Her sabah uyandığımda yatağımdan çıkmazdım hemen.
Yorganı iyice üzerime çekerdim.
Demlenirdim biraz daha.
Fakirdik, ev buz gibiydi.
Duvarlar soğuktu.
Elimi divandan aşağı indirir, teybin düğmesine basardım.
Tek bir şarkı dinlerdim.
Sadece tek bir şarkı...
Her gün, her sabah...
Badanası dökülmüş DUVARLARA bakarak.
Şarkının adı The Wall'du. "DUVAR" yani.
"Alevilere ölüm" yazıyorlar.
DUVARLARA...
Sonra yazanlar yakalanıyor.
Gezi Parkı eylemcisi ve alevi çıkıyor.
Amaç belli.
Mezhep çatışmasına çanak tutmak.
Alevi kardeşlerimizle Sünnilerin çatışmasını sağlamak...
Yani birileri bu ülkede DUVARLARA saldırıyor.
Yıkmaya çalışıyor.
Ama hala birileri "Masum yahu eylemler" aldatmacasında.
Ve duvarların ardında yaşıyor bu aldatanlar.
Kimi plazalarda...
Kimi yalılarda.
Onlara darbeci duvarcılar diyorlar.
Darbeciler duvarları çok sever.
Alkışladıkları 12 Eylül darbesinden sonra kurulan hükümetlerin kültür bakanı tam 300 milyara almıştı...
Kenan Evren'in "Begonvilli DUVAR" tablosunu.
Dedik ya onlar duvarcı darbecidir.
Darbeler soğuktur.
Duvarları da öyle.
Solgun, bitkin ve moralsizdi mahkemede.
Duruşmaya çıkıyordu devamlı.
10'ar dakika aralarda kendisiyle birlikte yargılanan arkadaşlarına dışarıda serbestçe sigara içme izni veriliyordu.
Ona ise yasaktı.
Bir kapı geçidinin girintisine oturtuluyordu.
Cigarasını ancak yüzünü DUVARA dönerek içebiliyordu.
Onu sehpaya çıkardılar ve astılar.
Fotoğraflarını çekti bir astsubay.
Diyor ki;"
"İnfazdan sonra 7-8 poz resim çektim.
Bir pozda bakışı sertti, ipte dönerkenki fotoğrafı.
İdamdan sonra gazinoya gittik.
Ölüm yarım saat sonra gerçekleşiyormuş.
Doktor raporunu bekledik.
Gazinoda üzüm ikram ettiler öğlen vakti.
Gazinoya gittikten sonra geldik,
DUVARIN dibine almışlardı.
İpte ayakların çırpınması gibi bir durum yaşanmadı."
Bazıları üzüm yerken...
İpte ayakları çırpınmayan...
Sonrasında...
DUVAR dibine bırakılan o kişi Menderes idi.
Ve bir konser var İstanbul'da.
Üniversite yıllarımda tek dinlediğim şarkıyı söyleyen grubun kurucusu geliyor.
Pink Floyd'un Roger Waters yani.
Şarkımı söyleyecek bizim topraklarda.
The Wall'u yani DUVAR'ı...
Ve 120 metrelik duvar kurulacak.
O duvara bir fotoğraf yansıyacak.
Öldükten sonra DUVAR dibine bırakılan kişi...
Menderes'in fotoğrafı.
Acaba duvar dibindeki o fotoğraf var mı?
Çekti mi idamın fotoğrafçısı Astsubay İsmail Şenyüz.
The Wall'u organize edenler buluşsa Şenyüz ile.
İsteseler o fotoğrafı ve duvara yansıtsalar.
Duvar dibinde cansız yatan adam...
The Wall'un duvarında.