sivil Temsilciliği' görevine getirilmiştir NATO ve Birleşmiş Milletlerin bu kararı alması, Türkiye'nin izlediği yeni dünya vizyonunun sonucudur. Türkiye'nin orta Asya'ya yönelik uygulamaya başladığı uzun vadeli stratejilerin sonucu ortaya çıkan gelişmeler, Orta Doğu'dan sonra Orta Asya'da da ülkemizin giderek ağırlık kazanan liderliğinin göstergesidir.
Afganistan'ın yeniden yapılandırılması sürecinde Türkiye'nin daha fazla rol alması konusunda, uluslararası kamuoyu tarafından destek gördüğü kadar, Afganistan içinden de ciddi bir talep olması dikkatlerden kaçmamaktadır. Diğer ülkelere göre Türkiye, Afganistan'da bir adım önde bulunmaktadır. Türkiye'nin önde olmasının temelinde, toplumların birbirine yakınlaşmasını sağlayan iki temel unsur, iki ülke arasındaki tarihî ilişkiler ile kültürel yakınlıktır.
Türkiye ile Afganistan ilişkilerinin olumlu bir geçmişe sahip olması, Afganistan halkı arasında Türkiye'ye karşı büyük bir sempatiye neden olmaktadır. Ayrıca, Afganistan halkı, Türkiye'nin Afganistan'a yönelik uzlaşmadan yana politika yürüttüğünü bilmektedir. Tüm bunlar, Türkiye'nin Afganistan'daki itibarını yükselten temel faktörler olarak değerlendirilebilir.

TÜRKİYE ORTA ASYA'DA
Avrasya bölgesinin, Orta Asya ile Orta Doğu ve Güneydoğu Asya ülkeleri arasında bir köprü özelliği taşıyan Afganistan'da, mevcut gelişmeler çerçevesinde, bölgesel rekabetin daha da önem kazandığı görülmektedir.
Türkiye'nin, orta Asya'da bulunması, çıkarları açısından önemli olduğu kadar, bölgesel güç olma isteklerinin bir gereğidir.
Soğuk Savaşın bitmesi ile Türkiye'nin Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yönelik siyasî atakları başlamıştır. Bu kapsamda Afganistan da Türk dış politikasında kendi yerini almıştır. Afganistan'ın jeopolitik önemi, Avrasya coğrafyasına hâkim olmak isteyen bölgesel ve küresel güç dengelerinin amaç ve taktikleri doğrultusunda daha iyi anlaşılır. Türk devletleri, Özbekistan, Tacikistan ve Türkmenistan; Kardeş Pakistan Türkiye'nin hiçbir zaman ilgisini esirgemediği ülkelerdir.
Türkiye'nin Afganistan'da elde edeceği başarılar Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yansıması ve böylece Türkiye'nin Afganistan üzerinden Orta Asya Türk Cumhuriyetlerine yeniden nüfuz etmesine imkân verecektir.

KURTULMUŞ'UN KURTULUŞU
Numan Kurtulmuş son kararını verdi.
Kurtulmuş'un, yeni bir siyasi hareket başlatması daha mı iyi olur, AK Parti'ye katılması daha mı iyi olur? konusu gündeme girdi.
Numan Kurtulmuş Saadet Partisini küresel dünyanın kriterleri üzerinden tanzim etmeye katlığında; istenmeyen yere giren, istenmeyen adam ilan edildi. Bir başarısızlığı, imaj kaybı söz konusu değildir. Kamuoyunda efendi duruşu, sağduyulu analizleri, düzgün konuşması ile takdir toplamıştır.
Türk siyasi hayatında yeni bir isim olarak öne çıkarmıştır.
2011 genel seçimlerine çok az bir zaman kalmışken Numan Kurtulmuş'un yeni parti kurması seçime girmesine imkân vermez. Bir başka parti çatısı altında alacağı oy, yüzde 10 altında kalacaktır.
12 Eylül referandum sonucu ortada.
Anketler şunu açıkça gösteriyor. 2011 genel seçimlerinde Ak Parti tek başına iktidar olacak. Bu gerçek ortada iken,''sağ'da bölünme'' yerine "sağ'da birlik'' daha mantıklı sonuçlar verir. Siyasette parlayan bu ismin, Ak Parti saflarında memlekete yapacağı çok işler olacaktır. Mantığın ve siyasi hayatı yakından edenlerin şu sözünü hatırlatmak istiyorum. "Kurtulmuş'un kurtuluşu, yeniden iktidar olmaya namzet Ak Parti'de yer almaktan geçer.''