CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Saldırın... Saldırın!

Eklenme Tarihi 20 Ekim 2013
"Görüşmelere
koyu elbiseyle geliyor.
Sakin bir sesle konuşuyor." diyorlar.
Elbisesine, ses tonuna kadar analizler yapıyorlar.
Analiz'in sahipleri ABD'li diplomat ve politikacılar.
Elbisesi hakkında yorum yapılan ise bizden biri.
Adı; Hakan Fidan...
O MİT'in başındaki kişi.
İsrail ve onun beslemesi ABD basınının yerden yere vurduğu adam.
Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun deyimiyle;
"Yerden yere vuruyorlarsa demek ki doğru yolda" denen adam.
Yabancılar sadece elbise ve ses tonuna takılmamış.
"Hiç Suudi İstihbarat şefi Prens Bandar gibi değil" diyorlar.
Bitmiyor Hakan Fidan analizleri yabancı diplomat ve bürokratların.
"Büyük puroları yok" diyorlar...
Puroya kadar giriyorlar.
"Süslü takım elbiseleri yok" diyorlar...
Elbisesinin süsüne kadar dikkat kesiliyorlar.
"Koyu renk gözlükleri yok" diyorlar...
Gözlük olayına bile dalıyorlar.
"Havalı değil" diyorlar.
Bir tek içtiği suyu konuşmuyorlar.
Onu da yakında duyarsak şaşırmam.
Vallahi Hakan Fidan'ı hiç görmüşlüğüm yok.
Ama yabancı diplomatlar sayesinde görmüş kadar oldum.
Sağolsunlar, ABD gazetelerine demeçler veriyorlar Fidan'la ilgili.
Sayelerinde MİT'in başındaki adam hakkında bilgi sahibi oluyoruz.
Wall Street Journal, Washington Post ve bilimum Musevi sermayesi gazete Bizim MİT'e ve onun başındakine saldırıyor.
Giydiği çoraba kadar araştırıyor.
Bugüne kadar hiçbir MİT müsteşarı hakkında böyle yazılmamıştı.
Cumhuriyet tarihinde dünyanın böylesine konuştuğu tek MİTçimiz yoktu.
Vallahi kutluyorum Hakan Fidan'ı.
Demek ki gerçekten doğru yolda.
Demek ki gerçekten birilerini rahatsız etmiş.
Cumhuriyet tarihi ömrümüz hep CIA başkanlarını konuşmakla geçmişti.
MOSSAD başkanlarının giydiği dona kadar yazıyordu malum gazeteci yazarlarımız.
Biz de "Vay be CIA-MOSSAD ha" deyip komplekse giriyorduk.
Bu İstihbarat örgütlerini gözümüzde büyütüyorduk.
Zaten geçmişte bizim istihbaratçılar CIA ve MOSSAD'a bilgi verirdi önce.
Enseye tokat giderdik.
Gazeteci yazar büyüklerimizin ev ziyaretleri ile MİT'in başına birileri atanırdı.
MOSSAD gelip post modern darbe yapardı bu ülkede.
Oturup izlerdi bizim MİT.
Yardım da ederdi gereken yerlerde.
Şimdi Türk istihbaratı bağımsız hareket ediyor Ortadoğu'da.
1 milyon 200 bin kişinin sınırımızdan can havliyle girdiği Suriye'de Milli kaygılarıyla tek başına hareket ederek politika geliştiriyor.
MOSSAD'a sormuyor.
MOSSAD'a bilgi veren kapı kulu, köle, muhbir olmuyor.
İsrail "Değersizleşen bir yalnızlığa" itildiği Ortadaoğu'da 28 Şubat'ta kucağına oturttuğu Türkiye'yi artık göremiyor.
Ortadoğu'da kucağa oturacağım diye korkuyor.
Hakan Fidan'a ulaşamıyor.
Amerika'da MOSSAD sermayesi ile kurduğu gazeteler ve başına geçirdiği piyon patron-yazarları aracılığıyla saldırıyor.
Hem de APTALCA.
Aptalca dedim çünkü;
Neymiş efendim "İsrail'e çalışan 10 İranlı ajanı Tahran'a ihbar etmiş Hakan Fidan!"
Hah hah ha!!!
Türk İstihbaratı ile İran İstihbaratı zaten Ortadoğu'da ve özellikle Suriye'de birbirine girmiş durumda.
Ulen gerzekler!..
Bu kadar mı salaksınız?
Bulamadınız mı başka yalan?
Sizde Hakan Fidan'ın çorabı kadar akıl yok ha!
Her türlü aptallığınız Hakan Fidan'ı daha da büyütüyor.
Sağolun... Yola devam!