Beni görünce "Azar azaar Bekiir Hazar" diye koskoca havaalanında şarkı söylemeye başladı. "Sana yaptım bu besteyi" dedi… Herkes bize bakıyordu, utandım sütunun arkasına saklandım.
O esnada bir anons yapıldı… "İstanbul'a gidecek uçak 20 dakika rotarlı" diye… M.Ali Erbil havaalanında bu defa avaz avaz "Aaaa… Aaaaa" diye bağırmaya başladı.
Uçağa bindiğimde M.Ali Erbil yanındakilere hala benim için yaptığı şarkıyı söylüyordu.
35 dakika rötarlı kalktık.
İstanbul semalarına geldiğimizde pilot anons yaptı… "Atatürk havalimanındaki yoğunluk nedeniyle Yalova'ya geçiyoruz. Tüm uçaklar oraya yönlendirildi.
1000'er feet alçalarak Yalova üzerinde dolaşacağız. Sabırlar diliyorum" diye… Tam yarım saat Yalova üzerinde dolaştık.
O esnada önümüzde iki uçak saydım.
Kim bilir daha önlerde kaç uçak vardı… Dönüşler yaparken de işi gücü bıraktım arkamızda tam 12 uçak saydım… Gecenin karanlığında 12 uçağı fark edebiliyorsam peşinde kaç tane kuyruğa girmiş varın siz düşünün… E-5 otobana dönmüştü hava… Üstelik yağmur, bulut, yıldırımlar arasında… Allah havalimanında çalışanlara da, gökyüzünde kuyruklarda uçak kullanan pilotlarımıza da sabırlar versin… İstanbul artık hava trafiğini liman olarak kaldıramıyor… Buna acil bir çözüm için geç
bile kalındı…
* * *
BU FİLM MUTLAKA  YAPILMALI
Digitürk'te geçtiğimiz günlerde bir film izledim… Almanlar Fransa'yı işgal ediyor… Birkaç Yahudi çocuğunu Nazilerin elinden kurtarmak için Fransızlar yarışıyor, bu uğurda onlarcası hayatını ortaya koyuyor… Öldürülüyorlar Fransızlar… Gerçek hayattan alınmış bu tarz filmlere İsrail milyonlarca dolar akıtıyor… Şimdi Gazze'de misket bombalarından kurtulan çocuklar, açlıkla ve ilaç bulamadıkları için hastalıklarla boğuşuyor… Onlara ekmek ve ilaç götüren Türklerle başka ülke vatandaşları ölüm gemilerinde baskınla öldürülüyor… Geçmişte Fransızlar ölüyordu, şimdi Türkler ve başka ülke insanları… Fransızların can verişi nasıl film yapıldıysa şimdi ölüm gemisinde insani yardım götürürken katledilen insanların dramı da beyazperdeye taşınmalı… Ve Türk hükümeti de milyonlarca doları bu film uğuruna gözden çıkarmalı… İbret olsun,
tarihe not düşsün diye…
* * *
KATRANDAN ÇAY OLUR MU?
Demet Akalın'ın Önder Bekensir'le olan evliliği de bitiriyor… Boşanma kararı için herkes bir şeyler söyledi… Adnan Şenses'in yorumu ise yenilir yutulur gibi değil… Demet'in evliliklerine ekranda öyle bir benzetme yaptı ki usta sanatçı, öylece bakakaldım… "Hiç katrandan çay olur mu?... Asla olmaz" dedi… "Ah be Adnan abi" diye iç geçirdim sonrasında… Kiremit tozundan kırmızı biber üretip insanlara yedirildiği bu ülkede katrandan
neden çay olmasın...?
* * *
HEY TAKSİ!
Girne'deydim önceki gün… Tam 17 yıl sonra adaya gittim tekrar… Yıllar önce KKTC'de Mercedes ticari taksilere biniyordu insanlar… Bir arkadaşımla sohbet ederken "Hala ticari taksiler Mercedes mi?" diye sordum. "Yenilikler var" cevabını verdi arkadaşım ve ekledi; "2 tane Porsche de ticari taksi olarak müşteri kovalıyor caddelerde"… Vaktim olsaydı Porsche ticari taksileri bulup, birine binecektim.
On metre gidip 2 lira verip inecektim. Maksat binmiş olmanın ve hava atmanın hazzını yaşamaktı…
Vakit bulamadım…