Bağdat Caddesi'nde bir mekanda patlama oluyor.
Vatandaşlar korkuyla mekandan ve çevresinden kaçıyor.
Bir kişi yere düşüyor, ardından kaçanlar geliyor.
Kimse yerdeki vatandaşa bakmıyor.
Kaçanlardan biri geri dönüyor paltosunu almaya.
Yerdeki vatandaşa göz ucuyla bakıyor, paltosunu alıp gidiyor.
Palto daha değerli, yerdeki insan kimin umurunda.
Saniyeler sonra yerden kalkamayan vatandaş alevlere teslim oluyor.
Haberde "İnsanlık öldü mü?" sorusu masaya yatırılıyor.
Sokaktaki vatandaşa bu soruluyor.
Herkes "İnsanlık öldü" diyor…
Hepimiz insanız…
Hepimiz insanlık öldü diyoruz.
Yani öldüğümüzü söylüyoruz…
O patlamada alevler içinde yanan mekanın karşısında başka cafeler vardı.
Orada oturup ellerinde cep telefonu ile çekim yapıyorlardı…
Ve hiçbir şey olmamış gibi yemeye-içmeye devam ediyorlardı…
Televizyoncu dostlarla bu görüntüleri tartıştık bir masada.
İçlerinden biri başından geçen olayı anlattı.
Kartal'dan Mecidiyeköy'e geliyormuş otobüsle..
Otobana çıktıklarında gözleri kararmış ve bayılmış.
Kendine geldiğinde büyük bir korkuya kapılmış.
Zira otoban kenarında yerde yatıyormuş.
Kimsecikler yokmuş. "Beni otobüsten indirmişler, yol kenarına bırakmışlar.
Sonra Belediye Otobüsü yoluna devam etmiş.
Herkesin işi gücü var." dedi… Yine de içlerindeki insanlık ruhunu teslim etmemiş henüz.
Otobanda terk ettikleri baygın televizyoncuya ambulans çağırmışlar.
"Bir süre sonra ambulans geldi" dedi dostum.
Şaşkına dönmüş içinden inenler…
"Seni buraya kim attı?" diyerek…
* * *
REKLAMLAR!
Ümit Zileli katıldığı programlarda hep birilerine kızıyor.
Ayağa kalkıyor, söylenerek stüdyoyu terkediyor.
Kanal hemen reklama gidiyor.
Reklam dönüşünde bir bakıyorsunuz…
Yayını terkeden Ümit…
Geri dönmüş, yayında.
Acaba diyorum reklamlar tüketimi ve kapitalizmi körükleyip, sermayeye kazandırıyor diye mi yapıyor bunu?...
Yoksa bir reklam taktiği mi?
Sonuçta her hafta habersin internet sitelerinde…
"Ümit yayını terketti" diye…
İyi reklam…
* * *
MERAK
Şu anda mümkün değil gibi görünüyor ama…
Şöyle bir hayal kursak…
Sandıktan kendi partileri yüzde 60 oy alarak çıksa…
Acaba Müjdat Gezen ve onun gibi düşünenler…
Nasıl yorumlayacak?
* * *
ÖZÜR
Mısır'da sandık karşıtı Hüsnücüler, sandık isteyenlere develerle saldırıyordu.
"Bizde deve yok" diye yazmıştım dün.
Yerli sandık karşıtı Hüsnücüleri hayal kurmasınlar diye uyarmıştım.
Okuyucumdan mail geldi.
"Türkiye'de az da olsa deve var" diyor. "Turistler biniyor" diye uyarmış.
Düzeltir, özür dilerim.
* * *
OKAN'IN HATASI
Kimse ne kadar farkında bilmiyorum…
Ancak son zamanlarda Okan Bayülgen'de büyük düşüş yaşanıyor.
Cumartesileri Okan'ı beklerdi seyirci.
Bu algı artık bitme noktasında.
Çünkü haftada üç program yaparsan yüzünü eskitirsin.
Beklentiyi bitirirsin.
Okan eskiden tek programına bir yıl ara verir, yüzünü dinlendirirdi.
Ve kazanırdı.
Şimdi birden fazla programla fazlasıyla yordu.
Kaybediyor.