Süper Lig'de iyi bir kalecin, önünde de hava kuvvetlerinde iyi, sert, güçlü bir stoperin varsa küme düşme riskin neredeyse yarıya düşüyor. İyi stoper sayın ikiye çıkarsa, küme düşme hattının üstünde kalıyor, kendi sahanda gol atsa yetecek bir santrafor eklersen orta sıralarda yer alıyorsun. Bu saydıklarımıza iyi frikik ve ara pas atan bir orta saha oyuncusu eklediğimizde 5. sıradan başlayan üst gruptasın demektir.
Bu kadar basit mi? Kuşkusuz biraz karikatürize ediyoruz ama kabaca böyle. Nedeni de oynanan futbolun yapısından ve takımların maddi güçleri arasındaki uçurumdan.
Türkiye'de top oyunda çok kalıyor. Bunun ilk nedeni beceri eksikliği nedeniyle topa sahip olan takımların ayağında fazla tutamaması ve çok az pasla gol atmaya çalışması.
Bir başka nedeniyle varyasyonlu, kurgulu atak yapılamaması. Diğeri de artık iyice suistimal edilen "sakatlanma" numarası nedeniyle oyunun delik deşik edilmesi. Vakit geçirmek, dinlenmek, rakibin hızını kesmek için yapılan numarala, sporcu sağlığını düşünerek başlayan bu uygulamanın kötüye kullanılmasına yol açıyor. Canı acıyan bile kendini yere atıyor.
ABD'de futbolun gelişmesinin önündeki en büyük engel, oyunun beysbol gibi kesilmemesi ve dolayısıyla tv kanalının araya reklam alamamasıdır.
Bizim futbol gibi sürekli kesilen, topun oyunda yaklaşık 40-45 dakika kaldığı bir oyun orada da oynansaydı ABD futbol devi bir ülke olurdu.
İlk söylediğimize örnek verelim. Balıkesirspor geçen sezon çok mütevazı bir kadroyla mücadele etti. Bugün Gençlerbirliği'nde oynayan Kulusic sayesinde son haftalara kadar lige tutundu.
Akhisarspor'da ise ligin görünmeyen yıldızlarından Douglau geride bütün takımı toparlıyordu.
Bir maç oynamadı, bu hafta Akhisar'ın yenilmezliği bitti.
İki takımın da kalecisi iyi değildi ama asıl fark Akhisar'da Bilal'in olmasıydı. Türkiye'nin en iyi serbest vuruş atan futbolcusu demiştik daha önce. Atılan gollerin üçte biri serbest vuruşlardan geliyor.
Bunu doğrudan kaleye veya iyi ortayla kale önüne kesen takım büyük avantaj sağlıyor. İşte Mehmet Ekici'nin yokluğu ve Trabzonspor...
Kasımpaşa, Scarione ve Donk'un arkasına bahsettiğimiz tarzda iki stoper koydu ve başarılı oluyor. Kalecisi de iyi olsaydı hiç abartmasız söylüyorum zirveye oynardı.
Diğer mevkilerdeki futbolcuların aşağı yukarı farklı olmaması ve söylediğim gibi hücum varyasyonsuz, becerisi az olan bu ligde kaleci-stoper-orta-santrafor yani merkez hattını iyi kuran ayakta kalıyor. Çünkü atılan ve dolayısıyla yenen gollerin büyük çoğunluğu merkez hattından yani ortadan doğuyor.
Merkez hattını önce tutacak, sonra da oradan gol atacaksın. Temel prensip bu.
Bu işin doğrudan futbola dair olan teknik kısmı bir de mali mesele var. Bu konuda pek konuşulmuyor, seyirci okuyucu da bundan hoşlanmıyor. Oysa üst düzey futbolun en az yarısı paraya dairdir.
Anadolu takımlarının kendi transfer hataları dışında, ligdeki maddi uçurum nasıl azalır?
Bu durum aslında her ülke liginde tartışılan bir konu. Onu da başka bir yazıya bırakalım.