İlk yarıda top rakipteyken doğru savunma yapan bir milli takım vardı. Geçişlerle gol arayan bir takım izledik. Barış Alper Yılmaz çok formsuz olan oyuncuların başında geliyor. Okan hocanın yapmak istediğini Montella da yaptı ve onu kazanmaya çalıştı ama ilk yarı itibariyle sahanın en verimsiz oyuncularındandı.
Fransa'ya karşı dengeli oynamak zorundasınız. Dengeyi kaybederseniz anında cezayı keserler. İkinci yarıya baskı ile başlayıp gol yedik. Oyunun ofans yönünü düşünmemiz lazımdı.
Ofansta eksik kaldık. Fransa da beklediğim Fransa değildi. Uluslar Ligi'nde her iki bölümü de iyi oynamak zorundasınız.
Biz sadece savunmada iyi bir iş çıkardık. Mücadeleden Montella da mennundur. Ancak hücum anlamında iyi değildik. Üretmede eksik kaldık. Sonuç itibariyle Uluslar Ligi'ne mağlubiyetle başladık. Ama şimdi çok kritik bir İtalya maçı var. Puan ya da puanlar almak zorundayız.
Bu grupta görünen o ki Fransa lider olarak yoluna devam edecek. Montella oyuncu değişikliklerinde geç kaldı. Barış Alper'e, Can Uzun'a ve hatta Abdülkerim'e çok şans tanıdı. Sonuca bakacak olursak iyi mücadele ettik. Ama Uluslar Ligi, Şampiyonlar Ligi gibi bir lig. Burada hataya yer yok. Bu kadar fazla top kaybı yapmamalıyız.
Uğurcan Çakır'ın İtalya maçında oynamayacak olmasını büyük bir kayıp olarak görüyorum. Maçın en iyisi de Arda Güler'di. Hücum anlamında ayakta kalan tek isimdi diyebilirim.