
BİR KİŞİ OTURUYORDU
Evliya Çelebi'ye göre Sultan Genç Osman'ın emriyle 20 bin kayık ve mavnayla taş ve toprak getirilerek buradaki koy doldurulmuştu. Denizin doldurulması sonucu elde edilen araziye yapıldığı için Dolmabahçe denen semtteki saray yapılınca karşısına da yeni bir Istabl-i Âmire yapıldı. Saray hayvanlarının, bakımı ve yetiştirilmesi bunların takımlarının imalatının yapıldığı yerdi. Fatih'in İmrahor semtinin ismi de Istabl-i Âmire'nin başı olan Emir-i Ahur'dan gelir. Demek ki o semtte bu görevde bulunan bir kişi oturuyordu. İnönü Stadyumu'nun İtalyan Mimarı Vietti Vitoli'nin 1939 tarihli projesi tam olarak aslında hiçbir zaman uygulanamadı çünkü stadyumun oturacağı yerin bir kısmında Dolmabahçe Gazhanesi vardı. 1853'te Dolmabahçe Sarayı'nı aydınlatmak için yapılan sonra da başta İstiklal Caddesi diğer sokakları aydınlatan bu gazhane baştan yıkılamadı. Fransızlara ait bu gazhanenin yıkımı, ancak 60'lardan sonra stadyumun genişletilmesi amacıyla yapılabildi. Sarayın ihtiyacından fazlasını üreten bu gazhaneden 1855'ten itibaren şehrin aydınlatılmasında da kullanılma kararı alındı. Günümüzün ünlü İstiklal Caddesi o zamanki adıyla "Grand Rue de Pera" ilk aydınlatılan cadde olmuştur.
DENİZ VE GAZHANE TARAFI
Radyodan maç anlatan spikerler, özellikle de Orhan Ayhan, hangi taraftaki kaleyi hangi takımın aldığını belirtmek için deniz tarafı ve gazhane tarafı derlerdi. Gazhane yıkıldıktan sonra da bu çok uzun süre devam etmiştir. Stadın temeli ilk olarak 19 Mayıs 1939'da atıldı ama II. Dünya Savaşı'nın araya girmesiyle stadın yapımı durdu ve 19 Mayıs 1943'te tekrar temel atma töreni yapıldı. İlk keşif bedeli 1 milyon liraydı ama savaş ortamında artan fiyatlarla 5 milyon liraya mal olmuştu. Stad, 27 Kasım 1947'de Vali Lütfi Kırdar tarafından "İnönü Stadyomu" adıyla açıldı. O zaman stadyom deniyordu, hatta 1970'lerin ortasında asılan tabelada bile stadyom yazardı. Stadyum olarak anılması çok daha yenidir. Açılış günü oynanan Beşiktaş-AIK maçını İsveç takımı 3-2 kazanmıştı ama maçtan daha önemli olan yaşananlardı. Stadın kapasitesinin ölçüsünde bilet satılınca tribünlerde yer kalmadı ve sıkışan izleyiciler sahaya atlamak zorunda kaldı. İlk açıldığında stadın kapasitesi 16 bin kişiydi. İsveç takımı sahaya başlarının üstünde tutukları Türk bayrağıyla, Beşiktaş da aynı şekilde İsveç bayrağıyla girmişti Beşiktaş'ın ilk golünü de daha sonra uzun yıllar başkanlık yapacak olan, o takımın sağ açığı Süleyman Seba attı. İkinci golün sahibi de, takımın santroforu, daha sonra ismi bir spor salonuna verilen, uzun yıllar yöneticilik yapmış olan rahmetli Şevket Belgin'dir..
DEVRİM SONRASI OLDU
İtalyan Vitoli'nin yardımcıları Türk Mimarlar Fazıl Aysu ve Şinasi Şahingiray'dır. Ünlü İttihatçı Dr. Reşit Bey'in Galatasaraylı oğlu Şinasi Reşit Şahingiray, Türkiye ve Balkan rekoru kıran bayrak takımının da atletidir. Galatasaray'ın eski amblemindeki Gayın- Sin (GS) harfleri, harf devrimi sonrasında Şinasi Bey tarafından bugünün harflerine dönüştürülmüştür. Uzun yıllar İstanbul'un hem maç hem de gösteri sahası olan ve artık yerinde Vodafone Arena olacak stadın ismi 1951'de Mithatpaşa, 1973'te tekrar İnönü oldu. Halk arasında ise adı en çok Dolmabahçe olarak anılırdı. Eskiden stadın ismini siyasi ortam belirliyordu şimdi ise sponsor yani para...