CANLI YAYIN
BEKİR HAZAR
BEKİR HAZAR

Cehennem anaların elinde

Eklenme Tarihi 23 Mart 2012
Eskiler kullanırdı.
Hasırdan örülmüş bir sepet…
Ona zembil denirdi.
Musa Peygamber Cennetteki komşusunu…
Rüyasında görüyor.
O komşu başka şehirde yaşayan bir kasap..
Yola düşüyor Musa Peygamber.
Rüyasında gördüğü evi gidip buluyor.
Kapıyı çalıyor, "Yolcuyum" diyor.
İçeriye buyur ediyor bir adam.
İşte o adam rüyada gördüğü Cennet komşusu.
Kendini tanıtmıyor Musa Peygamber.
Sofraya oturuyorlar kasapla.
Yemek başladığında…
Ev sahibi bir ara kalkıyor.
Tavana İple bağlı zembili yukarıdan indiriyor.
İşte o anda fark ediyor Musa Peygamber…
Zembilde yatan biri var.
Ev sahibi elinde taşıdığı tastan…
Zembilde yatana çorba içiriyor.
Her kaşıkta zembildeki dua ediyor;
"Yavruum… Yüce Rabbim seni….
Cennet'te Musa Peygamber'in komşusu eylesin"
diye.
Zembilde dua eden kişi…
Ev sahibinin felçli annesi.
Vahşi hayvanlar eve girip…
Zarar vermesin diye…
Annesini zembille koruma altına almış o kasap.
Cennet anaların ayakları altındadır.
O ayağı öpebiliyorsan…
Ananın rızasını alabiliyorsan…
Onu böcekten bile korumayı düşünebiliyorsan…
Yüce Allah cennet kapılarını açıyor sana…
"Of" bile demeyeceksin anaya.
Nerede kaldı üzmek?
Peki memlekette neler oluyor?
BDP milletvekili Sabahat Tuncel polis tokatlıyor.
O polisin anası Diyarbakırlı…
Kürtçe konuşuyor ana, hasta yatağında..
Diyor ki; "Benim Murat'ım kadına el kaldırmaz.
Ameliyat oldum, yatıyordum.
Olayı izleyince sabaha kadar uyuyamadım.
Her gördüğümde de üzülüyorum."
Ve hasta yatağından seslenen…
Diyarbakırlı Polis anasında son söz;
"Biz barış olsun, kavga olmasın istiyoruz."
Evet analar barış istiyor.
Ama birileri çocukları analardan koparıp…
Polise taş attırıyor.
Askere ateş açtırıyor, katil yapıyor.
Ve analar artık ayakkabı ile kovalıyor.
Dün Takvim'de müthiş bir fotoğraf vardı.
Güvenlik güçlerine saldırtılan gençleri…
İki elinde ayakkabı ile kovalıyordu bir ana;
"Yapmayın oğlum" diyerek.
Başlık müthişti; "DAYAKKABI"…
Ve polis döven BDPli kadın milletvekili de…
"Bana çocuğumu verin" diyen anadan…
Okkalı bir tokat yiyordu.
Analar artık öfkeli.
Ve televizyonlar uyuyor.
Ben olsam anaları her gün canlı yayına alırım.
Çünkü; Cennet anaların ayakları altındaysa…
Cehennem de…
Tabii ki anaların elinden gelen tokatta.
Bunu her gün hatırlatacaksın.
Anaların ağlaya ağlaya artık…
Gözyaşları kurudu.
Acı ve ıstıraptan kalpleri küçüldü.
Ve ellerinden ateş çıkıyor…
Suratlarda patlıyor…
O ateşin cehennem olduğu gerçeğini de…
Suratlarına vurmak zamanı artık…