CANLI YAYIN
BÜLENT ERANDAÇ
BÜLENT ERANDAÇ

Liderlik zirvesi

Eklenme Tarihi 09 Temmuz 2026

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türk diplomasisi ve savunma tarihi açısından benzersiz günlerden geçiyoruz. Başkent Ankara, "zirve içinde zirve" olarak adlandırabileceğimiz bir dizi uluslararası toplantıya ev sahipliği yaptı. Salı günü "Türk-Amerikan İlişkilerinde Yeni Ufuklar Zirvesi"ne tanıklık ettik. Çarşamba günü ise 77 yıllık NATO tarihinin en önemli zirvelerinden biri gerçekleştirildi. Zirvede NATO'nun geleceğine yön verecek kararlar alınırken kritik temaslar, dikkat çeken açıklamalar ve sürpriz gelişmeler yaşandı. Erdoğan-Trump dostluğu sıcak görüntüler verirken, ikinci gün tansiyonun yükseldiği, heyecan ve merak uyandıran gelişmelere sahne oldu. ABD Başkanı Donald Trump'ın liderler zirvesi öncesinde NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmenin ardından Avrupa liderlerine yönelik eleştirilerini yinelemesi ve İran ile ilgili yaptığı açıklamalar gündemin bir anda değişmesine neden oldu. Zirve toplantısına son gelen lider Trump oldu.

Bu konuda Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un çabaları sonuç vermedi. Ankara NATO Zirvesi'nin ikinci günündeki gelişmelere geçmeden önce, zirve marjında Salı günü Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında yapılan görüşmenin ortaya çıkardığı sonuçların anlam ve önemini değerlendirmek istiyorum. Trump, "Ben dostumu yaptırımlarla boğmak istemiyorum. Yaptırımları iptal edeceğiz.
Bunun tartışılmasıyla vakit kaybetmek istemiyorum. Artık zamanı geldi.

Biz dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz." diyerek önemli mesajlar verdi. Trump ayrıca Erdoğan'ı çok sevdiğini belirterek NATO Zirvesi'ne katıldığını ifade etti ve "Türkiye'ye F-35 satışını ve satın alınacak F-16'lar ile modernizasyon kitlerinin verilmesini sağlayacağım." dedi. Bu pakete, Milli Muharip Uçak KAAN için gerekli motorların da eklenmesi halinde, Türkiye açısından son derece önemli bir kazanım ortaya çıkacaktır. Zirvenin ikinci gününde Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Zirvesi'ne katılan liderleri karşıladı.

Liderler daha sonra aile fotoğrafı çektirdi. Fotoğraf çekiminin ardından kapalı oturuma geçildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada Türkiye'nin NATO'ya katkılarını anlatarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Türkiye, savunma sanayisindeki atılımlarıyla üretim ve ihracat kapasitesi bakımından dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdi.

İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını taahhüt edilen tarihten önce, üç yıl içinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en fazla hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetleri için Çelik Kubbe Projesi kapsamında 24 milyar dolarlık ilave bütçe ayırdık. Avrupa'nın en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak, ihtiyaç duyulan her aşamada yeteneklerimizi ittifakın hizmetine sunuyoruz. Kosova'da, Karadeniz'de, Baltıklar'da ve diğer bölgelerde NATO'nun harekât, misyon ve tatbikatlarına en fazla katkı veren ülkelerden biriyiz." Erdoğan liderliğinde Türkiye, Ankara NATO Zirvesi'nde yalnızca ev sahibi ülke değil, küresel diplomasinin yön veren başlıca aktörlerinden biri olduğunu bir kez daha gösterdi.
Dünyanın güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği, savaşların ve krizlerin uluslararası sistemi derinden sarstığı bir dönemde Türkiye, izlediği çok yönlü dış politika ve güçlü diplomasiyle çözüm üreten ülkelerin ön sıralarında yer aldı.

Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, artık sadece gelişmeleri takip eden değil; masayı kuran, tarafları bir araya getiren ve uluslararası dengelerin oluşmasına katkı sunan bir ülke konumuna yükseldi. Rusya-Ukrayna savaşından Orta Doğu krizlerine, enerji güvenliğinden Karadeniz'in istikrarına kadar birçok kritik başlıkta Ankara'nın görüşü dikkate alınıyor, Türkiye'nin diplomatik girişimleri yakından takip ediliyor.
Ankara NATO Zirvesi de gösterdi ki Türkiye, güçlü liderliği, etkin diplomasisi ve artan savunma kapasitesiyle yalnızca bölgesel bir güç değil, küresel ölçekte dengeleri etkileyen ve uluslararası sistemde ağırlığı giderek artan bir aktör olmayı sürdürüyor.