Lübnan İstihbaratı Bourj El-Barajneh'te operasyon düzenliyor.
Hedefteki üç kişi ile ilgili ihbar var.
"MOSSAD Ajanları burada" diye ihbar geliyor.
Operasyon sonucu üç kişi yakalanıyor.
Sorgulama sonucu ilginç bir sonuç çıkıyor ortaya.
Yakalanan 3 kişi de PKK'lı.
Ve üç PKK'lıdan ilginç bir itiraf geliyor;
"Buraya İsrail adına casusluk yapmaya geldik."
Bir yıl önce yine Beyrut'un kuzeyindeki sahil kenti Jounieh'te bir başka operasyon geliyor hafızalara.
Lübnan istihbaratının İsrail casus şebekelerine karşı yürüttüğü operasyonda yine PKK'lılar yakalanıyor.
Ve onlar da MOSSAD adına çalışıyor.
PKK'nın Kandil'deki elebaşlarından Murat Karayılan da aynı tarihlerde demeç veriyordu.
Kendisine uzatılan mikrofon İsrail'in önde gelen yayın organı "Kanal 2" televizyonuydu.
Karayılan;
"İsrail'in düşmanları bizim de düşmanlarımızdır" diyordu.
İsrail televizyonu bir de belgesel yayınlıyordu.
Belgeselde konuşan isim, Irak'a gönderilmiş olan eski MOSSAD ajanı Eliyezer Safrir'di.
İsrail televizyonunda eski MOSSAD ajanının dudaklarından şu cümle dökülüyordu;
"PKK'lılar ile İsrailliler arasında büyük bir aşk ve sevgi var."
Eliyezer Safrir daha da ileri gidiyor, çarpıcı açıklamalar yapıyordu;
"Onlara uçaksavar topları sevk ettik.
Aynı zamanda saha topları taşıdık Kandil'e."
Belli bir aşamada kendilerine STRELLA omuz füzeleri de verdik.
Kurslar da verildi tabii."
PKK-MOSSAD aşkı eski ajanın dediği gibi dağları eritecek kadar derindi.
PKK'nın 2. Adamı Murat Karayılan bu aşkla ilgili önemli ipuçları veriyordu bir zamanlar;
"İsrail, Mavi Marmara gemisinin Gazze'ye girmesini engellediğinde...
Biz de çok başarılı bir eylem gerçekleştirdik.
İskenderun'daki Türk ordusuna karşı."
Evet aynı tarihlerde PKK da "İsrail'i vuruş" menzilinde olan füzelerin yer aldığı İskenderun'daki askeri tesislere saldırıyordu.
Aşk işte böylesine ölümsüzdü.
Ve çok ilginç PKK'yı Kandil'de kucağına oturtan MOSSAD yıllarca Türkiye'de de MİT'i cebinde gezdiriyordu.
MİT'in bu ülkede bir zamanlar açılımı sanki;
"MOSSAD İstihbarat Taşeronu"ydu.
Elini kolun sallayarak geziyordu bizim topraklarda.
Sanki kendi ülkesindeymiş gibi rahattı.
Kahvelerden bile adam toplayacak kadar içimizdeydi.
Her istihbaratımızı paylaşıyorduk MOSSAD'la.
Ve şu an 2013'ün son iki ayındayız.
MOSSAD artık kahvelerimizden adam toplayamıyor.
Artık onun istihbarat taşeronu değiliz.
Hakan Fidan'la birlikte MİLLİ kimliğine dönüş yaptı.
Ortadoğu ve Afrika'da bizim çocuklar at koşturuyor, MOSSAD nal topluyor.
Büyük aşk yaşadıkları PKK'yı dağdan ve İsrail'in kucağından indirmek için de en büyük mücadeleyi Hakan Fidan'la ekibi veriyor.
Haliyle İsrail yanlısı İngiliz ve ABD gazeteleri de "Fidan"ı hedef tahtasına koyuyor.
Son haber daha da ilginç.
İstanbul, Iğdır, Van, Konya ve Osmaniye'de Türk tavlama avına çıktı MOSSAD.
Onları eğitip İran'da casusluk yaptırmak üzere hem de.
MİT devreye girip gereğini yaptı.
İşte bunun için saldırıyor Musevi patronların gazeteleri Hakan Fidan'a.
"İran'a İsrail casuslarının ismini verdi" diye.
İsim verme yok.
Bugün yapılan iş MOSSAD'ın ismini bu ülkeden silmek.
Onları MORsad'a çevirmek!!!