CANLI YAYIN

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sırrı

Eklenme Tarihi 20 Aralık 2017
Geçen hafta misafirlerimiz vardı. Sabah Yazarlar Kulübü Fransa, İtalya, Arjantin, Hırvatistan ve Macaristan'dan bir grup gazeteciyi misafir etti. İstanbul'da başlayan gezi 17 Aralık'ta Konya'da Şeb-i Arus Töreni ile son buldu. Seyahat boyunca yabancı gazeteciler siyasetten bürokrasiye, sivil toplumdan iş dünyasına birçok isimle görüştüler, Türkiye hakkındaki sorularına cevap aradılar. Yabancı gazetecilerin sorularının yoğunlaştığı nokta beklenildiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan oldu. Özellikle Avrupa ve ABD basınındaki Erdoğan karşıtlığının onlar da farkında. Batı basınında sultan, diktatör, otokrat gibi sıfatlarla çizilen Erdoğan portresinin gerçek olmadığını biliyorlar. Öte yandan bu karalama kampanyasının etkisinden tamamen kurtulamıyorlar. Bir siyasi parti ve liderinin 15 yıldır seçmenin yarısının desteğini alması, girdiği her seçimi kazanması yabancı gazeteciler için pek alışıldık bir manzara değil.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın etkilendiği kanaat önderlerinden, siyasi kimliğinin ötesindeki kişisel hayatına kadar hemen her alanda sorular soruyorlar.
Erdoğan'ın başarısının arkasındaki faktörü kendilerince keşfetmeye çalışıyorlar. Biz de dilimiz döndüğünce onları doğru adrese yönlendirmeye çalıştık. Magazinel meraklarla, batı medyası tarafından tedavüle sokulan yalanlarla meşgul olmamalarını Erdoğan'ın Türk milleti ile ilişkisini anlamaya yoğunlaşmalarını tavsiye ettik. Evet, Batılılar'ın alışık olmadıkları bir liderlik tarzı ve anlaması zor. Ancak işin sırrı orada.

MASALLARA KARŞI GERÇEKLER
Gezimiz sırasında misafirlerimizden birisi çok önemli bir şey söyleyecekmiş edasıyla uzun bir girizgahtan sonra lafı Türkiye'de dindarlığın arttığı, seküler yaşam tarzının baskı altında olduğu iddialarına getirdi. Sanırım benden beklentisi hemen savunmaya geçmem, tablonun aslında öyle olmadığını anlatmamdı.
Bense aksine öyle bir çaba içerisine girmedim. Kendimi bildim bileli, ki 90'ların ortasına denk gelir, gerek içerden gerekse dışardan bu iddiaların dile getirildiğini söyledim. Birileri hep bunları söyledi ama Türkiye o zaman da neyse oydu, şimdi de neyse o, dedim. Dört beş gündür Türkiye'de olduğunu farklı hayat tarzlarının bir arada olduğu Türkiye'nin en kozmopolit şehir olan İstanbul'un yanında en muhafazakar şehirlerinden olan Konya'yı da gördüğünü hatırlatarak, toplumda herhangi bir baskı hissedip hissetmediğini sordum. Öyle ya başkasının anlattığı hikâyelerdense insan kendi tanıklığına itibar etmeli. Cevabı tabii ki sokaklarda bu tür bir baskı hissetmediği yönündeydi.
Yaşasın masallara karşı gerçekler...

KUDÜS BEŞTEN BÜYÜKTÜR
ABD'nin, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma kararı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşındı. Konseyde yer alan 15 ülkenin 14'ü Kudüs'ün statüsünde her türlü değişikliği engelleyen karar lehine oy kullanırken sadece ABD kararın aleyhine oy kullandı.
ABD, veto yetkisi olan daimi üyelerden birisi olduğu için tek bir ülkenin oyu ile karar alınamadı.
ABD veto yetkisini kullanarak tek başına kalma pahasına kararı engellemiş olabilir. Ancak netice değişmez, dünya da, Kudüs de beşten büyüktür.

CEVABI BELLİ SORU
Kılıçdaroğlu kızının rezidans dairesi için "Mütevazi bir daire. İsteyene 500 bin liraya satabiliriz" demiş.
Belge açıklamaya çok meraklı Kılıçdaroğlu kızının dairesinin alım satımına ilişkin belgeleri açıklar mı?