Ve yanan ciğerlerimiz var. Şehitlerimizden Erdoğan Sönmez'in...
Evinde bir babanın da isyanı var.
İlyas Sönmez "Ben de bir Kürt'üm" diyor.
Öldürülen oğlu da Kürt...
Ve diyor ki; "Oğlumun silahını verin...
Ben gideceğim...
Tek başıma gideceğim.
Gitmeyen namussuzdur.
Dört tane çapulcuya kalacak meydan."
Evet bu ülke için öldürülen bir Kürt'ün babası...
Eline oğlunun silahını alıp...
Katillerle yüz yüze gelmek istiyor.
O şehit babası Kürt...
Katillere sarılıp...
Onları öpmeyecek...
O şehit Kürt'ün katillerine...
Sarılıp öpenler...
Acaba öldürülen Kürt'ün...
Ailesine de gidip sarılabilecek mi?
Onlarda bu cesaret var mı?
Ve de insaf ve vicdan...
Eğer bir gram varsa...
Kürt şehidin Kürt babasının...
Sözlerini defalarca dinlesinler...
Bakalım...
Anlayabilecekler mi?
İran vuruyordu, şimdi öpüyor
Bir zamanlar PJAK diye...
Bir örgüt vardı.
PKK'nın yan koluydu.
Terör örgütü sırf İran'ı karıştırmak... İran'daki Kürtleri ayaklandırmak için...
Bu örgütle İran'ı vuruyordu.
İsrail ve ABD İran'ı vuruyor diye...
Örgüte silah yağdırıyordu.
Ancak PKK İran ile vuruşurken...
Şimdi öpüşmeye başladı. İran Şehidan bölgesinde...
PKK'ya kamplar açtı.
Binden fazla teröristi...
İran ordusu eğitimden geçirdi.
Sınırımızdaki karakolları da PKK'ya verdi. İran'ı vurması için verilen...
ABD ve İsrail silahları da...
Böylece bize döndü.
Terör işte böyle bir şey...
Şu an iki düşman cephe...
Bir yanda ABD ve İsrail...
Diğer yanda onların düşmanı... İran ve Suriye ittifakı...
Döndüler dolaştılar...
PKK'ya destek konusunda...
Ortak noktada buluştular.
Terörü besliyorlar...
Ortadoğu'daki çıkarları için...
Terör maşaları ile besleniyorlar.
Çünkü "Yeni Türkiye" var artık.
Ve "Yeni Türkiye"...
Son yıllarda...
Eskisi gibi karın doyurmuyor...
Bazılarına geçmişte olduğu gibi... "Pas pas" olmuyor...
İşte bütün mesele bu.
Fiskirtme haber
İngiliz İndependet gazetesinin...
Dünyaca ünlü gazetecisi...
Robert Fisk...
Esad'ın hapishanesine girmeyi başarmış.
Esad ne hikmetse...
İlk kez bir batılı gazeteciye...
Cezaevi kapılarını açmış.
İnsancıl bir yaklaşım göstermiş imiş....
O hapishanede de bir Türk varmış.
Robert Fisk'in karşısına çıkarmışlar... "Bana çok iyi bakıyorlar burada" demiş Türk mahkum.
Afganistan-Pakistan sınırındaki kamplarda...
Eğitim almış Taliban'dan imiş...
Esad da bu mahkumu...
Gayet hümanist bir kalp ile...
Fisk'in önüne koymuş.
Kendi halkını öldüren zalim...
İngiliz gazeteciyi fena halde kullanıyor.
İngiliz aracılığı ile...
Dünyaya "Türkiye Taliban ile...
Ortak hareket ediyor" mesajı vermeye çalışıyor.
Mahkumu da Fisk denen adamı da...
Tepe tepe kullanıyor.
O Türk, kayınvalidesinin cenazesi için...
Halep'e gittiğinde tutuklanmış...
Daha önce de bir Türk gazetecinin eline...
Fotomontajla roketatar yerleştirip...
Kamera önünde de...
Gözünü şişirerek metin okutmuştu Esad... Şimdi de Türk mahkumla...
Fisk'i buluşturuyor...
Yersen diyor....
Yürü be koçum
Burak G.Saray formasıyla...
İlk golünü attıktan sonra...
Kameraya koşup....
Parmağını ağzına götürdü ve... "Sus" işareti yaptı.
Yani bana ve...
Benim gibi onu eleştirenlere... "Kapayın çenenizi" dedi.
Sus işareti hastane duvarlarında... "Sessiz olun, hastaları...
Rahatsız etmeyin" diye....
Sağlıklı yaşam için kullanılır...
Zeki, çevik ve sağlıklı...
Yere atmak için değil...
Gol atarak...
Haksız penaltı için...
Kendini yere atma...
Çirkinliğini üzerinden...
Atabiliyorsan...
Bize "Çenenizi kapayın ulan" feyki attırıyorsan...
Durma...
İki yumruk da çenemize at.
Kendimize gelelim...
Haddimizi bilelim.