Yeniyol mevkiindeki sitelerde...
Susuzluk devam ediyor.
Vatandaş belediyeyi arıyor.
Telefonlara kimse çıkmıyor.
Gece arayanlar ulaşabiliyor.
Ancak karşılarına bu defa...
Başkan değil... "Buyurun ben Bekçi Hamdi" diyen...
Bir ses çıkıyor.
Sular bir akıyor...
Bir kesiliyor.
Geçen sene de durum aynıydı. "Arıza var" falan diyorlarmış.
Kafa buluyorlar herhalde.
Arıza varsa giderilir.
İki senede arıza gideremeyen...
Beceriksiz bir belediye varsa ortada...
Orda işleri ne?
Kardeşim gidin simit satın.
Artık Cunda'da konuşulan şu; "Arıza bahane...
Ortada kasıt var."
Biri şalteri mi indiriyor ne?
Yıllar önce de Ayvalık'da...
TEK personeli ile bir röportaj yapmıştım.
Bana gece vardiyasında çalışan bir personel...
İlginç bir şey anlatmıştı.
Demişti ki; "Gece nöbetindeydim.
Müdür aradı telefonla. 'Şalteri indir' diye talimat verdi.
İndirdim.
Tüm şehir karanlığa gömüldü." "Neden" diye sordum.
Bir müdür niçin şehri...
Karanlığa gömerdi?
Cevap şaşırtıcı idi.
Müdür sevgilisi ile Cunda adasında...
Sahilde imiş...
Sevgilisi rica etmiş... "Ayvalık karanlığa gömülsün de...
Şehri ay ışığı altında izleyelim" diye...
Romantizm şalter indirtmiş.
Şimdi sular kesik aynı yerde ama... "Belediye de romantizm yapıyor" diyemiyorum.
Suyun vanası, romantizm için...
Kapatılabilir mi bilmiyorum.
Ayışığı altında kokmak gibi...
Bir hayal olamaz herhalde.
TEŞEKKÜR
FSM köprüsünde...
İnsanlar hem işkence görüyor....
Hem de geçiş parası ödüyor malum. "İşkenceye para mı ödenir?
Kaldırın şu geçiş parasını" demiştim.
Başbakan Erdoğan açıkladı; "Köprüden onarım bitene kadar...
Para alınmayacak" dedi.
Teşekkürler sayın Başbakan.
Otobüse binen fıkracıbaşıları
Koskoca Uğur Dündar...
Otobüse biniyor...
Yolculara...
Başbakan ile alay eden...
Bir fıkra anlatıp...
Kah kah gülüyor.
Bir komedyen yapsa bunu...
Mesela M.Ali Erbil anlatsa...
Sonra da "Kah kah" kahkırsa...
Anlarım.
Ancak Uğur Dündar komedyen olmadığı için...
Hiç yakıştıramadım.
Dağ gibi adam küçülüverdi.
Uğur Dündar neden kendini..
Bu hallere düşürüyor...
Cevabını da bulamıyorum.
Medyada muhalefet olmadığını...
Fıkracıbaşı gibi anlatıyor.
Ben bu yaklaşımları saçma ve de...
Bir kompleksin ürünü olarak görüyorum.
Kendisi 250 bin satan bir gazetede...
Tüm çalışanları ile birlikte...
Muhalefet ediyor.
Cumhuriyet gazetesi iktidara saldırıyor.
Hürriyet yazarlarından...
İktidara çakan çakana...
Kankası Yılmaz Özdil'in...
Hükümete bir küfür etmediği kaldı.
Vatan, Milliyet de yapıyor muhalefeti.
Taraf da Ahmet Altan ve tayfası...
İktidarı yerden yere vuruyor.
Ancak Türkiye'deki fıkracıbaşıları...
Geçmişten kalan alışkanlıklarla...
Tüm medyanın solcu gözle bakmasına...
Öyle alışmışlar ki...
Artık tek at gözlüğü olmadığı için...
Olayı yadırgıyorlar...
Çıkıp fıkracıbaşı takılıyorlar.
Geçmişte sivil olmayan yerlerden...
Emir alan ve otobüse dolmuşa binen...
Gazeteciler vardı.
Şimdi hala otobüsten inmeyen...
Bir kısım medya var.
Diğer kısım medya ise...
Bırakın otobüsü Dolmuşa dahi gelmiyor.
Hey gidi hey
Refah-Yol Hükümeti kurulurken... Yalım Erez, Erbakan'a rica etmiş; "Başbakan olunca sakın kutlama yapma. Bu ülke bunu kaldıramaz." Ve kutlama yapılamamış. İktidara gelindiğinde... Bunu kutlayamayan... Dünyanın tek geri ülkesi... Bizmişiz o zamanlar.
DÜNYA REKORU
Bir mail geldi. Bugüne kadar... Kafaya ekilen saçlarda... En fazla saç teli sayısı... 12 bin imiş. Op.Dr.Alper Tuncer... Bir seansta ... Tam 20 bin saç kılı ekerek... Dünya rekoru kırmış. Bu maili bana neden attılar... Bilemiyorum. Saçsızız ya... Acaba kıl olalım diye mi;))