CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Öz suyunun suyu tv

Eklenme Tarihi 10 Kasım 2010
Uğur Dündar gecenin bir yarısında saatler 00.37'yi gösterirken Deniz Baykal'ı ağırladı Arena'da.
Hey gidi hey idi… CHP'de ortalık karışmış, parti içinde darbe olmuş, daha önce bir başka darbe ile indirilen Deniz Baykal ekranda ama hemen herkesin rüyaya yattığı saatte… "Yeni CHP" kavramına takmış Deniz Baykal. "Yahu bu Öz Hakiki Koç gibi bir şey. Olur mu hiç Yeni CHP?. Şimdi Star'da biraz değişim olsa Yeni Star, Öz Hakiki Star mı diyeceksiniz?" şeklinde konuşuyor, Dündar kıkır kıkır gülüyordu… Aslında ortada acı bir durum var… Ve yeni bir Star kabak gibi sırıtıyor… Star dün akşam Komedi Dükkanı'nın tekrarını yayınladı Prime Time'da… Tolga Çevik'in ikinci baskısı oynarken alt yazı vardı ekranda; "Baykal bu programdan sonra Arena'da" diye… Komedi Dükkanı tekrarı sona erdi, jeneriksiz reklama gidildi.
Reklam dönüşü bir başka Komedi Dükkanı'nın tekrarı ekrana sürüldü.
Evet bu müthiş bir dönüşüm, inanılmaz ötesi bir yenilikti… Baykal gibi önemli bir konuğu ağırlayan, gündemi yakalayan Arena ancak ve ancak bir programın tekrarından sonra bir daha ekrana gelen tekrarın ardından ekrana gelebiliyordu… Öz suyunun suyu Star tv gibi bir durum vardı ortada…

* * *
"Bir kereden bişi olmaz"mış
Adam intihar etmiş. On katlı apartmandan atlıyor.
Okan Bayülgen "Bir kereye mahsus bu görüntüleri yayınlayabiliyoruz" diyor ve yayınlıyor...
Dehşet görüntü... İnsanın izlerken tüyleri diken diken oluyor.
Ne gerek var Okan?...
Yarın da "Bir kereye mahsus" bahanesinin ardına saklanıp, kafası kesilen bir adamı yayınlama hakkına mı sahipsin yani? Ama ne?
Bir kere yayınlayınca ne oluyor? Memleket mi kurtuluyor?
Beyaz "Okan ve programı beni bağlamaz" demiş.
Okan'ın "Bir kereye mahsus" bahanesi de beni bağlamıyor.
Ama seni çok fena bağlıyor sevgili Okan haberin olsun...

* * *

Ayşe'nin tabanları
Bir zarf geldi, içinden "Ben bir başka senim" adlı kitap çıktı...
Yazarının ismi Priya Kumar idi...
Bu isim bana hiç yabancı gelmedi... "Priya Kumar" kimdi diye düşünürken aklıma Ayşe Arman geldi...
Hindistan Mumbai'lerde ateşin üzerinde yürümüştü bir zamanlar Ayşe. Uzun uzun yaşadıklarını haykırmıştı gazetesinden. İşte Ayşe'ye ateş üzerinde bu kumarı oynatan kişi Priya Kumar'dı...
Priya'nın piarını taa o günlerden iyi yapmıştı Ayşe… Yazısında 1200 derece ateşte yürüyenler içinde şüphecilerin olduğunu ama yanan bulunmadığını söylüyordu.
Halbuki Priya kitabında "Defalarca ateşte yürüdüm ama hep ayaklarımı yaktım" diyor...
Demek ki Ayşe "Yanan yok" derken bizi keklemiş… Acaba Ayşe'nin de ayakları yandı da bize çaktırmadı mı?
Tabanlarına bakmak lazım…