Ve sonra geldik 1992 yılına... bu kez Di pietro isimli savcı göreve geldi ve soruşturmayı siyasetçiler, işadamları, adliye ve polisteki kirlenmelere taşıdı... Aralarında "başbakan ve bazı bakanların da bulunduğu" 300'ün üzerinde siyasetçi, işadamı, polis ve hâkimi mahkûm ettirdi. Kimi suçlananlar da intihar etti. Artık Di pietro ismi İtalya'yı aşmış ve dünyada bir efsane olmuştu. Onun sayesinde "mafya-siyasetçi-işadamı" üçgeni çözülmüştü. İtalya'da yaşanan kirli işler ve temiz eller gerçeği, Türkiye'de merakla takip edildi. Türkiye'de Dipetro gibi bir savcı çıkmayacak mı? diye merak ediliyordu.
Beklenen cesur savcılar Türkiye'de de ortaya çıktı.
Mahkemeler geçmişten farklı olarak derin devletin, cinayetlerin, mafyanın aklandığı yerler olmaktan kurtulma şansı yakaladı.
Türkiye; darbe teşebbüslerinin, derin devlet cinayetlerinin, binlerce faili meçhul cinayetin üstünün örtülmesiyle beraber yaşayabilir mi? Hayır. Savcılıklar, eski dosyaları birer birer açıyor. Her açılan eski dosya, Türkiye'nin yakın geçmişiyle yüzleşmesinin vesikası haline gelecektir.
Susurluk dosyası'da yakında yeniden açılırsa, tozlu raflardan dosyalar inerse, Ergenekon davasının belgeleri ile birleştirilirse, ortaya dökülen ses kayıtları, ele geçirilen silahlar, LAW'lar, bombalar her şey, o karanlık hangarların kapısını biraz daha açacaktır. Kapı açıldığında, o yığının altında kalacak çok "mümtaz şahsiyetler" te çıkabilir.
Bir yerden sonra kirli ve derin yapı, bütün kozmik adamlarını ele verecektir.
* * *
MEHMET EYMÜR'ÜN, HANEFİ AVCI ÜZERİNDEN MESAJLARI
Hanefi Avcı ve Mehmet Eymür, Susurluk'un iki önemli tanıdığı ve birbirlerini dava eden iki uzman güvenlikçidir. Mehmet Eymür, 2 Nisan 1997'de Hanefi Avcı hakkında 500 milyon lralık tazminat davası açmıştı.
Eymür, dava dilekçesinde Avcı'nın resmi görevini kişisel menfaatleri için kullandığını iddia ediyordu. Hanefi Avcı, mahkemeye yazdığı cevap dilekçesinde Eymür ile Yeşil'in ilişkilerini anlatıyordu.
Susurluk dosyası yeniden açılırsa, içinden Eymür ve Avcı'nın, rakip iki kampı temsil ettikleri anlaşılır. Ne tesadüf ki, bu isimler Ergenekon davasının iki önemli tanıdığı aynı zamanda.
Eymür aniden ortaya çıktı, Hanefi Avcı üzerinden bir yerlere mesaj göndermeye başladı: ''Susurluk'u ilk ortaya çıkaran benim, raporunu yazan kişiyim. Hanefi Avcı çıktı ve devlet içinde yapılar olduğunu, polis içinde Mehmet Ağar'ın, jandarmada Veli Küçük'ün, MİT'te de benim adımı verdi. Ben oraya konmaktan çok rahatsız oldum.
Avcı, o dönemde İstihbarat Başkan Yardımcısı'ydı. MİT'in telefonlarını izinsiz olarak dinledi.
Bugün, bazı şeyler simge gibi ortaya konuyor. Biz onlara hücum ediyoruz ama arkasında çok daha büyük güçler var. O güçleri arkasından çekseniz, simge haline gelen kişiler belki o kadar etkin olmayacaklar''
* * *
IRAK'IN YENİDEN ŞEKİLLENDİRİLMESİ
Kürt meselesine ilişkin çözüm arayışı, ''Irak'ın yeniden yapılandırılmasına'' ilişkin daha kapsamlı bir projenin parçasıdır.
Amerika, 2011 yılı sonuna kadar Irak'tan çekiyor. Irak ruhen üçe bölünmüş durumda, Kürt, Şii ve Sünni olarak üçe parçalanmış.
Amerika giderken bölgesel sorunların asgari düzeye indiği istikrarlı bir yapı devretmeyi planlıyor. ABD için öncelikli çözüm Irak'ın durumudur, bu noktada PKK''yı gözden çıkaracağı açıktır.
Amerika, bu projeyi Türkiye'ye rağmen gerçekleştirmezdi.
Türkiye denklemde olduğu sürece, Amerika'ya PKK faturasını çıkarırdı.
Ve Türkiye o faturayı Amerika'ya çıkarıyor.
Amerika, PKK'yı çözüme zorlarken, Kuzey Irak Kürt yönetimi başkanı Barzani'yi devreye sokuyor. Kuzey Irak'taki yerel yönetim de ABD'siz bu coğrafya da yaşayamaz, Barzani için esas olan, PKK'dan ziyade kendi devletlerini kurma planıdır.
Amerika ile model ortaklık noktasında olan Türkiye gibi bir ''ağabeye ''yaslanmadan varlıklarını korumanın zorluğunu iyi bilen Barzani, bugün dünden daha atak ve cesur olmak zorunda. Bu nedenle, PKK'nın silah bırakacağı bir Ortadoğu'da, Türkiye ''ağabeyliğini ''yapma imkânı bulacaktır.